| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/281) ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi (1/280) ve Sayıştay tezkereleri a) Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı b) GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı c) Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ç) Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı d) Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı e) Kalkınma Ajansları Denetim Raporları (Doğu Karadeniz, İpekyolu, İstanbul, İzmir) f) Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı g) Türk Standardları Enstitüsü ğ) Türk Patent ve Marka Kurumu h) Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu ı) Türkiye Bilimler Akademisi i) Türkiye Uzay Ajansı |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 16 .11.2020 |
ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya)- Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Bakan, değerli bürokratlar, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Bakan, bize bugün burada Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının faaliyetlerini bütçe vesilesiyle uzun uzun anlattınız, size çok teşekkür ediyorum. Tabii benim de size yönelteceğim bazı sorular da olacak ama önce birkaç konuya değinmek istiyorum.
2013 yılından bu yana borçla büyüyen bir ekonomisi olan bir ülke konumundayız. Üretimi bir kenara bırakın, iktidar, ekonomiyi borçla şişirerek büyümenin artık işe yaramadığını kendi de umarım görmeye başlamıştır. Bu iktidar döneminde, üretim yapmak isteyen sanayici, işletme sahibi geri plana atılmış durumda. Partimizin Ekonomi Masası üyeleri olarak geçtiğimiz hafta Mersin, Adana, Hatay illerinde küçük ve orta ölçekli işletmeler ve iş dünyasının bireyleriyle toplantılara katıldık. Burada gördüğümüz çok önemli bir konu, insanlar kendilerini güvende hissetmiyorlar, güven noktasında ciddi anlamda sıkıntı var. Piyasa koşullarında dövizin 8,25'lere, ondan sonra 7,60'lara dönmesi maliyetlendirme işlemlerini yapmalarını imkânsız hâle getiriyor. Döviz yukarı giderken de çok büyük sorun, aşağı giderken de, sert bir şekilde inerken de çok büyük bir sorun. Bunların dengelenmesi, balans edilebilmesi için istikrarlı bir ekonomik yapıya ihtiyaç var fakat ekonomi yönetiminden gelen bilgiler de maalesef bize o hisleri uyandırmıyor. Sanayicinin özellikle bugünlerde, her zamankinden daha çok desteğe ihtiyacı olduğunu oralarda da gördük. Ticaret odaları, sanayi odaları, ticaret borsaları, buralardaki ziyaretlerimizde bunları tüm çıplaklığıyla gördük.
Türkiye'nin özellikle ihracatçısının, üreticisinin kur şoklarına ve vergi ceza baskısına uğramayı hak etmediğini düşünüyoruz. Bakın, organize sanayi bölgelerinde bu ceza baskısının nasıl bir sonuç doğurduğunu da kısaca anlatayım size. SCADA sistemi kurmadıkları ve veri aktarımı yapmadıkları gerekçesiyle Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından OSB'lere ceza yağdırıldı. İşletme sahipleri sistemin tesisi için tedarik mekanizması oluşturulup maliyetlerin düşürülmesi için uygulamanın bir süre daha erteleneceğini bekliyorlardı. Ancak TEİAŞ tarafından gereken teknik detaylar açıklanmadan ve bildirimler yapılmadan, veri aktarımı yapamayan tüm OSB'lere ceza yağdı, sonrasında bu ceza işlemi durduruldu ama cezayı alan aldığıyla da kaldı, hem de bu pandemi ortamında. Şimdi bu ceza kararlarından geç de olsa dönülmesi olumlu bir adım fakat bu saatten sonra cezalarını ödemiş OSB'lere bedel iadesi yapılacak mı? İmalat sanayinde dünyadaki ihracat payımız sadece binde 89, yüzde 1 bile olamadık maalesef. İmalat sanayi ihracatımızın dünyadaki toplam katma değeri içindeki payı ise yüzde 1'ler seviyesinde. Ocak-Ekim 2020 döneminde ihracatımız yüzde 9 daralarak 135,7 milyar dolara, yüzde 2,2 artan ithalatımız 175,9 milyar dolara kadar çıktı.
OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Budak, lütfen tamamlar mısınız.
ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Tabii, hemen kısaca.
İlk on ayda dış ticaret açığı yüzde 76 büyümüş, 40 milyar doları aşmış bir ekonomik modelde sanayi ve ticaret politikasının başarısından söz etmemiz mümkün değildir. Böylesi bir modelde kronikleşmiş dış borç reel sektör döviz açığının 165,2 milyar dolara kadar çıkması, TL'deki aşırı değer kaybı ve cari açık corona salgınındaki daralmalar bahane edilerek geçiştirilemez. Yabancıların ülkemizde tuttuğu sıcak paranın 55 milyar dolara kadar inmesi dolarizasyonun yüzde 57'ye kadar tırmanmasını izah edemez. Son bir bölümü de bitirip sözlerimi tamamlayacağım.
OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Buyurun.
ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Mesele, Hazine Ve Maliye Bakanının istifasıyla bitmiyor değerli arkadaşlar. Türkiye şu anda tek adam sisteminin ceremesini ağır bir şekilde ödüyor. Kredi risk primi ve dış borcu yüksek bir ülke ve kırılgan bir ekonomiye sahip olmanın bedelini 83 milyon hep birlikte ödüyorlar. İhracatımızın son beş yılda yaklaşık yüzde 20 artması küresel pazarlarda yükselmemize yetmedi ve 2023'teki 500 milyar dolar hedefine ulaşmamız ilk gün de olduğu gibi bugün de imkânsız gözüküyor.
OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Evet, Sayın Budak, teşekkür ediyorum.
ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Uzun lafın kısası, burada bu bütçeyle sanayi hamlesi gerçekleştirmek mümkün olmadığı...
Geçtiğimiz günlerde Sayın Cumhurbaşkanının demokrasiyle ilgili sözleri ümit verdi mi? Hayır. Kurumların düzeltilmesi... On sekiz yıldır iktidarda olan Adalet ve Kalkınma Partisi; on sekiz yıl sonra hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı akla geliyorsa bu çok inandırıcı ve güven verici değil.
Sözlerimi tamamlarken bütçenin hayırlı olmasını diliyorum, size de teşekkür ediyorum Sayın Başkan.