KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın Bakan, değerli milletvekilleri, değerli bürokratlar, basınımızın değerli temsilcileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Bakan, Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığı yaptığınız dönemde sizleri tanıdık, iyi niyetinizden şüphemiz yok. Dileriz düşündüklerinizi iktidar içerisinde yapmaya fırsat bulursunuz diyorum. Sayın Bakan, bu anlamda zor bir görev üstlendiniz, öncelikle size başarılar diliyorum.

Değerli arkadaşlar, Allah kimseyi on sekiz yıldır yönettiği ekonomiyi, on sekiz yıl sonra "Ekonomide diriliş başladı." diye müjdelemek zorunda bırakmasın. Tabii, burada asıl soru şu: Diriltmeye çalıştığınız ekonomiyi kim öldürdü? On sekiz yılda siyasi iktidar sayısız paket açıkladı, defalarca ekonomi "Pik yaptı." dedi; "Verin yetkiyi, görün etkiyi" dedi; "Batı, bizi kıskanıyor." dedi...

NİLGÜN ÖK (Denizli) - Doğru.

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - "...Pozitif ayrışıyoruz." dedi. O zaman şunu sormak lazım: Ülkede her şey iyi gidiyorsa, Türkiye'yi tüm dünya kıskanıyorsa, başkanlık sistemiyle birlikte tüm köklü sorunlar çözülmüşse neden insanlar kuru ekmeğe muhtaç, neden ekmek askıda? Hani ekonomi uçuyordu, hani dünya bizi kıskanıyordu, hani ekonomi parmakla gösteriliyordu?

Bakan Albayrak "Allah, sonumuzu hayreylesin." diyerek ellerini yıkadı çekti, gitti ama fatura vatandaşa kaldı. Oysa on altı ayda 2 defa Merkez Bankası Başkanı değiştirmekle, sorumlu Bakanı görevden alıp başka Bakan görevlendirmekle sorunu çözemezsiniz. Çünkü, sorunun kaynağı tek adam rejimi, sorunun kaynağı sorunu çözemez. Onlarca paket açıkladınız, işçinin parasından işverene bol kepçe teşvik verdiniz. Peki, sonuç ne? Hangi yaraya merhem oldunuz? Esnafın yüzü mü güldü, çiftçinin ürünü para mı etti, işsize iş mi yaratıldı? Hiçbiri olmadığı gibi her şey daha da kötüye gitti. Şimdi de "acı reçete"den bahsediyorsunuz. Sayın Bakan, özellikle sormak istiyorum: Ne var bu acı reçetenin içinde? Lütfen açıklayın. Yine vatandaşa mı içireceksiniz bu acı reçeteyi? Her zaman olduğu gibi işçiye, memura, küçük esnafa, emekliye mi çıkacak acı reçete? Gelecek yıl asgari ücrete, emekli maaşlarına, memur maaşlarına zam mı yapılmayacak? Binbir vergiye yenileri mi eklenecek? Kime yazılıyor bu acı reçete? Mesela, bu reçeteden yandaş firmalar etkilenecek mi? Bir avuç şirket hazine garantileriyle ballı kaymağı yerken, bu ülkenin emekçisi, yoksulu zaten acı reçeteyi yıllardır yemiyor mu? Halkımızı, böyle bir düzene iktidarınız mahkûm etmedi mi?

Değerli arkadaşlar; güven, istikrar, hukuk, liyakat kişi meselesi değil, bir sistem sorunudur. Yıllardır uygulanan, kayırmacı ekonomik düzen bu değerlerin tam karşıtıdır. İlmek ilmek ördüğünüz kayırmacı ekonomi düzeninin en sağlam ipi 2003 yılında yürürlüğe giren İhale Kanunu. Bu kanun bugüne kadar tam 190 kez değişmiş. İhale Kanunu'nda yapılan bu değişiklikler ancak talanın olduğu bir ülkede görülebilir.

