KOMİSYON KONUŞMASI

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sayın Başkanım, değerli Komisyon üyeleri; tabii, Sayın Ramazan Kerim Özkan Bey'in söylediği birçok husus var, onların kısa bir değerlendirmesini yapmak istiyorum müsaadenizle.

Önce, tabii, şunu söyleyeyim ilk söylediği hususla ilgili, bu il müdürlüklerinin yetkisi vesaire. Burada aslında bu düzenleme şu: Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği hususlar, biz aslında onu düzenliyoruz. Yani, Anayasa Mahkemesine giden ama Anayasa Mahkemesinin iptal etmediği mevcut düzenlemeler var, siz onları tenkit ediyorsunuz. Yani, bu, dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin denetiminden geçmiş bu hususlar ve Anayasa Mahkemesi bunu yerinde görmüş, buna herhangi bir itirazda bulunmamış. Anayasa mahkemesinin itiraz ettiği husus sadece şu: Daha önce 4631 sayılı Kanun'da aslında Tarım Bakanlığına verilen yetki, yönetmelikle yetiştirici birlikleri -demin sayılarını söyledim- 1989'da, 1990'lı yıllarda, 1998'de kurulmuş birlikler. Neye göre? 4631'e göre. Peki, 4631 ne demiş? Demiş ki: "Tarım Bakanlığı bu konuyla ilgili yönetmelik yapar, düzenler." Ve o yönetmelikle yapılmış. Ama, ne ki? O kanun müstakil bir kanundur, Islahı Hayvanat Kanunu'ydu yani 1926'da çıkan, daha sonraki 2001'de çıkan da Hayvan Islahı Kanunu. Şimdi, burada diyor ki: "Siz -farklı konular da var tabii işin içerisinde, orada bu bir manada ayrı ayrı maddeler bünyesinde mündemiç, o hâle gelmiş- yetkiyi bu şekilde kullanmayın, ayrı bir düzenleme yapın." Biz de ayrı düzenleme yapıyoruz. Sizin bahsettiğiniz, örneğin, il müdürlerinin şube kurulmasıyla ilgili izin vermesi konusu, mevcut uygulamada var zaten. Anayasa Mahkemesinin denetiminden geçmiş ve Anayasa Mahkemesinin buna herhangi bir itirazı yok. Bunun gibi birçok konu var. Şimdi, siz diyorsunuz ki: "Hayır, bunları da yapalım."

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) - Sağlıklı bir şey yapalım diyoruz.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Hayır, zaten sağlıklı. Burada sağlıklı olup olmadığına karar verecek olan... Sonuçta bir denetime gitmiş, Anayasa Mahkemesine gitmiş, Anayasa Mahkemesi burada Anayasa'ya aykırılık görmemiş, "Bu uygun." diyor. Sadece, iptal ettiği hususta diyor ki: "Burada, siz yönetmelikle bu şekilde bu düzenlemeyi, dikey düzenlemeyi yapmayın, bunun ayrı bir kanunu olsun şu şekilde." Biz de Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği maddeyle ilgili hususları ayrıntılı bir şekilde arkadaşlar çalıştılar... Bakın, yetiştirici birliklerimizin hepsi burada, arı da, koyun, keçi de, sığır yetiştirici birlikleri de, hepsi burada. Onlarla da ayrıntılı bir şekilde görüşüldü, görüşleri alındı ve o doğrultuda yapıldı.

Mesela, denetimlerle ilgili diyorsunuz. Şimdi, denetimler sonucunda hukuka aykırı eylemleri tespit edilen yöneticilerin görevden uzaklaştırılması veya tedbiren görevine son verilmesi, mevcut Kooperatifler Kanunu'nun 90'ıncı maddesinde de var. Bu madde Anayasa Mahkemesine iptal istemiyle gitti ama Anayasa Mahkemesi düzenlemenin uygun olduğuna karar verdi. Dolayısıyla, burada o manada herhangi bir problem yok. 1163 sayılı Kanun'un 90'ıncı maddesinde bu husus var.

