KOMİSYON KONUŞMASI

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Sayın Bakan, saygıdeğer milletvekilleri, sayın bürokratlar; Türkiye'nin büyümesini sağlayacak yegâne unsur, üretim ve istihdamdır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2021 yılı bütçesinin inovasyon çerçevesinde üretim ve istihdama olan inançla halkımızın faydasına kullanılmasını ümit ediyorum.

2013'te 958 milyar dolar olan millî gelirimiz, bu yıl iktidarın tahminine göre 702 milyar dolar olacak ama anlaşılan o ki bu yıl 702 milyar dolarlık millî gelir de hayal. Belki de en önemlisi, Türkiye, Uluslararası Para Fonunun tahminlerine göre, önümüzdeki ilk yirmi yılı ilk 20 ekonomi arasından düşme tehdidiyle karşı karşıya. Bunun nedenlerini çeşitli şekilde hepimiz biliyoruz aslında. 2013'ten bu yana tek adam parti devleti rejimine geçiş için milletimiz çok yoruldu. Ardı ardına gelen seçimler, ardı ardına referandumlar, 15 Temmuz hain darbe girişimi ve bunu bahane ederek hukuk devletinin çökertilmesi, son iki yıldır izlenen otoriter politikalar hem içerideki hem de dışarıdaki yatırımcıyı ürkütmüştür.

Son iki yıldır ülkede yatırım yapılmıyor. Yatırım harcamaları reel olarak sürekli geriliyor. Benzer gelişen ve yükselen ekonomilerde yatırım harcamalarının millî gelir içindeki payı yüzde 32-33 seviyelerinde, bizde ise yüzde 25 bile değil. Benzer ekonomilerden olumsuz şekilde ayrışıyoruz. Peki, yatırım olmadan aş, iş nasıl olacak? Sanayileşme olmadan Türkiye nasıl kalkınacak? Buna Sayın Bakandan bir cevap bekliyoruz. On sekiz yıldır izlenen yanlış politikalar ülkemizi erken sanayisizleşme tuzağına düşürdü. Ülkenin köklü sanayicileri bile müteahhit ya da AVM'ci oldu. Türkiye bunu kaldıramaz. Bakın, Dünya Bankası verilerine göre, sanayi katma değerinin millî gelirimiz içindeki payı yüzde 27 civarında. Meksika'da aynı oran yüzde 30, Kore'de yüzde 33, Endonezya'da yüzde 38, Çin'de yüzde 39. Tüm bu ülkeler bizim rakiplerimiz. Türkiye'de aynı oran 2000'lerin başına kadar hep yüzde 30'un üzerindeydi.

Benim ilim Adana da ne yazık ki bu erken sanayisizleşme sorunundan en çok acı çeken illerden biri konumunda. En son TEMSA gibi bir markayı neredeyse kaybetmek üzereydik. Yerel yönetimimiz ve tüm Adana'nın devreye girmesiyle bu sorun çok şükür şimdilik aşıldı ama kaybettiğimiz çok büyük tesisleri, markaları nereye koyacağız? Binlerce işçi çalıştıran ÇUKOBİRLİK, Sümer Holding, Adana Çırçır İşletmesi, PAKTAŞ, Millî Mensucat, Garip Tavukçuluk, Güney Sanayi ve TEKEL, dünyanın tanıdığı ve Adana ekonomisinin can damarı konumundayken ne yazık ki kapanıp gittiler. Adana'da son on sekiz yılda en az 100 fabrika kapısına kilit vurmak zorunda kaldı. Kâğıttan peçeteye, tekstilden ipliğe, tarımdan ham madde ve ara mamule, yumurtadan pilice kadar çeşitli alanlarda üretim yapan bu işletmelerde on binlerce işçi istihdam ediliyordu. Şimdi, bu işçiler aileleriyle birlikte açlığa mahkûm edilmiş durumda. Adana'da binlerce işçi çalıştıran 100'e yakın fabrika varken şimdi bin ve üzerinde işçi çalıştıran firma sayısı sadece 10'dur, 100 ve üzeri işçi çalıştıran firma sayısı ise 345'tir. Türk sanayi ve tarım devrimine büyük katkı sunmuş Adana'mızın merkezi gibi günümüzden işsizlikten kırılan ilçelerimiz Aladağ, Ceyhan, Çukurova, Feke, İmamoğlu, Karaisalı, Karataş, Kozan, Pozantı, Saimbeyli, Sarıçam, Seyhan, Tufanbeyli, Yumurtalık ve Yüreğir'e de merkezî idare bütçesinden pay ayrılmalı, üretim ve istihdama dönük yeni yatırımlar gerçekleştirilmelidir. Türkiye, büyüyecekse, iş ve istihdam yaratacaksa bu sanayiyi ve elbette tarımı yok sayarak yapamaz. Büyüme ve istihdam yaratma da belli bir planlamayı ve vizyonu gerektiriyor. İşte, biz CHP olarak bunun için "stratejik planlama teşkilatı" kurulması gerektiğine inanıyoruz.

Sayın Bakan, Sanayileşme İcra Komitesinin tam olarak görevi nedir? Gösterişli kurul adlarıyla göz boyamaktan nasıl vazgeçilecek? Savunma Sanayii Başkanlığı, Ticaret Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı yerli sanayileşme, savunma sistemleri ihalelerinde yerli ürün alımı, yerli teknoloji ve yazılım kullanılması gözetiliyor mu?

OTURUM BAŞKANI ŞİRİN ÜNAL - Tamamlayalım Sayın Vekilim.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Tamamlıyorum.

Bakanlıklar mal satın alırken öncelikle yurt içinde üretilen ürünü değerlendirmekle yükümlü değil midir? Bu Komiteye bütçeden yeni ödenek ayırmak israftır, aynı işi yine onlarca yere yaptırma denemesidir; bu Komite devlette bürokrasiyi daha fazla artıracaktır diyorum.

Teşekkür ediyorum.