| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Giresun Milletvekili Cemal Öztürk ve Aydın Milletvekili Bekir Kuvvet Erim ile 45 Milletvekilinin; İşsizsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/3147) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 23 .10.2020 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, sayın bürokratlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Şimdi, arkadaşlar, öncelikle, kıdem tazminatını alabilmesi için bir işçinin hangi koşulları yerine getirmesi gerekir, onu bir anlamamız lazım maddeye geçmeden önce. Bir işçi kıdem tazminatını alabilmesi için öncelikli olarak 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi olması gerekiyor, sonra bir yıl çalışmış olması gerekiyor, sonra da haklı feshe dayalı olması için haklı fesih şartını taşıması gerekiyor. Bunun dışında, iş sözleşmesi ister yazılı ister sözlü olsun belirsiz süreli iş sözleşmesi olması gerekiyor. Çünkü dün de konuşuldu, belirli süreyle yapılan çalışmalarda işçi kıdem tazminatını alamıyor, ihbar öneli alamıyor, işe iade davası açamıyor. Peki, hangi hâllerde işçi kıdem tazminatını alıyor bunun dışında? Birincisi, sağlık sebebiyle bir iş yerinde kanıtladığı takdirde sorununu, kıdem tazminatı hakkına erişiyor yani sağlık nedenleriyle iş akdinin feshedildiğini ispatlaması gerekiyor. Ayrıca, alacaklarının ödenmemesi nedeniyle fesih ve kıdem tazminatına kavuşuyor işçi. İşverenin işçi aleyhine suç işlemesi hâlinde kıdem tazminatına hak kazanıyor işçi. Askerlik hizmeti hâlinde, askere gittiğinde, müracaat ettiğinde işverene kıdem tazminatını alabiliyor. İşçinin iş kollarında esaslı bir değişiklik yapılması hâlinde, işçi iş akdini feshederek kıdem tazminatına hak kazanıyor ve emekli olması hâlinde kıdem tazminatına hak kazanıyor, bir de ölümü hâlinde kıdem tazminatına hak kazanıyor. Dün geçen 28'inci maddeyle bu saydığım kuralların hemen hemen çoğu bertaraf edildi. Örneğin, evlenme hâlinde bir kadın işçi haklı şekilde kıdem tazminatını alabilecek iken, süresi belirli iş kapsamına giren işçilerin tamamı bu haktan mahrum kaldılar.
Değerli arkadaşlar, bu bilgilerden sonra kanun maddesi hakkında bir değerlendirme yapmak istiyorum. Kanun teklifinde işçilerin kıdem tazminatı hakkına ikili saldırı söz konusu. Birinci saldırı, kıdem tazminatını tümüyle ortadan kaldırmayı amaçlayan 28'inci maddedir ki bu madde TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve DİSK'in itirazlarına rağmen, noktası virgülü değişmeden geçti. İkinci saldırı, kıdem tazminatı hakkını yaklaşık yarıya indiren 16'ncı maddedir yani bu maddedir. Getirilmek istenen düzenleme, tam süreli çalışırken 31/12/2020 tarihine kadar kısmi süreli olarak çalışmaya başlayan hizmet erbabı ücretlerinin kısmi çalışan yeni bir işçinin en az altı ay süreyle istihdam edilmesi şartıyla gelir vergisinden istisna olacağıdır. Bu kapsamdaki istisna uygulaması nedeniyle vazgeçilecek gelir vergisi her bir çalışan için aylık brüt asgari ücretin yüzde 10'unu aşamayacak demektedir. Madde düzenlemesinin amacı istihdamı teşvik edici gibi görünse de her hâlükârda işin ve ücretin bölünmesi kabul edilemez bir düzenlemedir. Sırf teşvikten yararlanmak için işin ve ücretin bölünmesi geri dönülmez sorunlar yaratacak ve çalışma barışını bozacaktır.
Kısmi zamanlı iş sözleşmesi, çalışan işçi açısından kapsamlı iş sözleşmesi değişikliği anlamına gelmektedir. Bu durumu kabul etmeyen işçinin haklı nedenle sözleşmesini ilk başta anlattığım gibi fesih hakkı vardır ama getirilen düzenlemeyle işçinin onayı alınmadan işçiyi direkt olarak kısmi süreli iş sözleşmesinde çalıştırılabilmesinin önü açılmaktadır.
