| Komisyon Adı | : | (10 / 3200, 3361, 3362, 3364, 3365) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Mehmet Güllüoğlu'nun, afet ve afet yönetimi hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 25 .11.2020 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Öncelikle gecikmemden dolayı özür diliyorum.
Bugün 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü nedeniyle konuşmamız vardı, o nedenle sizin sunumuzu izleyemedim, özür diliyorum; gerçekten izlemeyi çok istediğim bir şeydi.
AFAD BAŞKANI MEHMET GÜLLÜOĞLU - Estağfurullah.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Ben de bir teşekkürle başlamak istiyorum. Ben de İzmir'de altı gün kaldım; AFAD'ın gerek çadır ve gerekse ilk müdahaleler konusundaki başarılı çalışmalarından dolayı sizi tebrik ediyorum.
AFAD BAŞKANI MEHMET GÜLLÜOĞLU - Teşekkür ederiz.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Tabii, ülkemizde afet yönetim sistemine ilişkin en yaygın kanı, sizin sanki sadece afet sonrası önlem aldığınıza ilişkin ama bu konuda da eleştiriler var. Afet öncesi alınacak önlemlere odaklı olmaması ve risk azaltmaya yeterince önem verilmediğine ilişkin eleştiriler de var bu konuda. AFAD, bu eleştiriyi haklı çıkartırcasına önceliğini Türkiye Afet Müdahale Planı'na vermiş ve 2014 yılında bu planı hazırlamıştır. Oysa önceliğimizin Türkiye Afet Risk Azaltma Planı olması gerekir ve bu planlara neden öncelik verilmemiştir diye bir soru yönelteyim. Bu ne zaman yürürlüğe girecektir? Bahse konu planların hazırlık sürecinde kapsayıcılık ve katılımcılık sağlanıyor mu? Buna ilişkin bir sorum var.
Örneğin, ben Adanalıyım ve jeoloji mühendisiyim; şu anda Adana'daki toplanma alanları neresi bilmiyorum, belki benim de eksikliğim ama. Hani bunu bir vatandaşın, en ücra köşedeki vatandaşın bilmesine dönük, mesela kamu spotlarının en çok izlendiği dönemde kamu spotu olarak verilmesi ve -belki söylediniz bunu bilmiyorum ama ben kaçırdığım için- eğitimin ilkokullardan başlayarak bu konuya dönük afet sırasında, afet öncesinde ve sonrasında ne tür önlemlerin alınacağına ilişkin köklü bir şekilde verilmesi gerektiği düşünüyorum.
Bir de en çok yaşanan sorun, bu acil durum anında yani afet anında bağlantının kesilmesi, telefon bağlantıların en az iki saate yakın kesilmesi. Örneğin, 112 gibi acil ulaşılması gereken hatların açık kalmasına dönük bir çalışmanız var mı? Ben bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum çünkü belki o anda, enkaz altında insanların ulaşması gerekiyordur ama hatlar kesik olduğu için ulaşamıyordur. O bağlantı yollarının, trafik yollarının açık olması konusunda ne tür çalışmalarınız var?
Yine, afet ve acil durum süreçlerinin elektronik ortamda takip edilmesi, yönetilmesi ve yöneticilere karar desteği sunulması amacıyla oluşturulan ve Türkiye Afet Müdahale Planı'nın bilişim altyapısını oluşturan Afet Yönetim ve Karar Destek Sistemi kurum içi kapalı devre bir sistem midir yoksa sahada kullanılan bir sistem midir? Elâzığ ve İzmir illerinde etkili olan depremlerde veya Giresun ilindeki taşkınlarda bu kullanılmış mıdır? Kullanılmış ise ne tür sorunlarla karşılaşılmıştır?
Afet ve acil durum süreçlerinin elektronik ortamda takip edilmesi, yönetilmesi ve yöneticilere karar desteği sunulması amacıyla oluşturulan ve Türkiye Afet Müdahale Planı'nın bilişim altyapısını oluşturan Afet Yönetim ve Karar Destek Sistemi (AYDES) eğer sahada kullanılan bir sistemse farklı bölgeler için deprem senaryoları yapılmış mıdır buna ilişkin? Örneğin, İzmir ili için, jeolojik araştırmalarla belirlenen farklı deprem odak mekanizmaları için deprem büyüklüğü ve şiddeti farklı mertebelerde bir deprem senaryo çözümü yapılmış mıdır? Eğer bu kapsamda bir simülasyon yapılmışsa afet sonucu yaşanacak kısa-uzun dönem tahminî ekonomik kayıp ve afet durumunda yaşanacak tahminî ölüm, yaralanma ve yapı zararı -az hasarlı da olsa tahminî evsiz kalacak ve göç edecek vatandaş miktarı dâhil- ortaya çıkarılmış mıdır? Bu durumda, özellikle, mevcutta suya doygun ova zeminde oturmaya devam eden İzmir halkının bir bölümü yaşayacağı kısa ve uzun dönem zararlar konusunda uyarılmış mıdır? Son durumda yapılacak bu simülasyon kapsamında deprem güvenliğinin sağlanması veya iyileştirilmesi adına hangi önlemlerin alınacağı belirlenebilmiş midir, bunlar nelerdir? Yani bilmiyorum belki bunların tamamını sonra yazılı da verebilirsiniz, şu anda bunların tamamına cevap verilemezse.
