KOMİSYON KONUŞMASI

HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

Sayın Başkanım, değerli Komisyon milletvekilleri, Bakanlığımızın değerli bürokratları, sivil toplum örgütlerinin başkanları ve değerli basınımız; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, tabii, Turizmi Teşvik Yasası olarak bizim önümüze getirilen bu yasanın maddelerinin yüzde 50'sine kesinlikle Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak karşıyız. Özellikle Sayın Bakan Yardımcımın burada dinlemesini istiyorum. Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz turizmin gelişmesinden en çok mutluluk duyan bir grubuz arkadaşlar. Turizmin ne olduğunu, Türkiye'nin geleceğinin turizme bağlı olduğunu hepimiz biliyoruz. Sebep olarak da şu söyleyeyim: On dokuz yıldan beri bu iktidarınız, maalesef ve maalesef üretime dayalı sistemi ortadan kaldırdı. Yani, çiftçiliği öldürdünüz, tarımı öldürdünüz, eğitimi sıkıntıya soktunuz. Sadece sektör olarak inşaat sektörüne önem verdiniz, müthiş derecede bir zenginlik yarattınız ama müthiş derecede de bir yoksulluk yarattınız. Onun için biz, önümüzdeki dönem turizmin ne kadar önemli olduğunu -samimiyetle söylüyorum- herkesten daha iyi biliyoruz. Onun için, bu turizmle ilgili hangi kanunun bize faydalı olup olmayacağını çok da iyi biliyoruz. Biz birilerine rant sağlamak için kanun istemiyoruz. Biz, Türkiye Cumhuriyetine, 83 milyonuna rant sağlayacak bir sistem, bir kanun istiyoruz değerli arkadaşlar.

Sayın Bakan Yardımcım çok güzel şeyler söyledi aslında, söylemesi de uygulamasıyla farklı ama aradaki fark bu. Dedi ki: "Ben yatırımcıların önünü açmak istiyorum." Aynen katılıyorum, doğru yapıyorsunuz ama bu şekilde yatırımcının önü açılmıyor değerli arkadaşlar. Size bir şey söyleyeyim: Şimdi, benim bölgeme turizm için yurt dışından bir yatırımcı geldi. Didim'de bir yerde 700-800 milyon dolar civarında yatırım yapmak istiyor, ciddi bir para. Adam beş yıldızlı bir otel yapacak. Turizm alanında bir yer, Milli Emlaka ait. Şimdi, Milli Emlaktayken bu alanlar değerli arkadaşlarım... Milli Emlakın 2 tane görevi var; bir, otuz yıllığına kiraya verebilir; iki, eğer yatırımcı istek doğrultusunda satış isterse yani diyor ki "700 milyon dolar para yatırıyorsam ben burayı ilk önce satın alacağım." ve Milli Emlaka müracaat eder, Milli Emlak aynı zamanda burayı satabilir yatırımcıya.

Şimdi, biz ne yaptık bu dönemde, 2018'den sonra? Milli Emlakta olan bu yerlerin hepsini Turizm Bakanlığına aldık. Turizm Bakanlığı yatırımcıya satış yapamaz arkadaşlar, Turizm Bakanlığı sadece kırk dokuz yıllığına orayı tahsis eder. Doğru mu Bakan Yardımcım?

KÜLTÜR VE TURİZM BAKAN YARDIMCISI NADİR ALPASLAN - Doğru.

HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Şimdi, ben size soruyorum: Bir yatırımcı geldi. Peki, bu yatırımcı dilekçe veriyor mu? Veriyor. Nereye veriyor? Milli Emlaka. Diyor ki: "Ben bu yeri satın almak istiyorum. Buraya 500 odalı beş yıldızlı bir otel yapmak istiyorum." Millî Emlak Genel Müdürü yazıyı Turizm Bakanlığına gönderiyor. Diyor ki: "Bu yere talep var, burayı satmak istiyorum." Turizm Bakanı "Hayır, bu benim yatırımımın içindedir, satamazsın." dediği an Millî Emlak Genel Müdürü burayı satamıyor arkadaşlar. Birinci derecede burada yatırımcının önü kesildi.

