| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Giresun Milletvekili Cemal Öztürk ve Aydın Milletvekili Bekir Kuvvet Erim ile 46 milletvekilinin İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/3147) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 22 .10.2020 |
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Evet, biraz önce Anayasa Mahkemesi kararını dinledik. Anayasa Mahkemesinin karar gerekçesinde itiraz ettiği nokta şu: Bir gazetecinin özlük hakları yasayla belirlenir. İdari bir kararın bunun şeklini, miktarını, sınırını belirleyici özellikte olması doğru değildir. Burada gazetecilerin emeklilikte kazandıkları yıpranma hakkının basın kartına bağlanmış olması, bu özlük hakkın bir yasaya dayanma niteliğini bozan bir şeydir. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bir idari birimdir ve bu birim, bu düzenleme doğrudan doğruya böylece geçerse gazetecilerin özlük haklarını, emeklilikte kazandıkları yıpranma hakkını belirliyor; işte bu, Anayasa'ya aykırı.
Tamam, gazetecilik mesleğini doğru yapmayanlar var, kabul; yanlış yapanlar var, kabul; onların ayrı müeyyideleri var ama özlük hakları söz konusu olduğunda bunu idarenin keyfine göre, üstelik de siyasetin doğrudan etkisi ve kontrolü altında olacak bir yapının belirlemesi son derece yanlıştır. Bu kabul edilebilir bir şey değil çünkü gazetecinin evet, gazetecilik ilkelerine bağlı olması lazım, gazeteciliği doğru yapması lazım; bunu, basın kuruluşları, gazetecilikteki etik ilkeleri belirleyip kendi iç yaptırımları çerçevesinde yaygınlaştırmalıdır, bu ayrı bir sorun. Ama gazetecilik ayrı bir meslektir. Gazetecinin özgür olması lazım, doğru bilgiyi, doğru haberi yazması, konuşması lazım ve toplumun doğru bilgilenme hakkını da koruması lazım. Ama siz gazeteciyi özlük haklarıyla tehdit ederseniz. "Sen muhalif yayın yapıyorsun, sen zaman zaman bizim yanlışlarımızı gösteriyorsun. Bizim yanlışlarımızı göstermenize cevaz veremeyiz, sana basın kartı vermeyiz, senin elindeki basın kartını iptal ederiz." diyen bir idarenin verdiği basın kartına dayalı olarak...
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Hangi dünyada yaşıyoruz? Böyle bir şey olur mu ya?
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Oluyor. Tabii, tabii.
İptal edilen... Gösteririm ben size...
KAMİL OKYAY SINDIR (İzmir) - Böyle bir şeyin olup olmayacağı değil mesele Anayasa'ya uygunluk meselesi. Olup olmaması değil.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Farz edin ki bunların hiçbiri yok. Var da; ya bu bir tehdittir.
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Niye tehdit olsun?
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Bir gazetecinin özlük hakkının bir siyasetçinin elinde bulunması o gazeteci üzerinde tehdittir. "Sen benim lehime yazacaksın, sen benim yanlışımı görmeyeceksin, sen benim eleştirimi yapmayacaksın." demek anlamına geliyor. Yani "Hükûmetin borazanı olmazsan sen gazeteci olamazsın." demektir bu ve "Basın kartı alamazsın, alırsan iptal ederim." demektir ve "Senin özlük haklarını belirlerim." demektir.
O hâlde, bu özlük haklarıyla ilgili düzenlemenin idarenin, siyasetin etkisinden arındırılması lazım. Ya, adam mesleğini yapıyor, alnının teriyle yapıyor; savaş alanlarına gidiyor, bombaların, yanına düşen mermilerin tehdidi altında doğru haber yazmaya çalışıyor. Ama sen diyorsun ki: " Senin savaş bombardımanları altında meslek icra etmen beni ilgilendirmez. Ben bunu yıpranma saymam, bunu özlük hakların için geçerli saymam; senin o özlük haklarına sahip olabilmen için sürekli benim methiyemi dizmen, iktidarın borazanı olman gerek." diyor. Bu kabul edilecek bir şey değil. Bunun söylediğim üslup içerisinde gerçekleşmemiş olması önemli değil. Böyle bir düzenlemenin, gazeteci üzerinde böyle bir tehdidi oluşturması önemlidir. Onun için, nasıl kendi mesleğimize saygı duyuyorsak, mesleğimizi iyi yapmaktan sorumluysak; bir gazetecinin de mesleğini iyi yapması için bu düzenlemenin değiştirilmesi lazım. Getirdik bir önergeyi koyduk önünüze. Önerge burada. Ama neyi kastettiğimiz ortadadır. Bu önerge "Efendim, olmamış." falan diyorsanız ama bu ana unsuru düzenlemek koşuluyla getirin bir önerge siz verin onu biz kabul edelim. Ama bu şekliyle olmaz.
Evet, teşekkür ederim Sayın Başkan.