Mesela, yine bir denetimle ilgili, diyorsunuz ki işte, illa müfettiş gitsin veya işte, hukukçu gitsin, vesaire. Şimdi, şöyle bir şey, bazen öyle küçük bir meseleyle ilgili denetim gerekiyor ki yani oradan bir müfettişin gitmesini gerektirecek bir durum yok. Çok basit, günlük rutin bir mevzuyla ilgili bir anlaşmazlık oluyor, bir ihtilaf oluyor. Çünkü, bu görevleri yapan taşradaki arkadaşlarımız yani kendi sistemlerini, kendi işlerini elbette ki iyi biliyorlar ama bazen bürokratik bir mevzuyu, bir meseleyi o konuda ihtilafa düşüyorlar, şikâyet ediyorlar. Diyor ki işte, "Bir eleman gelsin." uygun bir kişi görevlendiriliyor.

Yine, denetimlerle ilgili, mevzuat gereği merkez birliği ziraat odalarını denetleyebilmekte. Burada da aslında paralel bir düzenleme öngörülüyor. Islah amaçlı yetiştirici birliklerinin merkez birlikleri bu il birliklerini denetleyebilmelidir.

Yine, aidatların üst sınırının Bakanlıkça belirlenmesinin, öngörülmesinin nedeni şu: Birlikler gerçekte astronomik rakamlarla üyelerinden haksız bedeller almasın diye, bunun önüne geçilsin diye bu kondu. Çünkü, zaman zaman, tabii, işini çok düzgün yapan büyük bir çoğunluk var ama sonuçta insanın olduğu yerde binde bir de olsa bir problem yaşanabiliyor, o nedenle de o tür istismarı da önleyebilecek mahiyette bir sınırlama getirilmesinin uygun olacağını düşünüyoruz.

Tabii, sizin söylediğiniz diğer hususların bir kısmı aslında bir önerge konusu çünkü biz burada ihtiyacı giderecek, Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği hususu o sınırla kalmak kaydıyla ve ihtiyaca cevap verecek şekilde bir düzenleme yaptık. Bunu da sektör paydaşlarıyla ayrıntılı bir şekilde değiştirdik. Mesela, bize bazı hususları getirdiler, şu anda onları mesela, zannediyorum, önergeyle düzenlenecek, onlar üzerinde şey sağlandı. Yani, biz düzenlemelerle sektörün ihtiyaçlarını giderme konusunda kararlı bir tutum sergiliyoruz. Her şikâyet mahkemeye giderse, mahkemeye intikal ederse birliklerin çalışması mümkün değil. O nedenle, görevlendirilen personelin burada birliklerin rahat çalışması için bir katkısı olur ve o maksatla gönderiliyor.

Şimdi, ithalat ihracat meselesine gelince: Sayın Vekilim, sizin de bilmeniz gerekiyor yani bir ülkenin bir başka ülkeyle ticaret antlaşması imzaladığında... Mesela, o demin söylediğiniz ürünlerin hiçbirisinin ticarette pratik hiçbir karşılığı yok. Onlar kâğıt üzerinde yazılıyor yani onların, Türkiye'nin ne ona ihtiyacı var, ne gelir ama gelebilir ya sınır çerçevesinde, sınır ticareti kapsamında. Siz de ona karşı onlara başka ürünler satıyorsunuz. Artık, şunu söyleyeyim: Mesela, şimdi, "Yumurta" dediniz. Değerli arkadaşlar, 2002 yılında -demin Sayın Matlı da herhâlde orada söyledi- Türkiye'nin yumurta ihracatı 3,9 milyon dolar yani 4 milyon dolar bile değil, 2013'te 406 milyon dolar yumurta ihracatı. Yani, 4 milyon dolardan 406 milyon dolara çıktı, 104 kat arttı son on bir yılda. Üretimine bakın, 11 milyardan 16,5 milyara çıktı yumurta üretimi Türkiye'de. İhracatımızı da 104 kat artırdık. Şimdi, siz, eğer bir ülkenin ticaretini geliştirecekseniz, ihracatını yapacaksınız "Ben dünyadan hiçbir şey almayacağım, ben sadece dünyaya mal satacağım." diyebilir misiniz, böyle bir şey var mı, böyle bir ticaret var mı? Bakın, hep şu örnek verilir ve yanlış verilir: Hollanda'dan bahsediliyor "Türkiye'nin bilmem kaçta kaçı, işte, şu kadar ürün satıyor." diye. Değerli milletvekilim, Hollanda o sattığı ürünleri kendisi üretmiyor, Hollanda dediğin yılda 86 milyar dolar gıda ve tarım ithal ediyor, ithal. 86 milyar dolarlık gıda ve tarım maddesi ithal ediyor, bunu alıyor, işliyor, satıyor.