İkiye gelelim, yine dedi ki Sayın Bakan Yardımcım: "Biz Orman Bakanlığına yazı yazıyoruz, orada bekliyor, bürokratlar bizi eyliyor, işte şudur, budur." Eyvallah, bazı konulara katılıyorum. Peki, Sayın Bakan Yardımcım, "Ormanın ne işi var, turizmle mi uğraşacak?" dediniz. Peki, ben size bir soru soracağım. Siz yıllardan beri Bakan Yardımcısısınız. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı havaalanları yapar. Türk Hava Yolları niye Ulaştırma Bakanlığında arkadaşlar? Yani, bir gün de ya bu Türk Hava Yollarının zararını 83 milyon karşılıyor deyip de -bunlar sadece transitleri, en güzel uçaklarımız transitte kullanılıyor- biz bu Türk Hava Yollarını Turizm Bakanlığına devredelim çünkü onun işletmeciliği, yani oradaki yolcu sayısı... Bizim en büyük sıkıntımız hava ulaşımındadır arkadaşlar yurt dışında. Yani, biz, eğer dışarıdaki firmalara bu uçakları direkt sefere koysak, onlara versek müthiş derecede bir turizm getirir ve burada işte, o zaman 75 milyon turistten, 75 milyar dolardan bahsedebiliriz arkadaşlar. Doğru şeyleri tespit etmemiz lazım. Bu doğruları tespit edersek, evet, bütçenin önü açılır. Sayın Bakanım dedi ki: "Biz çok büyük atak yaptık on sekiz yılda." Sayın Bakanım, siz iktidara geldiğinizde biz İspanya'yla kafa kafaya yarışıyorduk, İspanya'nın bugün turizm geliri 120 milyar dolar, 120 milyar dolardan bahsediyorum arkadaşlar. Bizim en yüksek rakamımız 2019'da, Almancılar dâhil olmak üzere 34,5 milyar dolar ciro yaptık. Yalan mı Sayın Bakanım, doğru mu?

KÜLTÜR VE TURİZM BAKAN YARDIMCISI NADİR ALPASLAN - Doğru ama İspanya'da 78 milyar, 120 milyar değil.

HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Oraya geleceğiz.

Şimdi, değerli arkadaşlar, bizim her şeyden önce şunu yapmamız lazım: Yurt dışından buraya turist getirmek için, yatırımcı getirmek için o yatırımcıya güven vermemiz lazım birincide, güven. Adam diyor ki: "Benim mal ve can güvenliğim var mı? Ülkenizde bağımsız yargı var mı?" Bu işin gerçeklerini burada konuşalım, tartışalım ama doğruları da tespit edelim. Cumhuriyet Halk Partisi olarak doğru olan her şeyi, biz ülkemizi seviyoruz, ülkemizin millî gelirinin 50 bin dolara çıkmasını istiyoruz, bütün yoksulluğun ortadan kalkmasını istiyoruz ama doğru şeylerle, doğru tespit ederek gitmemiz gerekiyor. Eğer siz, turizm alanları açıp altyapısını devlet olarak yapmadığınız zaman o turizm alanını açmanın hiçbir anlamı yok arkadaşlar.

Sayın Başkanıma ben çok saygı duyuyorum. Konya'ya gittiğimde, -benim dedem Akşehirli- 3 dönem Belediye Başkanlığı yapmış, tertemiz bir Belediye Başkanlığı yapmış, gerçekten saygı duyulan bir insan, Belediye Başkanlığından geliyor Sayın Bakanım. Büyükşehir yasasını çıkardınız. Turizmin yüzde 98'i, yüzde 90'ı diyelim, haydi yüzde 70'i diyelim, bizim ilçe belediyelerinde geçerlidir arkadaşlar, Ege'ye, Akdeniz'e baktığınız zaman. E, büyükşehir yasasını çıkardınız, ilçe belediyelerinin gelirlerini yüzde 40 azalttınız. Peki, bu durumda, ilçe belediyelerine yani turizm bölgelerindeki ilçelerin nüfus oranına göre İller Bankası para veriyor mu? Veriyor değil mi Bakanım? Peki, ben size soruyorum, Didim'in nüfusu 100 bin, yazın 700 bin, ben size soruyorum: Didim 100 bin nüfuslu, İller Bankasından gelen payla -personel ona göre geliyor- o 100 bin kişilik nüfusla o belediye başkanı 700 bin insana nasıl hizmet edecek? Mümkün mü? Değil. Peki, bizim ne yapmamız gerekiyor? İlk önce, abone sayısına göre İller Bankası pay verecek. Bu kadar basit, abone sayısına göre. Yani siz konuta güvenmiyorsanız, kaçak yapılıyorsa sonuçta bir abonesi var, su abonesi var, elektrik abonesi var, buna göre bir pay vereceksiniz. İki; koskoca Ulaştırma Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü... Değil mi? Her türlü imkânı var, traktörü var, arabası var, dozeri var, sıcak asfalta çıkıyor. Bir kanun getireceksiniz, diyeceksiniz ki: "Biz bu turizmi geliştireceğiz, bu ilçelerin bütün yollarını Karayolları yapacak." Çok basit, bu kanunu getirin. E, vallahi yapalım beraber. Döneceksiniz, diyeceksiniz ki: "Altyapısını Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yapacak. Bunun kanalizasyonu yoksa bunların yapması gerekiyor."

