| Komisyon Adı | : | (10 / 3200, 3361, 3362, 3364, 3365) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Semih Korkut'un, acil sağlık hizmetlerinin genel durumu ve sağlık afet planları hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 09 .12.2020 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ediyorum.
Ben de bütün sağlık camiasının bu süreçte yürüttüğü çalışmalardan dolayı hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, hasta olanlara şifa diliyorum. Bütün sağlık çalışanları önünde de saygıyla eğiliyorum, gerçekten çok büyük mücadele gösterdiler bu süreçte.
Şimdi, tabii sunumunuza baktığımda hem UMKE hem SAKOM yani Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi ve Sağlık Afet Koordinasyon Merkezleri olduğunu... Çok da gurur duyduk, Emergency Medical Teams'e girmiş olmanız çok önemli. Kardeşi de bir UMKE gönüllüsü olan bir milletvekili olarak -kardeşim de doktor olarak Somali'de görev yaptı- çok başarılı buluyorum UMKE'yi ve SAKOM'u; onu da buradan ifade etmek isterim.
Sormak istediğim şu: Ülke genelinde olası depremlere müdahale için kaç ekip şu anda hazırda? Genel müdürlüğünüzce deprem anında müdahale için böyle bir hazır ekip var mıdır? Olası bir İstanbul depremine karşılık bir senaryo çalışmanız var mı, böyle bir çalışma yapıldı mı? Yapıldıysa buna ilişkin bilgi verir misiniz lütfen? Bu soruyu hazırlamıştım ama gerçi çoğuna yanıt verdiniz, depremlerden sonra kullanılması gereken hastanelerimiz deprem güvenli midir diye sormuştum, yüzde kaçı deprem güvenli diye değiştireyim soruyu. Yani yüzde kaçına tekabül ediyor bu hastanelerin güvenli olması?
Bir de, acil durumlarda biliyoruz ki bir iki saat sistem tıkanıyor, haberleşme ağı bitiyor ve en önemli konu, bu acil servislere ve hastanelere hem ulaşım hem de iletişim sağlanamıyor. Buna ilişkin, hani uydudan size ulaşmayla ilgili bu SAKOM'un acaba bir çalışması var mı? Örneğin Kızılayda, raporlarını incelediğimde uydudan hızlı erişim için bir sistemlerinin olduğunu gördüm, sizin böyle bir çalışmanız var mı, bunu öğrenmek isterim?
Bir de, bütün dünyada jeojenik kökenli etkiler de yani "tıbbi jeolojik riskler" diye tanımlayabileceğimiz, "doğal kirlilik" diye tanımlayabileceğimiz riskler afet kapsamında değerlendiriliyor. Genel olarak, herhangi bir jeojenik kökenli etkilerden korunmak amacıyla buna ilişkin çalışma yapıyor musunuz? Örneğin radon gazı, her yıl 2.300'ün üzerinde insanımız akciğer kanserine yakalanıyor bundan ötürü. Bunun önlenmesi ve azaltılması için ne tür çalışmalar... Mesela kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer tehditlere yönelik bir hazırlık çalışmanız var, gördüm ama bunun, bu şeyin doğal olarak bulunduğu ortamda akciğer kanserine neden olan bu olgulara karşı koruyucu bir önleminiz var mı, bunu öğrenmek isterim.
Yine, asbest kaynaklı zeminler üzerine 378 yerleşim biriminin oturduğunu biliyoruz. Bu yerleşim birimleri için aldığınız bir önlem var mıdır Sağlık Bakanlığınca? Aynı zamanda arsenikçe zengin suların kullanımından kaynaklanan sorunlar ve bunların arıtılması kapsamında çalışmalar yapılıyor mu? Gelişmiş birçok ülkede jeolojik etkilerden kaynaklı sağlık sorunlarının korunması amacıyla tıbbi jeolojik risk haritaları hazırlanmıştır, bu haritalardan yararlanılıyor mu, Bakanlığınızın böyle bir çalışması var mıdır diye sormak isterim.
Teşekkür ediyorum tekrar çalışmalarınız için, sağ olun.