Size somut bir örnek vermek istiyorum: Sadece afet gibi acil durumlarda kullanılması gereken İhale Kanunu'nun 21/b maddesi yani davet edilen birkaç firma arasında pazarlık yöntemi yol geçen hanına dönmüş. Sırf bu maddenin suistimal edilmesiyle ilgili, Gazeteci Çiğdem Toker başlı başına bir kitap yazmış. Daha önceden planlanan birçok demir yolu, havalimanı, metro, üniversite kampüsü, cezaevi inşaatları ile hezimetle sonuçlanan FATİH Projesi, kentsel dönüşümüne Katar devletinin de ortak olduğu söylenen Kanal İstanbul'un etüt projesi gibi ihaleler, hukuk açıkça çiğnenerek 21/b maddesine sokulmuş. Kamu sermayeli Vakıfbank geçtiğimiz haziran ayında İhale Kanunu kapsamından neden çıkarıldı?

Sayın Bakan, bu noktada bir soru sormak isterim: Şu ana kadar bu madde kapsamında kaç adet ve ne tutarda ihale verilmiştir?

Değerli arkadaşlar, kayırmacı düzenin bir ayağı da adaletsiz vergi sistemi. Dolaylı vergi tercihiniz 2021 yılında da devam ediyor. Bu yıl da vergi gelirlerinin yüzde 52'si dolaylı vergilerden oluşacak. Yine emekçi, esnaf, çiftçi dostu olmayan bir vergi sistemi tercihi yapmışsınız. Asgari ücreti vergi dışı bırakmak bir yana, ücret gelirlerinin vergilendirilmesi için daha farklı bir vergi tarifesi uygulamayı dahi reddediyorsunuz. Buna karşın tercihiniz, yandaşınız olan bazı büyük mükelleflerden yana.

Tüm Türkiye çapında vergi incelemesini neden merkezîleştirdiniz? Vergi incelemelerini, MASAK incelemelerini şantaj amaçlı kullandığınız yönünde duyumlar alıyoruz. Edirne'den Van'a kadar tüm mükelleflerin vergi incelemesi Sayın Bakanın ve Vergi Denetim Kurulunun iki dudağı arasında. Asırlık denetim birimi olan Maliye Teftiş Kurulu ile yetmiş yıllık bir geçmişi bulunan Hesap Uzmanları Kurulu ve Gelirler Kontrolörü Kurulu birleştirme adı altında neden kapatıldı? 9 bin vergi müfettişinin görev yaptığı ve Bakana bağlı olarak çalışan Vergi Denetim Kurulunun bağımsızlığı, tarafsızlığı nasıl sağlanacaktır? OECD ve Avrupa Birliği ülkelerinde direkt maliye bakanı tarafından atanan vergi müfettişlerinin olduğu bir vergi denetim modeli var mıdır? Vergi incelemelerinin tümünün Gelir İdaresi Başkanlığı içinde vergi başkanlıkları ve vergi dairesi müdürlüklerinde örgütlendirilmesi Türkiye koşullarına daha uygun değil midir? Bu modeli de bir an önce gözden geçirmenizi ve vergi incelemelerini ve MASAK incelemelerini bir baskı aracı olarak kullanmaktan vazgeçmenizi öneriyoruz.

Değerli arkadaşlar, TÜİK'le ilgili ciddi eleştiriler var ancak ne hikmettir ki sayın TÜİK yetkilileri bize ve kamuoyuna bu konuda doyurucu bir açıklama yapmıyor. İster muhalefeti ister iktidarı desteklesin vatandaş da artık TÜİK'e inanmıyor. En çok tartışılan husus ise açıklanan enflasyon oranları. Vatandaş, gerçek enflasyonun ne olduğunun farkında. Enflasyonun düşük gösterilmesi, emekçilerin her yıl gelir kaybına sebep oluyor.