BAKİ ŞİMŞEK (Mersin) - İlçe yollarını kim yapıyor şu anda?

HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Biz bunları yaparsak arkadaşlar, biz hedefimize ulaşmış oluruz. Bu ülkeyi hepimiz seviyoruz, ben burada bu ülkeyi sevmeyen hiçbir milletvekili görmüyorum ama benim üzüldüğüm nokta şu: Ben altı yıldır bu Komisyondayım arkadaşlar, gerçekten samimi söylüyorum, yani bu dönem kadar hayalperest bir sistem görmedim. Gerçekleri görmüyorsunuz. Bu işin içinden gelen bir Bakan var ama bu Bakan bu gerçekleri bilmesine rağmen uygulamada yok, mesele buradan geliyor arkadaşlar.

Şimdi, bu yasaya geldiğiniz zaman... Ben iktidar partisi olsam bütün paydaşlarımı çağırırım, bütün Komisyon üyelerimi çağırırım. Biz geliriz arkadaşlar, ben dün Didim'deydim, bu yasa geldi diye de haber verdiler akşam, gece atladım arabamla buraya geldim. Benim görevim bu. Ama burada baktığın zaman, TÜRSAB, 12 bin tane senin üyen var Sayın Bakanım biliyor musun, seyahat acenten var. Sen o seyahat acentelerini öldürürsen... Acı bir şey daha söyleyeyim size: İşte, Rusya'da teknik sistem bu. 1.618 yasayı getirmemizin nedeni bu. Teknik sisteme gidersen, Rusya'dan gelir bir tane acente, bizim de otelleri kapatır ilk sene bizi mutlu eder ama ikinci sene mutlu edemez. Niye biliyor musun? Diyecekler ki: "Kardeşim, ben 40 dolar, 50 dolar fiyat veriyorum." ve biz ona mahkûm olacağız. Eğer ben 12 bin tane seyahat acentemi bir kenara atarsam inanın ki -işte, Antalya'da Sayın Vekilim, siz iyi biliyorsunuz- 2 tane firma bütün kaymağını yiyecek. Ülkede para kalır mı? Kalmaz, onu da söyleyeyim. Biz öyle bir sistem kurmalıyız ki değerli arkadaşlar, biz müşteriyi getiriyoruz, otele sıkıştırıyoruz, aynı kamp gibi yirmi dört saat "her şey dâhil" sisteminde ve o gelen müşterinin hiçbir esnafa faydası olmadan tekrar uçağa binip geri dönüyor. Onları alıp o firma eğer bir yerlere götürüyorsa o getiren acente, Rus acentesi örnek diyelim, bütün o turistleri götürüp kendi avanta aldığı şirketlere götürür, yerlere götürür ondan sonra biz "bye bye" ederiz, işte 52 milyon turist gelir, 34 milyar ciro yaparız. Bizim her şeyden önce önümüzdeki on yıllık yapılanmada şunu yapmamız lazım Sayın Bakan Yardımcım: "Her şey dâhil" sistemde yavaş yavaş yarım pansiyona, daha sonra sadece kahvaltı sistemine geçmemiz gerekiyor. İşte, "nitelikli müşteri" dediğimiz, yani "kişi başı bin dolar harcayan müşteri" dediğimiz 50 milyon insana hizmet ederiz, 50 milyar gelir getirir; 75 milyon insana hizmet ederiz, 75 milyar dolar gelir elde ederiz. Şimdi, bununla ilgili diğer ülkeler... İspanya yaptı mı? Yaptı. Çeşitlilik de olması gerekiyor mu? Olması gerekiyor ama biz hastalığı doğru tespit edersek doğru şeyler yaparız ve doğru şeylerle önümüzdeki yıllarda gerçekten Türkiye rekor kırabilir ama bu şekilde, bu sistemde bizim İspanya'yla aynı seviyeye gelmemizi ben hiç mümkün görmüyorum arkadaşlar. Doğruları tespit edersek, hastalığı doğru tespit edersek bu sorunu çözeriz. Biz yatırımcılara karşı değiliz. Ben her zaman söylüyorum, doğru şeyler yapalım. İspanya ne yaptı ya? Turizme açtığı yerlerin altyapısını yaptı, havaalanlarını yaptı, sistemini kurdu, bütün Avrupa'ya...

