| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/283) ile 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/282) ve Sayıştay tezkereleri a) Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı b) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu c) Nükleer Düzenleme Kurumu ç) Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü d) Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü e) Türkiye Enerji Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu f) Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü g) Nadir Toprak Elementleri Araştırma Enstitüsü ğ) Türkiye Atom Enerjisi Kurumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 01 .11.2021 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, Sayın Bakan, değerli bürokratlar, basınımızın temsilcileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, zamanın birinde bir ağa varmış. Eli sıkışan; tarlasını, evini, bağını, bahçesini satmak isteyen onun yanında alırmış soluğu. Ağa sorarmış "Bu satmak istediğin mal miras mı kaldı, yoksa alın terinle mi aldın?" diye. "Miras malı" denirse pazarlığa oturur "alın teriyle" denirse oralı olmazmış. Cumhuriyet ve cumhuriyet kazanımları, cumhuriyeti kuranlar için miras değil, alın teriydi. Türkiye son yirmi yıldır kadir kıymet bilmez bir hayırsız mirasyedi iktidar tarafından yönetilmekte. Âdeta öç alırcasına cumhuriyet kazanımları har vurup harman savruluyor. "Ne banka bırakacağız ne fabrika ne işletme ne de liman, hepsini satacağız." diye diye ne santral bıraktınız ne bunlara yakıt sağlayan madenleri ne dağıtımı ne de başka kurumları, hepsini özelleştirdiniz.
NEVZAT ŞATIROĞLU (İstanbul) - Enkaz bıraktınız, enkaz!
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Sektör tamamen yerli ve yabancı şirketlerin insafına terk edildi. Elektrik üretiminde dışa bağımlılık oranımız 1984'te yüzde 23 iken 2020'de yüzde 43,3 oldu. Sektör kamusal çıkara yönelik değil, yandaş şirketlere iş yaratmak ve rant sağlamak amacıyla çalışır hâle geldi.
Değerli milletvekilleri, özelleştirme politikaları vatandaşa pahalılık, zam ve enerji yoksulluğu olarak geri dönmekte. Vatandaş resmen soyuluyor. Bakın şu faturalara; bu faturalar bir yıl önceki temmuz ayı ve bu yılki ağustos ayına ait faturalar. İki fatura arasında elektrikte yüzde 30 dolayında bir artış var. Ocak ayından beri elektriğe gelen yüzde 30 zamma karşılık hangi memura, hangi emekliye, hangi işçiye son bir yılda yüzde 30 oranında zam yaptınız? Son üç yılı ele alalım; konutların ödediği elektrik birim fiyatı 2018'in başında 45 kuruştan 2021'in sonunda 91,5 kuruşa çıktı. Doğal gazda da durum aynı; konutlarda kullanılan 1 metreküp doğalgaz 2018'in birinci döneminde 114 kuruş iken 2021'in ikinci döneminde 149 kuruştan faturalara yansımakta. EÜAŞ'tan 24 kuruşa çıkan elektrik halka neredeyse 4 katına, 92 kuruşa satılıyor.
Sayın Bakan, arada kimler zengin ediliyor? Üstelik elektriğe yeni zam da kapıda. Ekim ayında açıklanması gereken yeni elektrik tarifesi hâlâ yayımlanmadı. Soruyoruz: Enerji fiyatlarının enflasyon hesaplamalarından çıkarıldığını da göz önüne aldığımızda, iktidar 2021 yılının Kasım ve Aralık aylarına yüklü bir zam oranıyla girmeyi mi amaçlamaktadır?
Değerli milletvekilleri, 2 milyon 100 bin hanenin elektrik faturalarının kamu tarafından ödenmesi, faturasını ödeyemediği için elektrikleri kesilen yaklaşık 3 milyon 700 bini aşan hanenin varlığı ülkemizde enerji yoksulluğunun geldiği noktayı göstermesi açısından önemlidir. Özelleştirmeler için topluma sunulan pembe tabloların üzerindeki sır zaman içerisinde dökülmüş ve karşımıza enerji yoksulluğunun resmini içeren kara bir tablo çıkmıştır. Peki, ne yapılırsa bu tablo değişir? "Geçinemiyorum, faturamı nasıl ödeyeyim?" diye feryat eden vatandaşlarımızın yükünü biraz hafifletmek adına elektrik faturalarının yaklaşık yüzde 20'sini oluşturan vergi ve fonlar tekrar gözden geçirilmelidir. 2017 yılında yapılan yasal düzenlemeyle sanayi abone grubundan kaldırılan TRT payı kesintisi tüm abone gruplarından kaldırılmalı ve elektrik faturalarındaki TRT payı tahsiline son verilmelidir çünkü TRT payı uygulaması iktidarın propagandası için elektrik faturalarını haraca bağlamanın adı olmuştur. Benzer bir uygulama, artık amacını yitirmiş olan enerji fonu kesintisi için de geçerli olmalıdır. Mesken abone grubundan KDV tamamen kaldırılmalı; benzer uygulama, çiftçilik yaparak geçimini sağlayan tarımsal sulama abone grubu için de göz önüne alınmalı, KDV oranı yüzde 1'e çekilmelidir.
