| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/2633) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 26 .02.2020 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkür ediyorum.
Arkadaşlar, cumhuriyet tarihinin en büyük iş kazası 13 Mayıs 2014 tarihinde Soma'da meydana geldi. Yaşanan üzücü kazanın ardından Türkiye Büyük Millet Meclisinde bütün partilerin uzlaşmasıyla bir araştırma komisyonu kuruldu ve rapor yayınlandı ancak bu rapordan yeteri kadar yararlanılamadı.
Kazanın ardından verilen sözleri üç kategoride hatırlamak gerekirse; şehit ailelerine verilen sözler kısmen tutuldu, mevcut madencilere verilen sözlerin pek azı tutuldu ama iş güvenliğiyle ilgili, başta Soma Araştırma Komisyonu raporu olmak üzere, ilgili sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin bilimsel raporlarından yararlanılmadı.
Soma kazasının ardından geçen altı buçuk yılın ardından kazanın gerçek sorumluları soruşturmaya dâhil edilmezken şirket yöneticileri hakkında verilen cezalar da kamuoyu vicdanını tatmin edemedi.
Bugün Türkiye'deki madenler, 13 Mayıs günü Soma'daki madenler ne kadar güvenliyse o kadar güvenli. Bugün Türkiye'de madenciler üç vardiya hâlinde güvensiz madenlere inmeye devam ediyorlar. Soma'daki kazanın ardından 2.700 madenci işsiz kalmış, bu madencilere aradan geçen sürelere rağmen kıdem ve ihbar tazminatları dâhil alacakları verilmemiştir.
Geçtiğimiz günlerde hakkını arayan madencilerin Ankara'ya yürüme kararı ve yürütülen görüşme trafiğinin ardından Enerji Bakanlığı yetkilileri madencilere ödemelerin 2020 yılının ilk çeyreğinde yapılacağı sözünü vermiş, Soma havzasındaki diğer madencilerin alacakları için ise Türkiye Büyük Millet Meclisini işaret etmiştir.
Eynez iş yerindeki 1.600 işçiye kıdem tazminatlarının taksitler hâlinde ödenmeye başladığını, Işıklar ve Atabacası iş yerlerinde yaklaşık 500 işçiye sahalar redevanslı olduğu gerekçesiyle ödeme yapılmadığını ve yine kaza öncesinde Uyar Madencilikte çalışan 750 işçiye sahaların redevanslı olduğu gerekçesiyle kıdem tazminatı ödenmediğini öğrenmiş bulunuyoruz. Atabacası ve Işıklar ocaklarında çalışanlarla çok sayıda ölümlü kazanın yaşandığı, şirket hisselerinin farklı aile bireylerine devriyle gündeme gelen, madenciliği kâğıt üzerinde bırakıp Türkiye'nin çeşitli yerlerinde madencilik faaliyetlerine devam eden Uyar Madenciliğin mağdur ettiği madencilerin yaşadığı hak mağduriyetlerinin giderilmesi için verilen sözler de ortadadır.
Redevans uygulamasının yarattığı sakıncalar, başta Soma faciası olmak üzere, meydana gelen iş kazaları nedeniyle açığa çıkmıştır. Redevans sözleşmeleri yapan firmaların, başta işçi sağlığı ve iş güvenliği olmak üzere, yeterince tedbir almadığı yaşanan kazalardan görülmekte olup işçilerin kıdem tazminatları başta olmak üzere, haklarını alamadıkları ve mağdur edildikleri ortadadır.
İşçi alacakları konusunda asıl işveren olan Türkiye Kömür İşletmeleri ve Türkiye Taşkömürü Kurumunun sorumlu sayılması ve böylece işçilerimizin mağdur edilmemesi gerekmektedir. İşçiler iş yeri ile TKİ veya TTK arasındaki hukuki ilişkinin adını bilmeksizin tüm ocaklarda dönem dönem çalışmaktadırlar. İşçilerin tazminatlarını alabilmeleri için ille de ölümlü kaza mı olması gerekiyor? Yasalar asıl işvereni işaret ediyor, asıl işveren de yani TTK ve TKİ de doğal olarak Meclisi işaret ediyor.
Önergeyle redevans sözleşmesi çerçevesinde yer altı maden işletmeciliği yapan şirketlere ait işletmeler kıdem tazminatı yükümlülüklerini hesaplamakla ve ilgili kamu kurumu da bunu denetlemekle görevlendirilmiştir.
Söz konusu yükümlülük karşılıklarının ayrılmaması durumunda redevans sözleşmesi resen sonlanacak olup kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmemesi durumunda ilgili kamu kurumlarının asıl işveren sayılması ve alacakları nedeniyle madencilerin mağdur edilmemesi amaçlanmaktadır.
Son söz, Başkanım, özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum: İkimiz madenciyiz. Ben bir maden işçisiyim, biliyorum, yer altını da biliyorum, açık ocağı da.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - İkimiz madenciyiz; siz hizmet alımı sözleşmesiyle işe girdiniz, ben redevans yöntemiyle işe girdim. Ama işe girerken bizim patronun hangi koşullarda, hangi sözleşmeyle asıl işverenden iş aldığını bilmiyoruz ikimiz de. Yani işçinin buradaki kabahati işbaşı yaptığında işvereninin hangi sistemle işbaşı yani işi teslim aldığı mıdır? Burada bizim amacımız, ister hizmet alımı sözleşmesiyle girsin ister redevans sözleşmesiyle girsin bir olumsuzluk karşısında İş Kanunu gereği asıl işverenin sorumlu sayılması ve bütün kıdem tazminatlarının alınması; talebimiz budur.
Teşekkür ediyorum.