Değerli arkadaşlar, Sayın Bakanım; şu elimde otomobil fiyatları üzerine bir çalışma var. İnternette kolayca bulunan, sıfır fiyatlar ile marka ve model bazında satış rakamları karşılaştırılmış. TÜİK'in 2020 yılı Ekim ayı için hesapladığı benzinli sıfır otomobil ortalama fiyatı 164 bin lira. TÜİK bu fiyatı en çok satılan ilk 15 otomobil modelinin en ucuz versiyonunun ağırlıklı ortalamasına göre hesaplıyor. Şu çok açık: Bu rakamların gerçekle ilgisi yok. Otomobil liste fiyatlarını 23 Ekim tarihinde resmî internet sitelerinden aldık, satış paylarını Otomobil Derneği raporlarından aldık. Benzinli otomobiller için belirtilen şartlara göre yapılan hesaplar da elimizde, herkesle de paylaşabiliriz. Bu hesaba göre ortalama fiyat 164 bin değil, 205 bin lira olmalı. Yani son on iki aylık benzinli otomobil enflasyonu yüzde 75 olması gerekirken TÜİK tarafından yüzde 40 olarak hesaplanmış. Sayın Bakanım, aradaki fark yüzde 35. Eğer TÜİK, otomobil fiyatlarındaki değişimi bu şekilde hesaplasaydı yıllık enflasyonun sırf bundan dolayı yüzde 2 daha yüksek olması gerekirdi. Bu örnek üzerinden TÜİK'ten enflasyon verileri hakkında ayrıntılı ve ham verileri de içeren bir açıklama bekliyoruz.

Sayın Bakan, Merkez Bankası döviz net rezervinin eksiye düştüğü bir zamanda, Cumhurbaşkanı, eski bir Devlet Planlama Teşkilatı uzmanı olan sizi Hazine ve Maliye Bakanlığına, eski bir Maliye müfettişi olan Naci Ağbal'ı da Merkez Bankası Başkanlığına atadı. Naci Bey de siz de kariyer meslek sahibisiniz Sayın Bakanım. Size kariyer sistemine olan müdahalelerden bahsetmek istiyorum, bu durumu önemsemenizi özellikle rica ediyorum. Türkiye'de kariyer sistemi AKP iktidarlarına kadar sistemli bir şekilde uygulanmıştır. Hâlen kariyer sistemi muhafaza ediliyor gibi gözükmekle birlikte kariyer sistemine yapılan çeşitli müdahalelerle kariyer sistemi amacından uzaklaştırılmıştır. Maliye müfettişliği ve hesap uzmanlığı, gelirler kontrolörlüğü, Devlet Planlama Teşkilatı uzmanlığı, Hazine uzmanlığı, zamanında Başbakanlıkta görev alan Başbakanlık uzmanlığı ve benzeri kadrolar yani mevcut kariyer sistemi tamamen ortadan kaldırılmış, mevcut bilgi, birikim ve bellek yok edilmiştir.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Girgin, lütfen tamamlar mısınız.

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Tamamlıyorum Başkanım.

Asırlık tecrübeye sahip bu kurumları "Bürokratik oligarşiyle mücadele ediyorum." teranesiyle kapatmak, bu kurumların yerine tamamen iktidara, sadakate dayalı bir örgütlenmeyle yeni bazı bürokratik kurum ve kuruluşları geçirmek yanlıştır. Şimdi, yol yakınken, söz konusu kariyer mesleklerle ilgili yaptığınız yanlıştan vazgeçmenizi öneriyoruz. Bizler kendi iktidarımızda, sizlerin kapattığı Devlet Planlama Teşkilatını, Maliye Teftiş Kurulunu günün koşullarına uygun olarak düzenleyerek yeniden açacağız, onların bilgi ve birikimlerinden yararlanmaya devam edeceğiz, bu konudaki belleğin yok olmamasını sağlayacağız.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Girgin, teşekkür ediyorum.

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Bitiriyorum, son cümlem.

Sayın Bakan, hazinenin tam takır olduğu bir dönemde, gerçekten zor bir dönemde göreve geldiniz, işiniz zor, sizlere başarılar diliyorum. Bütçenizin hayırlı olmasını diliyorum.

Teşekkür ediyorum.