| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Giresun Milletvekili Cemal Öztürk ve Aydın Milletvekili Bekir Kuvvet Erim ile 45 Milletvekilinin; İşsizsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/3147) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 23 .10.2020 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli Komisyon üyeleri, sayın milletvekilleri, sayın bürokratlar, varsa eğer basınımızın değerli temsilcileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Madde 17'yle, ülkeye getirilen finansal varlıkların hiçbir incelemeye tabi tutulmaksızın ülke içine getirilmesi düzenlenmektedir. Söz konusu düzenleme tipi kamuoyunda "varlık barışı" diye bilinmektedir. Son on iki yılda bu konuda yapılan 6'ncı düzenlemeyle karşı karşıyayız; en son, bildiğim kadarıyla 2019 yılında yapılmıştı. Konu, iktidarın ne kadar büyük acziyet içerisinde olduğunu göstermektedir aslında. Şöyle ki: Sürekli olarak bu tür düzenlemeler getirerek vatandaşların ve şirketlerin kayıt dışı işlemlerini izleyemediği, bu varlıkların hangi amaçlarla yurt dışına gittiği, bu varlıklar arasında yurt dışına çıkarılan ve suç geliri olan paraları takip edemediği, bu şekilde çıkarılan varlıklar yüzünden ne kadarlık bir vergi kaybı yaşandığını bilemediği net olarak anlaşılmaktadır. Hükûmet sürekli olarak yaptığı bu düzenlemelerle kayıt dışı ekonomiyi ve suç gelirlerinin yurt dışına kolayca çıkarılarak aklanmasını da aslında teşvik etmektedir. Bu şekilde suç faaliyetleri sonucu oluşan kara paranın sorgusuz sualsiz bir şekilde ülkeye kabul edilmesiyle âdeta suç geliri elde eden ve uluslararası terörizmle bağlantılı finansal hareketleri gerçekleştiren kişileri sürekli affettiğini dünyaya da ilan etmiş bulunmaktadır. Nitekim, 2019 yılında, uluslararası kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele kuruluşu olan Mali Eylem Görev Gücü (FATF) Türkiye'yle ilgili son raporunu kamuoyuna açıklamıştır. FATF, Türkiye'nin gelecek yıllarda para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadelede ilerleme sağlamazsa Pakistan, Moğolistan ve Yemen gibi gri listeye ekleneceği uyarısında bulundu. Ayrıca, FATF, raporunda Türkiye'nin, Birleşmiş Milletlerin İran'a, Kuzey Kore'ye ve Taliban'a yönelik yaptırımları uygulamakta yavaş davrandığını da belirtmektedir. Yine G7 ülkeleri tarafından 1989 yılında kurulan, Paris merkezli FATF 200'den fazla ülkede insan kaçakçılığı, uyuşturucu kaçakçılığı, terör saldırıları ve kitle imha silahlarının finansmanı dâhil bir dizi ciddi suçla mücadele için politikalar üretiyor ve standartlar belirtiyor.
Sürekli olarak bu tür düzenlemeler yapan iktidar, büyük vergi geliri sağlayabileceği faaliyetleri bu şekilde vergi dışında bırakmakta, toplayamadığı bu tür vergilerin yerine ise daha yüksek KDV, ÖTV ile ücretlerden alınan vergileri koymaktadır. Ücret geliri elde edenden, örneğin asgari ücretliden vergiyi hemen kaynağında tahsil eden, bu konuda hiçbir vergi oranı indirimi yapmayan, mutfak tüpü ve doğal gaz gibi temel ihtiyaç ürünlerinden bile ÖTV alan iktidar, kayıt dışı ve kara parayla ilintili olabilecek yurt dışına çıkarılmış finansal varlıklar için sürekli af çıkarmakta ve bunlardan vergi almaktan vazgeçmektedir.
Bu anlayış bu tür finansal varlıkları elinde tutan kişi ve şirketlerin sürekli olarak vergiden muaf olmalarına ve inceleme dışı kalmalarına yaramakta ve büyük bir adaletsizliğe neden olmaktadır. Bu düzenleme ayrıca şunu göstermektedir ki ülkemiz bu iktidarın basiretsiz ekonomi yönetim anlayışı yüzünden büyük bir yabancı para kaynağı eksikliği sorunu yaşamaktadır. Kamu bankaları yoluyla satılan milyarlarca dolar ve bu yüzden elimizde rezerv kalmaması dolayısıyla sorgusuz sualsiz her türlü yabancı kaynağa acilen ihtiyaç duyduğumuz maalesef gün gibi ortaya çıkmıştır.
Teşekkür ediyorum.