| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar ve Düzce Milletvekili Ayşe Keşir ile 2 Milletvekilinin İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/3037) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 16 .07.2020 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkürler Başkan.
Sosyal Güvenlik Kurumu istatistiklerine göre, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun kabul edildiği 2012 yılından bu yana, iş cinayetleri sayısı, iş cinayetleri sıklık hızı ve ağırlık oranı her yıl daha da artmaktadır, meslek hastalıklarının tespit edilememesi gerçekliği de halen sürmektedir. İş cinayetlerinin artmasında 4857 sayılı Yasa'yla getirilen esnek çalışma biçimlerinin önemli bir payı olmuştur. Dolayısıyla asıl üzerinde durulması gereken mevzuat bu olmalıdır. İşçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması öncelikle işverenin görevidir arkadaşlar, ancak 6331 sayılı Yasa'yla getirilen sistemde, bu görev işverenden çok iş güvenliği uzmanları ve hekimlerden beklenir hâle gelmiştir. 6331 sayılı Yasa'daki diğer düzenlemeler gibi, uzman ve hekimlere ilişkin düzenlemeler yalnızca işveren çıkarlarını gözetmektedir. Her iş kazasından iş güvenliği uzmanları ve hekimler sorumlu tutulur hâle gelmiştir. Oysa, biraz önce de değinildi, maaşını işverenden alan uzman ne kadar bağımsız olarak iş yerini denetleyebilir? En son, Sakarya'da da iş güvenliği uzmanı savcının önüne atılmıştır.
İşçi sağlığı ve iş güvenliğiyle ilgili ulusal politikaların oluşturulması, kararların alınması ve iş yerlerinde denetim, diğer sosyal tarafların görüşleri önemsenmeden, tek başına Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yerine getirilmektedir. Gelinen nokta göstermektedir ki doğru kararlar alınamamakta, istenen uygulamalar hayata geçirilememektedir. Sendikalar, üniversiteler, TMMOB, TTB, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının katılımıyla idari ve mali yönden bağımsız, çoğunluğunu emek örgütlerinin oluşturduğu ulusal bir enstitü oluşturulmalıdır. Enstitü, politikaların oluşturulması, kararların alınması ve iş yerlerinde denetim görevlerini yerine getirmelidir. İşçi sağlığı ve iş güvenliği enstitüsünün oluşumundan sonra, konunun taraflarının katılımıyla İş Yasası ile İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası başta olmak üzere, tüm mevzuat ve denetim mekanizması, ekseni insan olan anlayışla yeniden düzenlenmelidir.
İşçi sağlığı ve iş güvenliğiyle ilgili düzenlemeler ve uygulamalar, sektör, çalışan sayısı ayrımı dâhil hiçbir ayrım olmaksızın bütün iş yerlerini ve tüm çalışanları -ev hizmetlerini, hükümlü ve tutuklular dâhil- kapsamalıdır.
İşçi sağlığı ve iş güvenliği hizmetlerinin piyasalaştırılması yaşanan sorunların en temel kaynaklarındandır. İş yerlerine verilecek işçi sağlığı ve iş güvenliği hizmetleri bir kamu hizmeti olarak ele alınmalıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Söz konusu bu maddeyle üç yıl öteleme getiriliyor ancak 2021 yılında şu koşulu, 2022 yılında şu koşulu, 2023 yılında ise şu koşulu yerine getirmiş olmanız gerekmektedir, şu tarihlerde denetimler başlayacaktır, koşulları yerine getirmeyenlere şu cezalar uygulanacaktır gibi yaptırımların konulması gerekmektedir.
Aksi hâlde 2023 yılında da yeniden bir ötelemeyle karşılaşacağız diyorum, teşekkür ediyorum.