KOMİSYON KONUŞMASI

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Sayın Başkan, iki cümle de ben söyleyebilir miyim? İyi niyetle, sadece şey...

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Hepsi iyi niyetle, kötü niyetle bir şey yok.

Buyurun.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Şimdi, yetkililere, TARSİM Müdürümüz de buradayken, Bakanlık yetkilileri de buradayken... 2019 rakamı 197 milyon dekar ekiliş var, 26 milyon dekarı TARSİM'li. Kaldı ki bunun bir kısmı bankaların kredi karşılığı, tarım kredinin kredi karşılığı zorunlu. Yani eğer burada bir sorun yoksa sorun yoktur. Bu sistemin hani tersi olsaydı, yüzde 87'si TARSİM'li olup da yüzde 13'ü TARSİM'e dâhil olmasaydı ekili dikili arazinin bunu burada konuşmuyorduk elbette ama tam tersi olduğunda... Bir kere birincisi bu.

İki: Ben de katılıyorum, TARSİM elli yılda bir, otuz yılda bir, kırk yılda bir olabilecek, öngörülmeyen bir doğal afeti kapsamına almayabilir, bu çok doğal ama bu olurken de çiftçiyi mağdur etmeyecek başka bir yasal düzenlemeye gönderme yapması lazım. Şu anda yapıyor o göndermeyi, 2090 sayılı Kanun'la yapıyor ama bu defa 2090 sayılı Kanun diyor ki: "Senin bana gelmen için TARSİM'li olman yetmez, ayrıca da zararın olan miktar canlı-cansız tesisin, bütün varlığının toplam değerinin yüzde 40'ından daha fazla zarar görmelisin." İşin sırrı burada, yoksa bugün yüksek sıcaklık, düşük nem, poyrazdan kaynaklanan, TARSİM'in güvencesi kapsamında olmayan, on beş yılda bir, yirmi yılda bir, otuz yılda bir olacak bir afet sorununu elbette TARSİM'in almaması çok çok doğal bana göre yani bilimsel bakıldığında çok doğal ama öbür tarafta devletin, Hükûmetin bunu TARSİM'e sığdırarak önüne yeni bariyerler kurmasında temel sorun. Bunu görmek lazım. Bence bu iki pencereden bakmak lazım.

1) TARSİM yüzde 13'le artık işlevini yitirmiştir; genel sorunu tartışılmalı, neden, niçin bu bakılmalı; bu sorunu çözmüyor.

2) Beklenmeyen durumlardan dolayı afet kanununun yeniden düzenlenmesi.

3) Bu önemli, Türkiye'deki bu riski de söyledi hoca, bu riski görerek yeni bir afet kanununun düzenlenme zorunluluğu vardır.

Sadece şunu söyleyebilirim belki kısacık: 1 milyar lira çiftçiden alıyoruz, söyledi değil mi Başkan? 1 milyar 250 milyon lira 2020 bütçesi, 1 milyar civarında. Yüzde 13'ü çarpın 8'le, 7'yle, 7 kat koyun; 7 kat koyduğunuzda 1 milyar 250 milyon 8,5 milyarı, 10 milyarı bulmuyor. 10 milyarı çiftçi ödediğinde, 10 milyarı da devlet ödediğinde aslında ekili, dikili, ÇKS'ye kayıtlı olan bütün alanlar aşağı yukarı güvence bedeli altında güvenceye alınmış alanlar içerisinde TARSİM'li olabiliyor. Bu şu demektir: Biz burada küçücük bir düzenleme yaparsak ne olacak yani? 10 milyarı çiftçi için veremeyecek miyiz? Çiftçi bugün ticarete konudur. 275 milyar lira tarımsal hasıladan bahsettik. Peki, bunun ne kadarı devlete vergi olarak gidiyor, bir hesap yaptınız mı? Sadece mazotu söyleyeyim; mazottan devletin, iktidarın cebine giren, 12,5 milyarın üzerinde bir paradır; 12,5 milyar. Siz, çiftçinin kullandığı mazottan bütçeye 12,5 milyar lira, 13 milyar lira vergi alacaksınız orada da 1 milyar lira verdik diye... Bu, çözülebilir bir şeydir, yeter ki samimiyetle çözmeye dair bir irade olsun, çözmeye dair bir yapılanma olsun.

BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Teşekkürler.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Ben teşekkür ediyorum.