Arkadaşlar, ben size bir olay anlatayım: Biz İngiltere'ye gittiğimizde, oradaki bütün seyahat acentelerine ben minnet borçluyum, kim olursa olsun, bana oy versin vermesin veya benim düşmanım olsun, adam çantasını alıp ülkeyi tanıtıyor orada, o benim başımın tacıdır. Türkiye Cumhuriyeti'ni gidip orada tanıtan her vatandaşın, her yatırımcının benim başımın üstünde yeri var. Yeter ki Türkiye'de kazandığı parayı yurt dışına götürmesin, ülkede bıraksın, ülkeye yatırım yapsın, o benim başımın tacıdır. Her zaman söylüyorum, eğer bugün turizmde bu kadar yatırımlar yapılmışsa iş adamlarının sayesinde olmuştur arkadaşlar, devletin çok katkısı da yok, onu da söyleyeyim. Eğer biz Sayın Bakan Yardımcım, bunları yaparsak bu sorunu çözmüş oluruz. İşte 2 bin tane otel var Antalya'da aşağı yukarı dört yıldızlı, beş yıldızlı. Antalya Milletvekilim burada.

BAŞKAN TAHİR AKYÜREK - Toparlıyoruz değil mi Hüseyin Bey?

HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Evet, toparlayayım.

Otelciler en azından 10 bin tane araba çekecek oraya. Oradaki taksici para kazanmayacak, dolmuşçu para kazanmayacak, işte ne bileyim, seyahat acentelerini yok edebilirsiniz ama üç sene sonra o seyahat acentelerini bulamazsınız Sayın Bakanım, onlar bize lazım, tekli firmalar bize lazım değil, tekrar ediyorum. Siz, şu an pandemi var, kaç para verdiniz bizim seyahat acentelerine? Ama ben biliyorum, 3 tane firmaya 30 milyon dolar para ödediniz, 10'ar milyon dolar para ödediniz.

Değerli arkadaşlar, verdiniz mi? Verdiniz, biliyorum, hiç bana anlatma, isimlerini vereceğim sana, belgesini vereceğim sana, ben bu işin içindeyim. 30 milyon dolar, 3 tane firmaya 10'ar milyon dolar para verdiniz Halkbank aracılığıyla ama ben isterdim ki 30 milyon doları 12 bin tane acenteye dağıtın. Şimdi, önümüzde oteller var, ben Didim'de görüyorum arkadaşlar, yanlış anlamayın, adam diyor ki "Ya ben otelin boyasını yapamıyorum Hüseyin. İki otel sahibiyim, gittim 200 bin lira kredi çektim çoluğumu çocuğumu geçindirmek için, biz bu durumdayız." diyor. Bizim yapmamız gereken bu kanun buraya geldiğinde, bunu yapacağımıza şunu yapmalıydık: Arkadaşlar, biz her işletmeciye 1 milyon lira kredi ödeyeceğiz, beş yıl uzun vadede iki yıl ödemesiz, yeter ki o insanlar ayakta kalsın. "Acenteler, gelin kardeşim, 100'er bin lira size para veriyorum, beş yıl sonra ödeyin bu parayı." Bunları yaşatmak zorundayız. Onları biz bitirdiğimiz zaman turizmi bir daha göremeyiz.

Bu konuda, Sayın Bakanım, doğru şeyleri doğru yapalım. Bakın, tekrar ediyorum: Türk Hava Yolları zarar ettiğinde 83 milyon insan parasını ödüyor bu ülkede. Ben, Türk Hava Yolları işletmeciliğinin Turizm Bakanlığına geçmesini istiyorum. Bu yasayı getirin, destekleyelim Cumhuriyet Halk Partisi olarak çünkü bu işi en iyi işleten Turizm Bakanı yani bu turistleri yurt dışından getiren sizsiniz. Ulaştırma Bakanlığının, Türk Hava Yolları işletmeciliğiyle ne ilgisi var? Ben söylüyorum size, Ulaştırma Bakanı havaalanları yapıyor özel şirketlere veriyor öyle değil mi? Türk Hava Yollarını niye gerçek sahiplerine vermiyorsunuz?

BAŞKAN TAHİR AKYÜREK - Hüseyin Bey, son bir dakika, açayım mı?

HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Evet, Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum. Kusura bakma, çok dolduğum için bazı şeyler...

BAŞKAN TAHİR AKYÜREK - Hüseyin Bey turizmci olduğu için.

HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Evet, teşvik yasası diyoruz Sayın Bakan Yardımcım. İnan ki, var ya, bu yasa teşvik yasası değil ceza yasası olarak çıkıyor, maalesef üzülerek söylüyorum. Bu ülke hepimizin, ben Baki Bey'le altı yıldır çalışıyorum çok sevdiğim bir arkadaşım, zaman zaman geldi burada çok ciddi derecede muhalefet de yaptı. Ben saygı duyuyorum bütün buradaki milletvekillerime ama ben üzülerek Sayın Bakan Yardımcımıza bir şey söyleyeyim. Samimi söylüyorum, daha önceki sistemde 2015 ile 2018 arasında çalıştım, seçilmiş gelmiş bakan yani milletvekilliğinde bakan olan, her zaman hesap veren bir bakandır. Biz bürokrasiyi küçültelim derken bakanı bile bürokrasi yaptık.

Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ederim.