| Komisyon Adı | : | (10 / 4413, 4430, 4431, 4432, 4433, 4434, 4435, 4436, 4437, 4438) Esas Numaralı Meclis Araştırma Komisyonu |
| Konu | : | Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Mustafa Altuğ Atalay'ın, küresel ısınma, Marmara Denizi'nde balıkçılığın durumu ve müsilaj sorununa yönelik olarak Bakanlık olarak yaptıkları çalışmalar hakkında sunumu. |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 20 .10.2021 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim Başkan.
Benim Rıdvan Vekilim kadar balık kültürüm geniş değil, ancak yiyecek kadarını biliyorum ama benim de bir iki sorum olacak izninizle.
Siz Marmara'da 249 balık türü olduğunu ifade ettiniz ama biz Müsilaj Komisyonu kurulmadan önce Tekirdağ'da bir balıkçılık kooperatifini ziyaret etmiştik, orada balık türünün 5'e düştüğünü, hatta avlanmak için Marmara'da artık avlanamadıklarını, ya Karadeniz'e ya da Ege'ye açılmak durumunda kaldıklarını ifade etmişlerdi, bunu Komisyonda da zaman zaman dile getirdim. Bu 5'e düştüğü balıkçıların ağzından duyduğumuz bir şey, 5 türe kadar düştüğü, siz 249 tür olduğunu ifade ettiniz, bunu bir açıklayabilir misiniz rica etsem.
Bir de bu hayalet ağlar dediniz, bunları dalıp çıkarmak yerine bunların denetimi yapılmıyor mu acaba atılmamasıyla ilgili, balıkçılık yaparken doğal mıdır hayalet ağ oluşumu, onu merak ettim.
Kum çıkarılmasını yasaklamışsınız. Evet, son derece önemli bir şey ama Sayın Genel Müdürüm, stabilize dökülmesini yasaklamayla ilgili bir şey var mı yani hafriyatların Marmara'ya döküldüğünü biliyoruz. Yani en az kum çıkarılması kadar bu stabilizenin dökülmesinin de bence bu deniz dibi canlılarına zarar verdiğini düşünüyorum açıkçası.
Çok konuşuldu ama yine de "Müsilajın midyeye zararı yok." dediniz ama ağır metal açısından zaten açıkladınız ama ben notlarımda olduğu için yine de sormuş olayım.
Teşekkür ederim sunumuz için.
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI BALIKÇILIK VE SU ÜRÜNLERİ GENEL MÜDÜRÜ MUSTAFA ALTUĞ ATALAY - Sayın Vekilim, teşekkür ederim.
Tür sayısında, mesela bu 249'un içinde hiç aklınıza gelmeyecek, çok küçük, belki insanların hiç fark etmeyeceği balık türleri var, ticari olarak önemli değil ama ekosistemin parçasıdır ve ekolojik olarak önemlidir, onlarla birlikte 249 balık var. Yansıttım ekrana, ticari olarak avcılığı yapılan, 2020'de 62 tür var, 2010'da 58 tür... Bunun azalmasını, çoğalmasını, değişimlerini takip edebiliriz ama türlerin azaldığını ve tamamen yok olduğunu söyleyemeyiz. Yine çok net bir şekilde ifade ediyorum ki: Yunanistan iyi bir örnek gösterilir bize, Yunanistan'dan çok daha korumacıyız. Bu hangi türde? Kıkırdaklı balıklardan yani vatoz gibi, köpekbalığı gibi hatta yunus gibi balıklar dâhil, çift kabuklular dâhil Avrupa Birliğine şu anda biz tavsiye veren konumuna yani Avrupa Birliği veya Akdeniz Balıkçılık Örgütü -önemli bir örgüttür- bizim tavsiyelerimiz doğrultusunda hareket ediyor ve Akdeniz'de Türkiye olmadan herhangi bir başarı sağlanamayacağını da kabul ediyorlar. Bu tür sayısında değişim olacak.
Hayalet ağ şöyle: Hiçbir balıkçı ağını bırakmak istemez. Bir gırgır ağının maliyeti 2-3 milyon vardır diye tahmin ediyorum, kaybettiği zaman ciddi miktarda canı yanar.
DENİZ ÜRÜNLERİ AVCILARI, ÜRETİCİLERİ MERKEZ BİRLİĞİ BAŞKANI NİHAT IŞIK - Günlerce arıyoruz kaybettiğimiz zaman, bulamıyoruz.
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI BALIKÇILIK VE SU ÜRÜNLERİ GENEL MÜDÜRÜ MUSTAFA ALTUĞ ATALAY - Bazen bulunmaz. Daha küçük ağlar da küçük balıkçıların, isteseler de çekemiyor veya başka bir tekne gelip onu sürükleyip atıyor, bir kayanın üzerin yapışıyor. Onu bulup çıkarmayı biz görev addettik. Yine dünya üzerinde başarılı işler olarak gözüken, pek çok makalede veya çevre örgütünde takdir topladığımız, ödül aldığımız projeler kapsamında bunlar. Bir de yeni bir uygulama daha getiriyoruz, balıkçılarımız buna da kızıyor ama her ağa bir marka bağlayacağız, teknenin plakası var, hangi teknede oluyorsa o küçük plakalar 50'şer metre aralıklarla o ağlarda olacak, dolayısıyla kaybettiği zaman hangi teknenin kaybettiğini bulacağız. Balıkçılar bunu büyük ihtimal verir ama bazen o plakasız veya küçük, etiketsiz ağlardan bulduğumuz zaman onları da toplayacağız sahipsiz ağ diye, o da caydırıcı bir unsur olarak gelecek. Ama bunların her birini yapmak hem maliyet açısından hem de "Balıkçıya destekleme verelim." deyip, bütçesini bulup bunu balıkçıdan almak bile, bu bilgileri almak bile altı ay alıyor, herkesin istediği bir işte, bu tür işler zaman içerisinde. Yine sizin vermiş olduğunuz yetkiyle, Meclisin vermiş olduğu yetkiyle adım adım daha iyiye gidiyor.
Kum, çakıl çıkarılmasıyla ilgili tedbir aldık, dökü bırakılmasını da her ortamda sabote ediyoruz, en azından şerhimizi koyuyoruz, yapılmaması gerektiğini, yapılacaksa bazı durumlarda gene Marmara'daysa Çınarcık Çukuru var 1.100 metre derinlikte, ta o bölgeye gidilmesi... Tabii, ticaret insanları da en kısa yoldan, kaçak veya bir şekilde bunu aşmaya çalışıyor ama bulduğumuz zaman hem Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hem biz... Balıkçılarımız da mesela bu konuda nasıl müsilajda uyarı sinyalini ilk olarak verdilerse, kaçak dökü olduğu zaman benim telefonum gece on birde, on ikide çalar, rahat ulaşırlar veya il müdürlüğüne, ilçe müdürlüğüne de ulaşırlar. Gerekli tedbiri almaya çalışıyoruz o konuda.
İsterseniz bir kere daha söyleyeyim kayıtlara girmesi açısından ama ağır metali de takip ediyoruz, şu ana kadar herhangi bir olumsuzluğa rastlamadık. Bulunmakla birlikte, hepsi limitlerin altında.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim, sağ olun.