| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/281) ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi (1/280) ve Sayıştay tezkereleri a) Ticaret Bakanlığı b) Rekabet Kurumu c) Helal Akreditasyon Kurumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 23 .11.2020 |
LALE KARABIYIK (Bursa) - Sayın Bakan, ben de öncelikle sizlere başsağlığı dileklerimle başlamak isterim sözüme.
Değerli arkadaşlar, temel sorunumuzun dış ticaret açığı olduğunu biliyoruz. Dış ticaret açığını finanse edebilmek için de ödünler vermemiz gerektiğini biliyoruz. İthal girdi sorunumuz büyük, ithal girdi oranımız yüksek oldukça işsizlikle de zaten mücadele etmemiz çok güç, işsizlik oranı artmaya devam eder ithal girdi oranı yüksek oldukça.
Değerli arkadaşlar, ihracatın ve üretimin önünün açılması gerekiyor ama bunu da biraz böyle büyük resme bakarak konuşmam gerekirse güven ve belirsizlik şeklindeki 2 temel sorunumuzu görmezden gelmememiz lazım. Şimdi, güven konusunda, hani işte bunu hep söylüyoruz hukukta reform, hukukun üstünlüğü, yarını görebilmek, faiz oranlarındaki belirsizlik. Yani, bu belirsizlik dediğimiz olay, aslında, üreticinin, ihracatçının rekabet gücünü sınırlayan, onun belini büken en önemli faktör diye düşünüyorum. Şimdi, bu dış ticaret açığında, bir de bu belirsizlikte güven veremedikçe, biz, dışarıya diyoruz ki: "İhtiyacımız var, dış finansmana ihtiyacımız var. Güven veremiyoruz size, onun yerine faiz verelim." Peki ne oluyor? Bakın, son on bir ayda yüzde 32 -sepet bazında- TL değer kaybetti. Şimdi, 2006'da da biz faiz artırdık, 2006'da faizi 4 puan artırıyoruz, kur yüzde 29 geri geliyor. 2011'de 3,5 artırıyoruz yüzde 6 geri geliyor, 2014'de 5,5 artırıyoruz yüzde 11 geri geliyor, 2018'de 6,25 artırıyoruz, yüzde 11 geri geliyor yani otomatiğe bağlanmış. Şimdi de yine arttı 4,25 ve ne oldu? Yine geri geldi, evet ama sürdürülebilir bir programa ihtiyacımız var, bir politikaya ihtiyacımız var. Şimdi, bu kadar yüksek faizle ve de belirsizlikle kurun geleceği noktada üretici üretmekten kaçınıyor, ihracatta da temel olarak önünü kesen bu.
Sayın Bakan, yeni bir dünya düzeni var ve Çin bu düzende yeni bir konum belirliyor. Çin'den boşalan piyasalar var aslında ve burada çok akılcı politikalarla bizim bu piyasalardaki yerimizi, konumumuzu artırabilmemiz gerekir diye özellikle önemle üzerinde durmak istiyorum.
Bir diğer nokta, şu anda vergi reformunun da gereğinin olduğunu düşünüyorum. Yani bütçeye baktığınızda bir taraftan gider tarafında ne görüyorum? Astronomik olarak faiz giderimiz artmış. Gelir tarafında ne görüyorum? Gelirler artmış. Hangi gelirler? Dolaylı vergiler artmış yani vatandaşın üstüne yüklenen dolaylı vergiler. Bakın, bu vergi politikasının, vergi reformunun bir kenara bırakılması lazım yani kalıcı çözüm üreteceksek sadece birtakım desteklerle değil, sürdürülebilir olmasını istiyorsak vergi reformuyla, hukukta reformla, ihracatı destekleyecek gerçek sürdürülebilir politikalarla biraz daha kalıcı, önümüzü görecek, büyük resme bakarak bir şeyler yapmamız lazım. Yani ben yapılanların günü kurtaran çözümler olduğunu çok net görüyorum ve bundan gerçekten -ülkemizi seviyoruz, insanımızı seviyoruz- üzüntü duyuyorum.
Bir diğer nokta tabii ki esnafımız. Sayın Bakan, esnafımız kendisini yalnız hissediyor yani bir şeyler yapılmaya çalışıldı ama bir kere, o kredi desteğinden herkes faydalanamıyor, herkes her gün kepenk kapatıyor; esnaf şu anda perişan, gerçekten perişan. Yani hele küçük esnaf, sadece okulların kapanmasıyla değil, restoranlar... Yani evet, bazı şeyler olmalı, olması gerekiyor ama onların daha fazla yanında olunması gerekiyor. Yani bugün esnaf batarsa, işletmeler batarsa, firmalar kapanırsa bankalara da sirayet edecek zaten bu. Yani bankalara sirayet eden bir sıkıntı, bir kriz, gerçekten, Türkiye'nin önünde yeni bir pencere açacak ve farklı sistemik krizlere sebebiyet verecek. Bunlara biraz daha büyük pencereden bakmak ve günü kurtaran çözümlerden uzaklaşarak kalıcı şeyler bulmaya ihtiyacımız var.
Örneğin, hukukun üstünlüğü diyoruz, hukukta reform diyoruz ama bunu derken bunu gerçek olarak görmek durumundayız yani baktığımızda böyle bir söylem var ama arkadan bunu boşa düşüren birtakım şeyler oldu, siyaseten olaylar oldu. Şimdi, bu son bir haftadaki olayları mesela saymak istemiyorum ama herkes biliyor.
OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Karabıyık, lütfen tamamlar mısınız.
LALE KARABIYIK (Bursa) - Yani bu söylem boşa düştü ama dışarıdan gelen yatırımcının, bizdeki ihracatçının gerçekten yarına güvenerek yatırım yapabileceği, istihdam edebileceği, kapasite kullanım oranını artırabileceği o güvene ihtiyacımız var, bu güveni verebilmek de Hükûmetin elinde ve bunu on sekiz senedir verememiş olmanın da bence tekrar bir masaya yatırılması gerekiyor.
Teşekkür ederim Sayın Başkan.