KOMİSYON KONUŞMASI

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Dr. Müzeyyen Şevkin, jeoloji yüksek mühendisi, Adana Milletvekiliyim.

2 dönem Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanlığı yaptım, yirmi dokuz yıl da İller Bankasında yüzlerce harita tahdidine, imar planına esas jeolojik etüde, jeoteknik etütlere ve zemin etüdüne imza atmış bir jeoloji mühendisiyim. Bunu şahsımı öne çıkarmak anlamında söylemiyorum, sadece imar planıyla ilgili gördüğüm birtakım noksanları ifade etmek üzere söz aldım. Komisyon üyesi değilim, aslında, Sanayi, Bilim, Teknoloji ve Enerji Komisyonu üyesiyim ama bu kanunda bahsedilen şeyin sadece yoğunluğa ve yüksekliğe dayandırılması ve sadece bina tasarımı ve imar planlarında yoğunluğa dayandırılması açıkçası beni rahatsız etti. Yani şimdi burada hani depremsellik ve afet olgusu baz alınarak bir kentsel dönüşüm planlaması yapıldı ülkemizde ve bu kentsel dönüşümde de bir müteahhit gitti, herhangi bir blokta 2-3 tane karot alarak buranın yapılaşmaya uygun olmadığı, depremselliğe dayanıklı olmadığını öne sürerek, üçte 2 de apartmandaki çoğunluğu sağlayarak bu kentsel dönüşümü yaptı. Ama biz, yerleşim alanlarının yüzde 95'i fay hatları üzerinde yerleşmiş olan bir ülkeyiz ne yazık ki ve 11 şehrimiz bu fay hatları üzerinde ve bunların hiç birinde bu kentsel dönüşüm depremsellik ve afet baz alınarak yapılmamıştır yani bu olguları bir kere göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Rantsal dönüşüm rantabl olmaktan çıkmış tamamen rantsal dönüşüme dönüşmüştür. Bu, tabii bizi rahatsız ediyor.

İmarda projeyi baz alıp zemini hiç dikkate almayan bu anlayış sadece rantsal bir bakış açısıdır diye düşünüyorum. Proje müelliflerince hazırlanan yapının inşa edileceği arsa ve arazinin zemin ve temel raporlarıyla uygulanan projelerin yerinde denetiminin yapılmasının sadece proje bazlı değil o zemin etütleri yapılırken ve temel raporları hazırlanırken de bu denetimin yapılması gerekliliğine inanıyorum. Bunu buradan ifade etmek istiyorum, dört başı mamur bir şekilde ele alınması gerektiğini düşünüyorum.

Bir de bu yapı denetimi -pek çok arkadaşımız bahsetti ama- olayı gerçekten çığırından çıkmış, amacından uzaklaşmıştır çünkü sizin parasını ödediğiniz bir firma gelip sizi denetlemez. Bunun detaylı bir şekilde tüm bileşenleriyle incelenip sağlıklı bir yapı denetimi yani dünya çapındaki ülkelerde nasıl yapılıyorsa bu şekilde bir yapı denetiminin olması gerektiğini düşünüyorum. Ne olabilir? Örneğin, sigorta firmaları yapı denetim firması olabilir çünkü siz yıkılacak bir binaya para ödeyecekseniz onu çok sağlıklı bir şekilde fennî olup olmadığını denetleyebilirsiniz diye düşünüyorum. Bu bir fikir tabii, bu tartışılmalı tabii ki tüm bileşenleriyle elbette.

Yine, birçok arkadaşımız bahsetti ama yerel yönetimlerden bu şeyin çıkıp daha merkezîleştiği olayı ne yazık ki kanun teklifinde görülüyor, bu yetkilerin TOKİ ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığına aktarıldığı gözleniyor.

Yine imar barışı çıkararak zaten katledilen imar planlarının sorunlu olan kaçak yapıların imar affıyla önünün açıldığını gördük. Yani işte heyelanlı alanlar, kıyı kenarda olan binalar, deprem riski altında olan binalar, dere yataklarını ihlal eden binlerce yapıya ödül verilmiş olundu bu süreçte. Bu da yetmedi, bu yasalaştırıldıktan sonra bir de bunların heyelanlı alandaki bir binanın örneğin zemin güçlendirilmesi yapıldı. Bu da bence bir handikap, bunun da önlenmesine dair bir çalışma yapılması gerekir diye düşünüyorum. Bunu yine bütün arkadaşlarımız söyledi ama üniversitelerle, odalarla, muhalefetle görüşerek hani alelacele, böyle saat 18.00'den sonra, iki ayağımız bir pabuçta çıkarılması gerekmeyen bir kanun olduğunu düşünüyorum. Yani tüm bileşenleriyle tartışılarak sağlıklı bir kanun taslağının çıkarılmasında ne gibi bir sakınca var? Bakın, bir buçuk yıldır ben Enerji Komisyonundayım, Maden Yasası değişti, üç ay sonra bir daha değişti, şimdi bir buçuk yıl sonra bir daha değişecek, yeniden önümüze gelecek. Ne acelemiz var? Yani bunu dört başı mamur, tüm bileşenleriyle, odalarımızla, üniversitelerle, muhalefetle ve size biz de destek olalım elbette, hani o şekilde çıkarılması daha mantıklı diye düşünüyorum.

Sanıyorum Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanımızın da görüşleri var. Ben o alana girmek istemiyorum ama ben de bu teklifin özellikle Çevre ve Şehircilik Bakanlığında belli kişilere gözetim ve kontrolü onlara belge vererek o insanlara yönlendirmeyle ilgili bir tasarrufu olduğunu düşünüyorum. O konuya sanıyorum Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanımız girecek.

Yine 6360 sayılı Bütünşehir Yasası'na da biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak buna karşı durmamıza rağmen, yürümeyen maddelerine ilişkin defalarca yeni düzenleme yapıldığını görüyoruz.

Ben yeniden bu kanun teklifinin alt komisyonda olsun, daha detaylı tüm bileşenlerin gözetiminde sağlıklı, ülkemize yaraşır, çağdaş bir şekilde yapılması gerektiğine inanıyorum. Ayrıca, coğrafi bilgi sistemiyle ilgili, teşekkür ediyorum, gerçekten benim de yıllardır üzerinde durduğum, harita tahdidi üzerine imar planı esas jeolojik etüdü, onun üzerine imar planı ve tüm katmanların görülebildiği böyle bir yapının olmasını ben şahsen destekliyorum. Başarılı bir imar planı çalışması olmasını diliyorum, kanun teklifi olmasını diliyorum.