Öte yandan, bu madde, teklifin diğer maddeleriyle birlikte düşünüldüğünde, örneğin 25 yaş altında ve 50 yaşın üstünde bulunanların tam süreli işlerin yerine belirli süreli iş sözleşmesiyle istihdam edilmelerinin önünde artık yasal hiçbir engel de bırakılmamaktadır. Bu gruba dâhil olanlar işverenleri tarafından belirli süreli iş sözleşmelerine geçmeleri yönünde baskıya maruz kalmaları hâlinde nasıl korunacaklardır? Kısa çalışma uygulamasında en çok şikâyet edilen hususların başında "kısa çalışma" adı altında tam süre çalışma yaptırılması gelmekteydi. Benzer durum bu madde kapsamında belirli süreli çalışanların başına da gelecek midir?
Bilineceği üzere, kısa çalışma ödeneği bazen işverenler tarafından işçi aleyhine kullanılmakta, bu süreçte işçiler gerçekte tam çalışmasına rağmen kâğıt üstünde ödenek süresi kadar çalıştırılır gösterilmekte ve bu işçilerin primleri eksik ödenmektedir. Ücretin kısa çalışma ödeneği dışında kalan kısmı ise işçiye elden verilmektedir. Ödenmeyen sigorta priminin işçinin gelecekteki haklarını olumsuz etkilediğini ayrıca belirtmeye gerek yoktur. Kaldı ki 25 yaş altında ilk defa işe girecekler için artık tam zamanlı çalışma bir seçenek dahi olmayacaktır. Öte yandan, bu durumdaki işçilerin gelir kayıpları nasıl telafi edilecektir? Eğer iş bulunabilirse yarım gün bile bir işte, yarım gün başka bir işte çalışmanın, hele hele büyük şehirlerde oradan oraya gitmenin zorluğu da ortadadır.
Değerli arkadaşlar, kıdem tazminatının ödenmesi kanunlarımızda bellidir. Kıdem tazminatı işçinin son ücreti üzerinden ödenir. Bu konuya özellikle dikkat çekmek istiyorum. 16'ncı maddeyle gelen asıl tehlikenin ne olduğuna yönelik şimdi açıklama yapmak istiyorum. On yıl kıdemli bir işçinin ücreti işten çıkarılmasından bir ay önce artırılmışsa eğer, işçinin on yıllık kıdemi de bu zamlı ücreti üzerinden hesaplanır. Buna karşılık, on yıllık tam süreli çalışan işçi eğer kısmi süreli çalışmaya geçirilmiş ve ondan sonra işten çıkarılmışsa bu işçinin ücreti de son ücreti üzerinden yani kısmi süreli çalışma nedeniyle yaklaşık yarıya indirilmiş ücreti üzerinden hesaplanır. Yasa teklifi küçük bir vergi indirimi vererek yıllardır tam süreli çalışan işçileri kısmi süreli çalışmaya geçmeye teşvik etmektedir. Ekonomik krizin etkilerinin arttığı koşullarda önümüzdeki aylarda işten çıkarılacak işçilerin kıdem tazminatı bu uygulamayla yaklaşık yarıya indirilmiş olacaktır. Bu nedenle, mevcut işin ve ücretin bölünmesine yol açacak düzenlemeler kabul edilemez niteliktedir.
Değerli arkadaşlar, örneğin, emekliliğini hak etmiş bir işçi düşünelim; emekliliğini hak eden işçinin işveren tarafından kısmi çalışmaya teşvik edildiğini düşünelim. İşçinin şartları ile işverenin şartları eşit değildir. İşveren şu veya bu şekilde çalıştırdığı işçisini, art niyetli işverense eğer, kısmi çalışmaya zorlayabilir. Akabinde emekliliği gündeme geldiğinde kısmi çalışmadan dolayı ücreti düşecek olan işçi yirmi beş yıllık, otuz yıllık kıdemini son ücret üzerinden alacaktır. Eğer bu uygulama böyle değilse Bakan Yardımcım lütfen buna bir açıklık getirsin. Bu, ileriye yönelik işçinin kıdem tazminatının yarıya düşürülmesidir, hak gasbıdır. Ben, bu açıklamanın, bu kanun maddelerinin detaylı bir şekilde açıklanmasını özellikle istirham ediyorum.
Teşekkür ediyorum.