SELAHATTİN KARAAHMETOĞLU (Giresun) - Biz de 12 milyar dolar mal satıyoruz.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Müsaade edin, hayır, biz 18 milyar dolar satıyoruz.

SELAHATTİN KARAAHMETOĞLU (Giresun) - Hollanda, Konya'dan küçük sonuçta.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Hayır, öyle değil ama.

Biz 77 milyonu besliyoruz, 35 milyon da turist besliyoruz, üstüne 18 milyar dolarlık gıda maddesi satıyoruz. Bizim ithalatımızla onların ithalatı mukayese edilmez.

Bakın, İran'lı söyledi Ramazan Bey, söyleyeyim, İran'la 2013 tarım ihracatımız ve ithalatımızı söyleyeyim size: İthalatımız 51 milyon dolar, ihracatımız 248 milyon dolar. Kaç katı? Aldığımızdan 5 katını satıyoruz onlara.

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) - Yani tarım ürünleri mi satıyoruz?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Elbette ki, tarımdan bahsediyorum ben, söylediklerimin hepsi tarım ve gıda. Onun için lütfen hani bunları konuşurken ederken kendimize de haksızlık yapmayalım. Bakın, muhalefet yapın, başımın üstüne yani hiç o konuda bir şeyim yok. Daha güzel yol gösterin, daha iyi yol gösterin, başımla beraber ama bu muhalefeti edeceğiz diye de Türkiye'ye haksızlık yapmayın. 5 kat daha fazla satıyoruz yani dünyada böyle bir ticaret var mı? Yani "Ben sadece mal satacağım, ben hiç kimseden bir şey almayacağım." artık, dünya böyle bir dünya değil. Bunu söyleyen ülke ticaretini geliştiremez, ihracatını da geliştiremez. Herkes dese ki: "Bende ne üretiliyorsa ben kendimde tutacağım, ben kimseden bir şey almayacağım, kimseye de bir şey satmayacağım." öyle bir ticaret olur mu? Bütün gelişmiş ülkelerin tamamı ticaret yapıyor. Artık, bunun göstergesi, ne kalkınmanın ne gelişmişliğin göstergesi bunun miktarıyla ölçülmüyor. Bakın, işte, İran'la tarım ihracatımızı ve ithalatımızı söyledim ve size şunu söyleyeyim: Geçen seneki bizim tarım ihracatımız içinde tarımın kullanmadığı, ham madde olarak kullanmadığı kauçuk gibi, kereste gibi, ham selüloz gibi -kâğıt malzemesi- tekstil elyafı gibi bütün bunların da olduğu bizim ithalatımızın tamamını toplasanız -gıdayı söylemiyorum- onlara dâhil etseniz bile onları Türkiye'nin ihracatı ithalatından yaklaşık 1 milyar dolar daha fazladır.

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) - "Kayıt dışı giriyor." diyorlar Sayın Bakanım.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Öyle değil kardeşim, hayır.

Bakın, ithalatımızın 5,7 milyarı tarımın kullanmadığı ham maddeler, lastik sanayisinin kullandığı ham maddeyi biz tarımda gösteriyoruz. Ona rağmen, toplam tarım ihracatımız toplam tarım ithalatımızdan daha fazla. Onun için hiç burada...