"Kentsel dönüşüm" adı altında mevcutta sismik riskin bulunduğu, depremler sonrasında sürekli yıkıma uğrayan, yılın büyük bölümü suya doygun ve en önemlisi Anayasa'mız kapsamında tarım dışında kullanılamayacak olan ova türü zeminlerde yeniden yapılaşma yapmak ne kadar doğru? Çünkü Çevre ve Şehircilik Bakanlığının sunumunu izledim ben Plan ve Bütçe Komisyonunda; aynı alana yeniden rezerv alanlar -ve üstelik şunu da göstermek isterim size- yapılıyor, fay hattının geçtiği alan rezerv alanının içinden geçiyor arkadaşlar; bunu da göstermek isterim. 2 fay hattı doğrudan rezerv alanın içinden geçiyor ve maalesef hastanenin de buraya, bu rezerv alanı içerisine yapılması gibi bir çalışmanın olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz.
Yine, Giresun'da benzer şekilde, taşkın alanı içerisinde kentsel dönüşümün yapıldığını görüyoruz, bunu da buradan kayıtlara geçsin diye ifade etmek isterim.
Jeolojik anlamda sağlam zemin seviyesinin birkaç on ve hatta birkaç yüz metre derinlere kadar indiği alanlarda yapılacak zemin iyileştirme nitelikleri ne kadar akılcı ve doğru olacaktır? Ayrıca, ülke kaynaklarının, zayıf mühendislik özelliklerine sahip zemin birimlerinin iyileştirilmesine harcanmasını doğru buluyor musunuz? Buluyorsanız bu politika sürdürülebilir ve uygun mudur?
Amacı, depremlerin neden olabilecekleri fiziksel, ekonomik, sosyal, çevresel ve politik zarar ve kayıpları önlemek veya etkinliklerini azaltmak ve depreme dirençli, güvenli, hazırlıklı ve sürdürülebilir yeni yaşam çevreleri oluşturmak olarak belirlenen Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı'nın yürürlükte olduğu dokuz yılda hedeflere ulaşma konusunda ne tür sorunlarla karşılaşıldı? Altı aylık dönemler hâlinde gerçekleştirilmesi öngörülen UDSEP-2023 İzleme ve Değerlendirme Sistemi için kaç toplantı yaptınız, yapılan toplantılar sonucunda kaç değerlendirme raporu hazırlandı? Bu değerlendirme raporlarını Komisyonumuza sunmanız mümkün müdür? Yani eğer bunu yazılı verebilirseniz memnun oluruz. Deprem gibi toplumun can ve mal güvenliğini yakından ilgilendiren bir konuda izleme ve değerlendirme sonuçlarını kamuoyuyla paylaştınız mı?
Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik, Başkanlığınızın mı yoksa Çevre ve Şehircilik Bakanlığının mı uhdesindedir? Bunu öğrenmek isteriz.
Heyelan, taşkın, sel, çığ düşmesi, kaya düşmesi riskini azaltacak tehlike haritalarının hazırlanması, planlama ve yapılaşma süreçlerinde kullanımına ilişki yasal altyapı bugüne kadar neden oluşturulmamıştır? Başkanlığınızın bu yöndeki girişimleri var mıdır, nelerdir? Çevre ve Şehircilik Bakanlığıyla gerekli koordinasyon sağlanmakta mıdır?
AFAD Başkanlığı 2019-2023 Stratejik Planı hazırlık çalışmalar başladığında Başbakanlık bünyesinde bir Başkanlık iken sonradan İçişleri Bakanlığına bağlı bir Başkanlık olarak yapılandırılan AFAD'ın "Afet ve acil durumlara ilişkin süreçlerin etkin yönetimi için gerekli çalışmaları yürütmek, ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak ve bu alanda politikalar üretmek." olarak belirtilen misyonunu yerine getirebildiğine inanıyor musunuz?
