| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | 2/2985 Esas Numaralı Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 30 .06.2020 |
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Şunu söyleyeyim: Millî Savunma Bakanlığı ya da Savunma Sanayii Başkanlığı biri devletin bir başka kurumu, diğeri Cumhurbaşkanlığına bağlı bir kurum ikisi de devletin kurumu. Birbirinden bağımsız çalışacaklarını söylüyorlar ama projeleri hazır, o zaman yerler de hazır. Projelerin gizliliği olduğu söyleniyor ama seçilen yer de orman dolayısıyla merak ettiğimiz şudur: Yani nasıl bir projedir ki bunlar Türkiye'de bunca yer var, çok stratejik savunma fabrikaları, mekanizmaları bir şekilde kiralanıyor, devrediliyor, satılıyor adının hiç önemi yok sonuçta kamu anlayışından ve millî savunmanın gizliliğinden çıkarılıyor ama siz burada "Gizli, örtülü, Millî Savunma Bakanlığından ayrıştık, Savunma Sanayii Başkanlığı adı altında yeni bir kurumuz. Buradan doğru kamucu bir savunma mekanizması yaratıyoruz." diyorsunuz. Bu bir çelişki değil mi? Bu sizi rahatsız etmiyor mu?
Bir başka şey, kadın arkadaşımız söylemişti galiba. "Zaten daha önceki düzenlemelerde özele ve başka kurumlara da ormanlardan yer verileceğine dair bir düzenleme var. Böyle bir şey için düzenlemeye de izin almaya da gerek yok, sadece başka bir durum var." dedi. Bunu açar mısınız? Yani ne demek bu? Şu anda özel bir savunma sanayisi ya da Millî Savunma Bakanlığından herhangi bir müteahhit, herhangi bir fabrika, herhangi bir silah üreten biri ya da başka bir şey üreten biri gelip protokol yaparak ya da izin alarak doğrudan Orman Genel Müdürlüğünden yer kiralayıp orada istediği bir silah sanayisiyle ilgili ya da savunma sanayisiyle ilgili bir şey inşa edecek mi?
SAVUNMA SANAYİİ BAŞKANLIĞI HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ TEMSİLCİSİ YASEMİN GENCAN - Sayın Vekilim, bu benim ifade ettiğim bir husus değil. Bu Orman Kanunu'nun 17'nci maddesinin (3)'üncü fıkrasının bir sonucu. Ben size isterseniz maddeyi okuyayım, oradan konu daha iyi anlaşılacak. Şöyle söylüyor maddede: "Savunma, ulaşım, enerji, haberleşme, su, atık su, petrol, doğal gaz, altyapı, katı atık bertaraf ve düzenleme depolama tesislerinin, baraj, gölet, sokak hayvanları, bakımevi ve mezarlıkların, devlete ait sağlık, eğitim, adli hizmet ve spor tesisleri ile ceza infaz kurumlarının ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret olması hâlinde, gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Devletçe -burada genel bütçeli idareleri kastediyor, yönetmelik açılım getirmiş- yapılanların dışındaki her türlü bina ve tesisler iznin sona ermesi hâlinde devredilir ve bunlardan bedel alınmaz." Yani aslında, Sayın Vekilim, benim söylediğim bir şey değil, kanun maddesinin söylediği bir şey. Yani hâlihazırdaki şu mevcut hâlinde de "Gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde izin verilir." dediği an kapsamın içerisine tüm gerçek ve tüzel kişiler giriyor. Zaten benim şu anda kanunun mevcut hâliyle de Savunma Sanayii Başkanlığı olarak Tarım ve Orman Bakanlığına başvurarak bir izin talebinde bulunma hakkım var. Biz bunu neden böyle kullanmadık?
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Zaten onu soruyoruz biz de.
BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Sadece kamu yararı önemli.
SAVUNMA SANAYİİ BAŞKANLIĞI HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ TEMSİLCİSİ YASEMİN GENCAN - Çok özür diliyorum Sayın Vekilim.
Biz bunu niye bu şekilde kullanmadık? Millî Savunma Bakanlığımız... buradaki gene bir istisna maddede ne diyor? "Genel bütçeli idareyse biz bunlardan bedel almayız." diyor. Biz de o dönem Millî Savunma Bakanlığına bağlı olduğumuz için bedel alınmaması istisnasından faydalanalım dedik. Millî Savunma Bakanlığının genel bütçeli idare olması özelliğini kullandık ve o kapsamda da bedel olmaksızın o dönemdeki projelerimizi gerçekleştirdik. Ama şimdi ne oldu? Ben Millî Savunma Bakanlığına artık bağlı kuruluş olmaktan çıktım. Otomatik olarak ne oldu? Genel bütçeli idare değilim artık, özel bütçeli idareyim, oraya da bağlı değilim. Dolayısıyla nereye girdim otomatik olarak? Bedel ödemesi gereken kamu kurumunun içerisine girdim. Ben de diyorum ki bakın, biz zaten savunma sanayisiyle ilgili bedelsiz olarak bu faaliyetleri öncesinde gerçekleştirebiliyorduk. Bunlarda ciddi kamu yararı var, yerli ve millî kabiliyetler kazanacağız biz bu tesisleri yaparak. Bunu, eğer kanun koyucumuz da uygun görürse biz Savunma Sanayii Başkanlığı olarak bedel ödememeye devam edelim. Aslında bizim yapmak istediğimiz değişiklik bedelsiz olarak bu hakkın kullanımı. Yoksa mevcut şu düzenleme bana zaten bu hakkı sağlıyor.
BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Teşekkür ederiz. Gayet güzel.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - O zaman, peki, bir soru geliyor tabii kendisiyle beraber. Neden Millî Savunma Bakanlığı ya da millî savunma kurumu adı altında yapmıyoruz da bunu Savunma Sanayii Başkanlığı denen bir yapıyı kurma ihtiyacı duyduk?
SAVUNMA SANAYİİ BAŞKANLIĞI HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ TEMSİLCİSİ YASEMİN GENCAN - Çünkü özellikle Cumhurbaşkanlığı kararnameleri... Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçildikten sonra kurumlarla ilgili biliyorsunuz teşkilat kanunları ortadan kaldırıldı ve kararnamelerle kurumların görev yapıları, görev ve yetkileri yeniden düzenlendi ve yoğun olarak, yüzde 80-90 şu an savunma sanayisi projeleri Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından yürütülüyor. Bu yetki bizde. Dolayısıyla da ben bağımsız bir kuruluş olarak, özel bütçeli bir kuruluş olarak bu tür izinlere kendim talebimi gerçekleştirmek istiyorum. Bu talebi ben yapacağım ve buna ilişkin de bana bir kanun koyucu tarafından bedelsiz kullanım hakkı tanınmasını istiyorum. Bu kadar basit.
BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Teşekkür ederim.
Evet, arkadaşlar, yeterince anlaşıldı.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Anlaşılmadı. Niye anlaşılsın Sayın Başkan?
BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Gayet iyi anlaşıldı. Daha ne anlaşılacak ya? Devletin verdiği...
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Sayın Başkan, yani resmen devletin içinde başka bir yapılanma, başka bir kurum...
BAŞKAN YUNUS KILIÇ - "Yapılanma" dediğiniz şey ne ya?
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Yapılanma derken şunu söylemeye çalışıyorum. Yani bir kurumun yapacağı bir işi birden fazla kuruma yönlendiriyoruz, o zaman Millî Savunma Bakanlığı da isteyecek, yarın Cumhurbaşkanlığına bağlı başka bir kurum daha ihdas edecek, o da başka bir şey isteyecek.
SAVUNMA SANAYİİ BAŞKANLIĞI HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ TEMSİLCİSİ YASEMİN GENCAN - Zaten hakkı var Sayın Vekilim.
BAŞKAN YUNUS KILIÇ - O hakkı var.
SAVUNMA SANAYİİ BAŞKANLIĞI HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ TEMSİLCİSİ YASEMİN GENCAN - Bu hak burada var. Çok özür diliyorum.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Ya da başka bir şey olacak, o da isteyecek. Böyle bir devlet mekanizması mı olur? Böyle bir şey mi olur?
BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Arkadaşlar, tamam anlaşıldı.
Yani, şimdi, Orhan Bey, olan bir şeyi...
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Başkan, iyiydiniz, size ne oldu şimdi birdenbire?
BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Efendim, olan bir şeyi sanki...
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Hiçbir şey söylemeyelim mi Başkanım?
BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Söyleyin de 50 defa da aynı...
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Öyle şeyler saydı ki zaten onların hepsini yapsa memlekette orman kalmaz.
BAŞKAN YUNUS KILIÇ - E, tamam da yani "Var kanunda." diyor zaten, olan bir şeyi sanki bağışlıyor...
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Cumhurbaşkanı her gün yeni bir kurum ihdas etti ama...
BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Ya, savunma sanayisine de karşı çıkmayın artık yani.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Orada kamu yararı var, burada zaruret var, e biz gidelim o zaman, boşaltalım memleketi, hepsini bırakalım. Söyleyeceğim bunları. Söylemeyelim mi yani?
BAŞKAN YUNUS KILIÇ - Söyleyin de...
Arkadaşlar, bir saniye...
Ya, herkesin anladığı şeyi 50 defa anlattırmak için gayret sarf ediyoruz. Herkes anladı, gayet basit. "Var bir hakkımız, bedelsiz alalım." diyor, savunma sanayisine istiyor, bu, terör örgütüne istemiyor ya yani Allah Allah!
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Helal olsun yani gelebildiğiniz yer burası ya, tebrik ediyorum sizi ya, buradan bunu çıkardınız ya, sizi kutluyorum.