| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/2812) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 15 .04.2020 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, toplumda yükselen "İşten çıkarmalar yasaklansın!" tepkisini bastırmak için yeni bir düzenleme yapılıyor. Sendikalara da sorulmadan bu yapıldı üstelik ama son yapılan düzenlemeden, toplu iş sözleşmesiyle ilgili yapılan düzenlemeden dolayı da Komisyona teşekkür ediyoruz.
Hani geldiğimiz ortam şu: Coronadan bile yağ çıkarmaya çalışılıyor. "İşten çıkarma yasaklanıyor." diye sunulan düzenleme büyük bir kandırmacadır çünkü düzenleme işten çıkarmayı yasaklamıyor, biçimini ve şeklini değiştirerek yaygınlaştırıyor. Tazminatsız çıkış dışında işten çıkarmaya engel getiriliyor ama bu durumda da işverenlere ücretsiz izin kullandırma hakkı tanınıyor. Yani işten çıkarmanın adı değişiyor, ücretsiz izin koy, olay bu. Oysa ücretsiz izin uygulaması ulusal mevzuatta bulunmuyor arkadaşlar. Böylece, yasaya ücretsiz izin girmiş oluyor, bu tam bir fırsatçılıktır. Ücretsiz izin uygulaması, üç ay süre için öngörülüyor ama Sayın Erdoğan isterse altı aya kadar uzatabiliyor. Ücretsiz izne çıkarılan işçiye ise İşsizlik Sigortası Fonu'ndan günlüğü 39 lira 24 kuruş verilecek. Bu parayla tencere kaynar mı? Bunu sorgulamak lazım. Bu, işçilere atılan yeni kazıktır arkadaşlar.
Diğer yandan işten atmaların kısmen yasaklanması isteniyorsa eğer fesih yasağı, kötüye kullanımlar da düşünülerek (25/2)'i de kapsamalıdır. Ücretsiz izin süresinin bitiminden sonra hemen işçi çıkaran işverenlere bir aylık asgari ücretin beş katından az olmamak üzere idari para cezası uygulanmalıdır. Ücretsiz izne ayrılanlara yapılacak ödeme tutarı da en azından işsizlik ödeneği kadar olmalıdır. Ücretsiz izne gönderilen işçiye işsizlik ödeneğindeki gibi on iki aylık ücretinin yüzde 60'ı kadar ücret verilmelidir. Kapanan ve daralan iş yerlerinde çalışan işçiler, gelir kaybı olmayacak şekilde ücretli izinli sayılmalıdır. İşten atmaların kısmen yasaklanması isteniyorsa -biraz önce söyledim, tekrar vurgulamak istiyorum- İş Kanunu'nun 22'nci maddesini de kapsamalıdır. Ücretsiz izin süresinin bitiminden sonra hemen işçi çıkaran işverenlerle ilgili burada bir düzenleme var: "Bir aylık bir ceza verilecektir." deniliyor. Bu da 3 bin lirayı ver, işçiyi işten çıkar anlamı taşımaktadır. Türkiye işveren sendikaları temsilcileri ne isterse, maalesef, o olmaktadır. Telafi çalışması, denkleştirme, İşsizlik Sigortası Fonu'ndan şirketlerin yararlandırılması, şimdi de işten çıkarma yasağı adı altında yasaya göre ücretsiz izin uygulaması...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Tamamlıyorum Başkanım.
BAŞKAN LÜTFİ ELVAN - Bir saniye efendim, buyurun.
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Yıllardır istediklerini, üç haftada aldılar. Diğer yandan 8'inci maddede -biraz önce söyledim- söz konusu edilen fesih yasağında yani sözde işten çıkarma yasağına uymayan işverene aylık brüt asgari ücret tutarında yaptırım uygulanacağı düzenlenmektedir. Yani madde şunu getiriyor: 3 bin lira ödeyene işçi çıkarmak serbest. Israrla vurguluyoruz: Bu düzenleme, gerçek bir fesih yasağı değildir ama bir fesih yasağı getirilmelidir. Yargıtayın, işverenin işçiyi tek taraflı ücretsiz izne çıkaramayacağı ancak işçinin yazılı rızasıyla bunun mümkün olacağı yönünde kararları vardır. Bundan dolayı bu düzenleme, bütün çalışanların -mevcut çalışan, bir ay önce giren, altı ay önce giren, üç ay önce giren fark etmez- kısa çalışma ödeneğini hak edeceği şekilde yeniden düzenlenmelidir diyorum, saygılar sunuyorum.