| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin (2/3740) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 12 .07.2021 |
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ilk maddesine geldik. Bu ilk maddeden itibaren bir dağınıklığın olduğu ortadadır. Yani değiştirilen kısma baktım, geleneksel olarak alıştığımız, kamu görevlilerinin ücret, özlük haklarıyla bağlantılı sistematiğe uygun olmayan, "aradaki mağduriyetin asgari düzeyinin farkının verilmesi" şeklinde diye rastgele konulmuş bir ifade var. Yani bir kere, özlük hakları böyle özensiz olarak düzenlenmez; bu metinlerin çok özenli ve düzenli olması lazım, her yapılan kanunun bir hukuk şahikası olması lazım. Bundan yirmi sene önce yapılan yasalara bakın, elli yıl önce yapılan yasalara bakın, her cümlesini bir vecize gibi görürsünüz. Hatta onu bırakın, 19'uncu yüzyılda yazılmış Mecelle'yi alın; her cümlesi, her maddesi başlı başına bir vecizedir. Maalesef, bu torba yasalarda önümüze gelen metinler metin olmaktan, hukuk metni olmaktan öte, dost, ahbap işi yazılmış ifadelerle donatılmış vaziyette. Böyle teklif hazırlanmaz arkadaşlar, önünüze bir şey geldi diye onu düzenleyemezsiniz. Meclis Başkanlığı sizde, rica edin; bir birim oluştursunlar, buraya gelen kanun teklifleriyle ilgili ciddi redaksiyon yapacak bir birim olsun bu Mecliste. Hazırladığınız şeyleri veya size gelen metinleri o redaksiyon ekibi hukukun ilkelerine, prensiplerine, ilgili kanunun özüne ve bütününe uygun olarak yeniden düzenlesin. Kanunun bütününü görmüyorsunuz tabii; torba yasa olunca, işte, bir kanun bütünlüğü içerisinden bir maddeyi alıyorsunuz, getiriyorsunuz, orada bir düzenleme yapıyorsunuz. Üslup olarak bile diğer maddelerle ne kadar uyumlu bu, hiç baktınız mı? Bu kanunun değişikliği, 442 sayılı Köy Kanunu'nda yapılan bir değişiklik. Allah aşkına, 1924 yılında çıkarılan Köy Kanunu'nun üslubuna bir bakın, bir de şu maddenin, değişiklik yaptığınız şu maddenin bir üslubuna bakın; ondaki ağırlığı acaba burada görecek misiniz? Göremezsiniz.
İkincisi, değerli arkadaşlar, ekonominin tamamı bir bütün hâlinde düşünülür. Emeklilerin yüzde kaçı asgari ücretin altında maaş alıyor, biliyor musunuz? Niye aklınıza emekliler hiç gelmedi? Yüzde 70'i asgari ücretin altında maaş alıyor -söylediğimde bir yanlışlık varsa sorun arkanızdaki bürokratlara düzeltsin- yakın zamana kadar "yüzde 50'si" diyorduk ama Mecliste tartışırken "yüzde 70'i" denildi, iktidar da düzeltmediği için ben yüzde 70'i diyorum şu anda, yüzde 50'si de olabilir, asgari ücretin altında. Niye aklınıza hiç gelmiyor? Veya pandemi nedeniyle ücretsiz izne çıkardınız milyonlarca insanı, asgari ücretin yarısını vermediniz ya, yarısını vermediniz, yarısını, üçte 1'ini verdiniz, günlük 39 lira verdiniz. Kısa çalışma ödeneği asgari ücret düzeyinde yapıyor mu? Madem standardınız asgari ücrettir, bu asgari ücret standardını bütün alanlarda korumanız lazım. Herkesi perişan ettiniz. Piyasa kan ağlıyor, fiyatlar 2'ye katlanıyor ve siz hâlâ önünüze rastgele gelen bir yeri düzeltiyorsunuz, geride beş on yer kalıyor, onlarla ilgili hiç kılınızı kıpırdatmıyorsunuz. Hayat pahalılığının ve sıkıntının tüm kesimlere yaptığı etkiyi bilmeniz lazım, böyle bir düzenlemeyi de diğer kesimlerle birlikte... Demin konuşan arkadaş gayet isabetli söyledi, bellemişsiniz asgari ücret, onu da tutturamıyorsunuz zaten, çalakalem "asgari ücret düzeyinde fark verilmesi..." Düzgün bir prensibe bağlayın da asgari ücretin altında kalmasın. Niye kalıyor asgari ücretin altında kardeşim?