KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli arkadaşlar, kırsal mahalle tespitinin genel ifadeler haricinde objektif kriterlere bağlanmamış olması uygulamada keyfiyete yol açacaktır. Kırsal mahalle tespitinde objektif kriterlerin kanunla belirlenmesi gerekir. Örneğin, yerleşim alanı nüfusu önemli bir kriterdir. Ayrıca, 1/5.000 nâzım imar planı, 1/1.000 uygulama ve mevzi imar planı yapılmış olan yerlerin kırsal mahalle veya kırsal yerleşik alan tespiti için kriter olarak belirlenmesi objektif bir değerlendirmedir. Bu düzenleme Meclis çoğunluğu ve belediye başkanı farklı partilerden olan büyükşehirlerde idari olarak çatışma doğuracaktır. Ayrıca, bu düzenleme politik olarak kullanılabilecek, zaten kaynak sıkıntısı içerisinde olan belediyelerde gelir kaybına yol açabilecek bir düzenlemedir. 6360 sayılı Yasa'da köyden mahalleye dönüşen yerlerde bu indirimler uygulanmıştır yani bu konu yasada kritere bağlanmıştır. Yeni düzenleme bu hususu kriter belirlemeden tamamen belediye meclislerinin inisiyatifine bırakmıştır. Kanun teklifinin 13'üncü maddesinin üçüncü fıkrasında "4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için bu fıkrada belirtilen muafiyet ve indirimler uygulanmaz." şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemede "işletme ve bilanço esasına göre defter tutan" şeklinde düzenleme yapılması gerekmektedir. Amaç gerçekten kırsal alanda yaşayan vatandaşın mağduriyetini gidermekse bu indirimlerden sadece kırsal mahalle halkının kendisi tarafından işletilip geçimini bu yolla sağlayan esnaf faydalanmalıdır. Aksi takdirde, birçok işletmenin yükünü diğer vatandaşlar taşır.

Kanun teklifinin 13'üncü maddesinin son fıkrası "Bu madde uyarınca kırsal mahalle veya kırsal yerleşik alan olarak belirlenen yerler hakkında 6360 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin onbeşinci ve yirmidokunzuncu fıkraları uygulanmaz." şeklinde son paragrafta düzenlenmiştir.

Madde metninin gerekçesi ise "Bu madde kapsamında kırsal mahalle veya kırsal yerleşik alan olarak belirlenecek yerler hakkında yeni hükümlerin uygulanmaya başlanması ve 6360 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin onbeşinci ve yirmidokunzuncu fıkraları uyarınca 31/12/2022 tarihine kadar var olan mevcut muafiyetin yeni hükümler uyarınca kırsal mahalle veya kırsal yerleşik alan kabul edilmeyen yerler bakımından uygulanmaya devam edilmesi sağlanarak olası mağduriyetlerin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır." şeklindedir. Teklif maddesi gerekçesiyle birlikte değerlendirildiğinde 6360 sayılı Kanun'un geçici 1'inci maddesi gereğince tanınan su indirimleri devam ettirilerek güya vatandaşın mağduriyetinin önüne geçileceği söylenmektedir. Bu madde teklifi hazırlanırken uygulamada nasıl bir yere varılacağı hesap edilmemiştir. Şehre uzak belediye hizmetlerinden faydalanamayan yerler Meclis kararıyla kırsal yerleşik alan olarak belirlendiğinde buradaki esnaf suyu yüzde 50 indirimle kullanacaktır. Şehre yakın olan belediye hizmetinden tam yararlanan yerleşim yerinin ise doğal olarak kırsal alan olarak tanımlanması mümkün değildir. Ancak, bu yer aynı zamanda 6360 sayılı Kanun'la tüzel kişiliği kaldırılan köylerdendir. Hâl böyleyken 6360 sayılı Kanun'un geçici 1'inci maddesi hükümlerinde sayılan indirimlerden yararlanmaya devam edecek ve suyu yüzde 75 indirimle kullanacaktır yani hem kırsaldaki hem ilçedeki vatandaş mağdur olacaktır. Bu uygulamanın durdurulması gerekmektedir. Bu durum ne kanun teklifinin amacına ne de Anayasa'nın eşitlik ilkesine uymaktadır. Bu nedenle 13'üncü maddenin son fıkrasının "Bu kanun maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6360 sayılı Kanun'un geçici 1'inci maddesinin (15)'inci ve (29)'uncu fıkra hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır." şeklinde değiştirilmesi gerekmektedir.

Teşekkür ediyorum.