Stratejik Plan 2019-2023 kapsamında bugüne kadar gerçekleşen bütçelerde risk azaltmaya yönelik faaliyetlere ayrılan ekonomik kaynaklar ne kadardır ve hangi projeler için ayrılmıştır?
7269 sayılı Yasa'nın 3'üncü maddesi gereğince yer kayması, kaya düşmesi, çığ gibi afetlere karşı hangi meskûn yerlerde ne tür önleyici tedbirler alınmış olup bu tedbirler için ne kadar harcama yapılmıştır? 1'e 7 harcama olduğunu siz ifade ettiniz az önce, hani baştan önlem almadığınız zaman 7 katı masrafa neden oluyor.
UDSEP kapsamında kurulması öngörülen deprem bilgi bankası kurulacak mıdır ve bu, süresi içinde tamamlanacak mı?
Son dönemde deprem güvenliğine yönelik ilgili bakanlıklar ve kamu kurumlarınca alınan kararlarda katılımcılığa özen gösterilmediği, ilgili tarafların görüş ve önerilerinin alınmadan kararların üretildiği görülmektedir. Örneğin Başkanlığınızca yürütülen Türkiye bina deprem yönetmeliği hazırlık çalışmalarında da bu yönde eksiklikler yaşanmış, meslek odalarının görüş ve önerileri alınmadan yönetmeliğin hazırlandığı konusunda eleştiriler kamuoyuna yansımıştır. Ulaştırma Bakanlığı tarafından yol boyu mühendislik yapıları için hazırlanan deprem yönetmeliklerinde de bunun tekrarlandığı yönünde eleştiriler bulunmaktadır. Her kurum kafası estiği şekilde mi deprem yönetmeliklerini hazırlıyor? AFAD Başkanlığının koordinasyon görevi yok mudur burada? Buna ilişkin düşüncenizi öğrenmek isterim.
Toplumu doğrudan ilgilendiren deprem yönetmeliklerinin kapalı kapılar ardında olmaması gerektiğini, üniversitelerin, meslek örgütlerinin, ilgili kurumların görüşlerinin dikkate alınmadan uluslararası norm ve standartlara aykırı şekilde hazırlanması doğru değildir. Bunu da buradan ifade etmek isterim.
Uzun sorduğumu biliyorum ama son olarak çok önemli olduğu için birkaç şey daha soracağım: Amerika Birleşik Devletleri'nde 1972, Yeni Zelanda'da 1990'lı yılların sonunda, Avrupa ülkelerinde de aktif fay zonlarının sakınım bandı içinde bina ve bina türü yapıların yapılmasına kapatılmış olmasına rağmen, tüm uyarılarımıza rağmen -benim bu konuda da 3 kanun teklifim var- AFAD Başkanlığı olarak siz neden bu konuda hâlâ önlem almıyorsunuz? Yan o fay zonlarının boşaltılmasına ilişkin bir fay yasası çıkması gerekiyor elbette. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği içinde bunu neden düzenlemediniz?
Yerel yönetimlerin yaşadıkları kentleri depreme hazır hâle getirmeleri ve bu konuda ülkedeki yetişmiş insan kaynağından destek sağlamaları konusunda yerel yönetim birimleri içinde deprem ve zemin daire başkanlıklarının kurulmasına ilişkin düşünceniz nedir? Bu konuda yürüttüğünüz bir çalışma var mıdır?
Teşekkür ediyorum.
Uzun oldu ama kusura bakmayın çok...
AFAD BAŞKANI MEHMET GÜLLÜOĞLU - Estağfurullah.
Sayın Başkanım, ne yapacağımı bilemedim.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Tutanağı alıp yazılı...
AFAD BAŞKANI MEHMET GÜLLÜOĞLU - Ama şunu özellikle söyleyebilirim: Sayın Vekilim, keşke sunumumuzda olsaydınız, açıkçası cevapların bir kısmı bizzat sunumda vardı.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Doğrudur, özür dilerim ondan dolayı gerçekten.
AFAD BAŞKANI MEHMET GÜLLÜOĞLU - Estağfurullah.
Müsaadeniz olursa sadece bir iki tanesine hızlıca cevap vereyim. Fay yasası konusunda bu afet risklerinin azaltılması kanunun bir bölümü olarak faylarla alakalı bir çalışma yürütüyoruz ama şunu da ifade edeyim: Jeofizik Mühendisleri Odası tarafından verilen görüşte fay yasasına aslında ihtiyaç olmadığı... Yani aslında mesleki olarak da tartışılan bir konu bu, bizzat resmî olarak da bize bildirildi ama biz çalışmamızı yürütüyoruz, o kapsamda ben de notlarımı aldım.
Geri kalanları da müsaadeniz olursa yazılı olarak ifade edelim size.