SELAHATTİN KARAAHMETOĞLU (Giresun) - Sayın Bakanım, tarım ve gıdadaki ithalatımız toplam ne kadar?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Şöyle söyleyeyim: 16,8 toplam içinde 6 milyar doları tarım dışı ham madde, 18 milyar dolar da bizim ihracatımız.

SELAHATTİN KARAAHMETOĞLU (Giresun) - Tarım ve gıda?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Eve, tarım ve gıda.

Şimdi, dolayısıyla, burada dengemiz yaklaşık 1 milyar dolar, tekrar ediyorum, o aslında 6 milyar dolar tarımın kullandığı bir şey değil bu çünkü eğer tarımın içinde bunu sayacaksak o zaman bunun ihracatını da tarımdan saymamız lazım. Örneğin, Türkiye tekstil ihracatı kaç milyar dolar? 15-20 milyar dolar Türkiye'nin tekstil ihracatı var. Biz şimdi 1 milyar dolarlık tekstil elyafı ithal ediyoruz diyelim, karşılığında şu kadar ihracat yapıyoruz ama o ihracat sayılmıyor bizde ama ona rağmen ithalatı bizde sayılıyor.

SELAHATTİN KARAAHMETOĞLU (Giresun) - Peki, bunun karşılığında bizim ihracatımız içinde söylediğiniz maddeler var mı? Yani, "Elyaf gibi" dediniz ya. Peki, buna benzer bizim ihracatımızın içinde böyle maddeler var mı?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Yok, 18'de bunlar yok.

SELAHATTİN KARAAHMETOĞLU (Giresun) - Var ama tarımda değil yani.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Tarımda değil yani ihracatımız başka yerde. Otomobil satıyoruz, lastiği onun bizim ithal ettiğimiz kauçuktan geliyor, pamuk da öyle yani dolayısıyla orada tarım sektörünün Türkiye'deki burada ürettiğiyle halkını beslemesi ve yarattığı katma değerle yaptığı ihracat, burada haksızlık yapmayalım, o başka bir şey çünkü.

Yani, bu ticaret antlaşmalarında... Bir de şu var: Biz bunları tabii şeyden alıyoruz. Diyelim ki siz Dış Ticaretten alıyorsunuz, orada matbu, standart şeyler var, standart bilgiler var çünkü kategorize ediyor, o kategorinin ismini sayıyor yani o kategori içerisinde illa o fiilî bir ithalatın gerçekleşmiş olması gerekmiyor. Diyor ki: "Şu grup ürünler." O grup içerisinde her şey var. Dolayısıyla, onları biz sanki ithalat yapılmış gibi gösteriyoruz, o doğru değil. Ha, bazen de şöyle bir şey: Siz bir adama, bir ülkeye 100 milyon dolar bir şey satacaksınız, diyor ki: "Benden 100 milyon dolar bir şey alıyorsun, karşılığında da benden bir şey al, ben de ticaret yaptığımı anlayayım." E, ne alayım ben senden? "Bende biraz semiz otu var, onu al benden; şu ürünü al." diyor. Yani, bizim ona ihtiyacımız olduğundan değil ama 100 milyon dolar malı oraya satmanız için o antlaşma metninin içerisine alıyorsunuz, ondan da 500 bin liralık, 1 milyon dolarlık bir şey alıyorsunuz ki karşılığında ona 100 milyon dolar mal satıyorsunuz; işin özü, esası bu. Burada ticaretle ilgili olarak söyleyeceğim husus da bu.

Türkiye tarımda ve gıdada, tekrar ediyorum Sayın Başkanım izninizle, net ihracatçıdır. Tarımın kullanmadığı ham maddeler dâhil olmak üzere net ihracatçıdır, ithalatçı değildir; en son rakam bu.

İLHAN DEMİRÖZ (Bursa) - Ham madde de dâhil öyle mi?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Ham madde de dâhil.