KOMİSYON KONUŞMASI

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Değerli arkadaşlar, meselenin sonuçlarını konuşuyoruz. Bir sistem tarlayı rant olarak görüyorsa, bir sistem tarlaya baktığında 20 katlı, 30 katlı binalar görüyorsa, bir sistem belediye kendindeyse ona her türlü yetkiyi verip meralar dâhil her türlü olanağı sunuyorsa, bir sistem belediyeler kendisinde değilse başka bakanlıklar üzerinden orada bina yapma, inşaat yapma yetkisini kendine alıp Başkanın dediği gibi en kıymetli arazilere bina yapıyorsa bu işle ilgili on yedi yıl sonra ne belediyelerin ne başka partili belediyelerin ne de kendi belediyelerinin bir şey söyleme hakkı yoktur. Ülkenin tarım toprağını devlet korur kardeşim varsa niyeti, bunu ne belediyelere bırakır ne de diğer yapılara. Toprağın sahibi kamudur, devlettir. Devlet, katı kurallarını koyar. Ne derseniz deyin, 35 milyon dönüm alan tarım toprakları, kendi verisiyle, TÜİK'in verileriyle sistemden çıkmış mı? Çıkmış. Nereye gitmiş bu? 35 milyon dönüm. Bunu artık o belediye yaptı, bu belediye yaptı demeyip sisteminden çıkarıp... Mesela bir önceki madde 21'inci madde -uzatmamak için konuşmadım- oradaki istisnaları koyarak aslında bir şey değiştirmiyoruz. İstisna koymayacaksınız, net kararınızı vereceksiniz ve diyeceksiniz ki: "Yapılamaz." "Ama kamu yararı" "fakat millî savunma" "fakat enerji" dediğiniz andan itibaren... Arkadaşlar, kusura bakmayın, hiç kusura bakmayın, mesele sistemdir, toprağa "para" "rant" gözüyle baktığınız sürece bu işlerin düzelme şansı yoktur. 21'inci madde bunun çok önemli bir... Orada iyi bir şey yapılsaydı, o istisna koyulmasaydı 21'inci maddeyle burada doğru bir adım atılmış olacaktı ama şimdi hiçbir şey yok. 15 tane madde saymışsınız; sağlıktı, spordu, savunmaydı, enerjiydi... Geriye ne kalıyor ki zaten? Onlarla parçalanıyor zaten memleketin toprakları.

Teşekkür ederim.