Değerli milletvekilleri, Sayıştay elektrik satışı yapan bazı şirketlerin elektrik faturaları üzerinden vatandaştan tahsil ettiği elektrik enerjisi fonu tutarlarını bakanlık hesabına hiç yatırmadığını ya da eksik yatırdığını ortaya koymuştur. Rapora göre 2019 yılında elektrik satışı yapan 174 firmadan 41'i hiç elektrik enerjisi fonu ödemesi yapmamış, 15'i ise eksik ve gecikmeli ödemiştir. 2020 yılında ise elektrik satışı yaptığı bildirilen 197 şirketten 37'si hiç ödeme yapmamış, eksik ve gecikmeli ödeme yapan şirket sasıyı ise 18 olmuştur. Vatandaş faturasını ödeyemeyince elektriğini anında kesenler söz konusu şirketler olunca gözlerini kapatıyorlar.
Değerli milletvekilleri, geçtiğimiz ay Muğla'nın Köyceğiz ilçesinde yer alan Dalaman Çayı üzerinde 115 megavatlık güce sahip olan Akköprü Hidroelektrik Santrali özelleştirildi. İktidar sata sata her şeyi tüketti, şimdi de ülkenin 6'ncı büyük barajını 605 milyon TL'ye satarak ne kadar yerli ve millî olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.
Şimdi de Türkiye'de üretilen elektriğin tüketiciye dağıtımını sağlayan ve dağıtım şebekesini aktarımdan sorumlu olan başlıca kurum Türkiye Elektrik İletim AŞ özelleştirme kapsamına alındı. Bakıyoruz ki TEİAŞ 2019'da 1,6 milyar lira, 2020'de 4,8 milyar lira kâr etmiş; en fazla kâr eden 3'üncü kamu işletmesi. Şimdi, böyle bir işletme neden özelleştirilir? "Biz bu kârı halkımız için, ucuz elektrik için, enerji güvenliği için kullanmayacağız; bu kâr şirketlerin olsun." derseniz özelleştirirsiniz. Sadece bu özelleştirme kararı bile iktidarın yaşadığı kaynak sıkıntısının halkımızın geleceğine vurulan bir pranga olduğunu göstermektedir. Bir kerelik gelir elde etmek için geleceğimiz maalesef satılmaktadır. Son yirmi yılda özelleştirilen elektrik üretim ve dağıtım sektörü borç batağı içinde, bu da enerji fiyatlarına zam olarak yansıyor. Bırakın TEİAŞ'ı özelleştirmeyi, kesintisiz, kaliteli, temiz enerjiye ödenebilir koşullarda erişim temel bir haktır, bunu sağlamak ise devletin görevidir. Üretimden iletime, dağıtımdan satışa bu hizmetin tek elden ve kamu eliyle yönetilmesi bu görevin hakkıyla yerine getirilmesinin ön koşuludur.
Değerli milletvekilleri, bugüne yine doğal gaz zammıyla uyandık. Bugünden itibaren geçerli olacak yeni tarifeye göre sanayi abonelerine yüzde 48, elektrik amaçlı tarifeye ise yüzde 46 zam yapıldı. Konutlara henüz zam gelmemiş olması yanıltmasın çünkü ülkemizde doğal gazın sadece küçük bir kısmı, yüzde 6'sı ısınma amaçlı kullanılıyor. Sanayici doğal gazı pahalı kullanınca ürettiği ürüne de zam yapacak, iğneden ipliğe her şey zamlanacak, olan yine halka olacak. İktidar enerji şirketlerine bir kez daha maalesef teslim oldu. İktidara çağrımızdır, şirketleri değil, bir kez olsun vatandaşı düşünün. Kara kış fonu oluşturun, enerjideki vergi yükleri ve zamları vatandaşın cebinden değil, bu fondan karşılayın, fakir fukara kışı rahat geçirsin.
Sayın Bakan, bazı sorularım olacak size.
Stratejik kuruluşlarımız BOTAŞ, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu gibi kurumların KİT mevzuatından muaf hâle getirilmesi mi amaçlanmaktadır?
Diğer sorum: İktidar, Haziran 2022 tarihine kadar gerçekleştirmeyi hedeflediğini duyurduğu KİT reformuyla KİT sisteminin toptan değiştirilmesini hedefliyor. Böylelikle KİT'lerin bağlı mevzuattan muaf hâle getirilerek özel şirket mantığıyla yönetilmesi mi amaçlanmaktadır?
Diğer sorum: Keşfedilen doğal gaz rezervlerinin yer aldığı Sakarya doğal gaz sahasının geliştirilmesi için ekim ayında TPAO, 2 yabancı şirketten oluşan Schlumberger ve Subsea 7 konsorsiyumuyla anlaşmıştır. Bu anlaşmanın ayrıntıları kamuoyuna neden açıklanmamıştır? Bugün giderek daha pahalı hâle gelen sıvılaştırılmış doğal gaz LNG'nin doğal gaz ithalatımız içerisindeki payının artırılmasının nedeni nedir?
OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Girgin, lütfen tamamlar mısınız?
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Tamamlıyorum Başkanım.
Vatandaşın kullandığı doğal gaza da zam yapılması gündemde midir?
Uzun yıllar ekskavatör tamircisi olarak Türkiye Kömür İşletmelerinde çalışmış bir işçi olarak soruyorum: TKİ ve TTK gibi kurumların desteklenerek üretimin, çevre ve insan sağlığına yönelik tedbirler alarak artırılmasına yönelik çalışmalarınız var mıdır?
Teşekkür ediyorum.