KOMİSYON KONUŞMASI

AHMET HALUK KOÇ (Ankara) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Sayın Bakan Yardımcısına ve sayın hocaya teşekkür ederim.

Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum: Kadim Türk kültürünün ve Türk dilinin Türkiye dışında etkinleştirilmesi, tanıtılması ya da kullanılabilir hâle gelmesinden mutluluk duyacağımın ve herkesten çok da mutlu olacağımın bilinmesini isterim. Bizim burada karşı çıkışımız -Yunus Emre Vakfının- kanunda değişiklik yapılırken Mecliste dile getirdiğimiz hususlar ve bu vakfın mütevelli heyeti ve yönetim kurulu üzerindeki kompozisyona dönüktür. Bunu, daha önceki benzer noktalar geldiğinde ifade etmiştik, muhalefet şehrimiz bundan oluşuyor, onun ayrıntısına girmeyeceğim. Yani mütevelli heyetinin 11 üyesinin, işte Kültür ve Turizm Bakanı, onun müsteşarı ya da şimdi müsteşarlık da kalktı, bakan yardımcılarından birisi oluyor herhâlde, Dışişleri Bakanı, aynı şekilde Yardımcısı, Maliye Bakanı, Yardımcısı, Millî Eğitim Bakanı, Yardımcısı ve ilaveten Cumhurbaşkanı tarafından seçilen 5 üye. Yavaş yavaş, bir siyasi erkin propaganda aracına dönmesinden biz çekiniyoruz, açık söyleyeyim. Çünkü Türk kültürü hepimizin ortaklaşa savunması gereken, tanıtması gereken, sorumluluk alması gereken, demin de söylediğim gibi benim duyarlılıklarım içerisinde de en ön planda, ailemden bile önce gelen en önemli konulardan bir tanesi. Bu konuda tek taraflılığın önlenmesi, bu vakfın kanununda mütevelli heyeti oluştururken ortaya koyduğumuz Genel Kuruldaki değişiklik sırasındaki görüşler çerçevesinde muhalefet şerhimiz var. Çünkü birçok devlet kurumunda buna benzer yapılanmaların daha sonra, ister istemez, bu yapılanmaların atama şekliyle paralel düşünüldüğünde -arkadaşlarımız kusura bakmasınlar ama- tek bir siyasi partinin bir kuruluşu şeklinde şekilleniyor ve buna göre bir etkinlik çerçevesi kazanıyor. Karşı olduğumuz, muhalif olduğumuz husus budur.

Teşekkür ediyorum.