KOMİSYON KONUŞMASI

ERKAN AYDIN (Bursa) - İlginiz için teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Bakanım, öncelikle bütçeniz hayırlı olsun. Sunuş konuşmanızı dinledik, orada "Her zaman bize ulaşabilir, randevu alabilir, telefonla da ulaşabilirsiniz." dediniz ama ben yaklaşık üç aydır bekliyorum, bir türlü sizden bir geri dönüş olmadı randevuyla alakalı. Şahsım için değil, yine halkın bir kısmının sorunu için. Çalışma arkadaşlarınız not alırsa bir dahaki hafta görüşürsek iyi olur. Erkan Aydın, Bursa Milletvekili.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI VEDAT BİLGİN - Tamam.

ERKAN AYDIN (Bursa) - Tamam, inşallah Sayın Bakanım.

Burada birçok konu konuşuldu, özellikle İŞKUR'la ilgili sizin 2008-2009 yılında çıkardığınız Toplum Yararına Çalışma Programı'yla her yıl yaklaşık bir sürü insan alıyorsunuz, sekiz dokuz ay ya da altı ay süreyle çalıştırıyorsunuz. Tabii, bu konuda bunu yaparak bir nevi işsizliği azaltma yoluna gidiyorsunuz ancak 35 yaş üstü insanlarımız maalesef buraya başvuru dahi yapamıyor yani 40 yaşında işe ihtiyacı olan, işsiz kalan bir vatandaş bundan yararlanamıyor. Yine, sekiz dokuz ay çalıştıktan sonra yılın geri kalanında işsiz kalan vatandaş tekrar boşluğa düşüyor ve en önemlisi de buralarda sadece AKP'nin il ve ilçe başkanlarından gelen listelerdeki insanlar çalışabiliyor. Çok fazla karşılaşıyoruz bu sorunla, özellikle Anadolu'da çünkü artık bu Toplum Yararına Çalışma Programı bir iş kapısına dönmüş durumda. Buradaki adaletsizliği de giderirseniz çok memnun olacağız. Eski sistemde bakanları görüyorduk ancak şu anda göremediğimiz için yüz yüze belirtmek isterim.

Tabii, vakit çok dar olduğu için birkaç konuya da değinip bitireceğim, 3600 ek gösterge ile asgari ücret konularına. Biliyorsunuz, asgari ücret 1 Ocaktan bugüne kadar yaklaşık 800 lira eridi dolardaki, eurodaki artıştan dolayı ve siz yeniden değerleme oranlarını 2022 için yüzde 36 civarında öngörüyorsunuz. Bu da demek oluyor ki asgari ücretin de aslında minimum 4 bin lira civarında olması gerekiyor ve -bizim de parti olarak- asgari ücretteki gelir vergisinin çıkarılmasını bir kez daha burada dile getirmek istiyorum.

Yine, EYT'liler de 2020 Kasım verilerine göre 5 milyon 187 bin görünüyor, 2021 yılında 4 milyon 600 bin. Bunun bütçeye ek yük getireceğinden dolayı olmadığını, 600-700 milyar TL gibi rakamlardan bahsedildiğini ifade ediyorsunuz ancak bugün yasa çıkarılırsa -ki bir çalışma yaptığınızı kamuoyundan duyduk EYT ve 3600 ek göstergeyle ilgili- yapılsa 1 milyon civarında insan emekli edilebilecek. Onun da aylık maliyeti 2,2 milyar TL, yıllık da 26 milyar civarında. Bunun da kaynağının birçok yerden yaratılabileceğini düşünüyoruz.

Yine, Sosyal Güvenlik Bakanlığında bir bakanın yeğeninin 1 milyar TL'ye yakın bir yolsuzlukla -soruşturma da başlatmışsınız- kamunun zarara uğratıldığı... Ben daha önce bununla ilgili de araştırma önergesi verdim, Mecliste de dile getirdim. Ancak soruşturmanın ne aşamada olduğuyla ilgili burada bilgi verirseniz ve görevden alınanların tekrar bu işle ilişkisinin kesilip kesilmediğini ifade ederseniz çok memnun oluruz.

Son olarak da Tip 1 diyabetliler... Özellikle, Türkiye'de 18 yaş altı 20 bin civarında Tip 1 diyabetli çocuğumuz var. Bunların günde en az 7-8 defa parmaktan kan alınıp şekerlerinin ölçülmesi ve en az 3-4 defa da kandaki şeker seviyesine göre insülinle vücutlarının delinmesi gerekiyor. Bunlar gerçekten aileler için büyük dram, gece uyuyamıyorlar, çocuklarının başında şeker komasına girmesin diye hem şeker ölçüp hem insülinlerini veriyorlar. SGK bunun çok az bir kısmını karşılıyor. Sağlık Bakanlığının 28 Şubat 2017'de Sosyal Güvenlik Bakanlığına gönderdiği bir tavsiye var; bu giderlerin, özellikle sensörlerin ödenmesiyle ilgili. Sensör yetmez, bu insülin pompalarının da ödenmesiyle ilgili Sağlık Bakanlığının size gönderdiği yazı var, dilerseniz verebilirim ama bürokrat arkadaşlar çıkarabilir. Bu çocukların hepsine o ödemeleri yapsanız -sensör ve pompayı- aylık 40 milyon civarı bir para tutuyor, yıla vursanız 500 milyon yani 5'li çeteden sadece 1 şirketin sildiğiniz vergi borcuna tekabül ediyor. Ziraat Bankasının verip de tahsil etmediği 750 milyon doların sadece 50 milyon dolarına tekabül ediyor ama 20 bin çocuğun ve ailelerinin hem yaşam standardı düzelebilir hem de şeker komasına girdiklerindeki kalıcı sekeller bıraktığını da biliyoruz, bunlar engellenebilir. Sizden özellikle bu konuda... Çünkü Sağlık Bakanlığı da bu konuda tavsiye veriyor. Siz profilaksi amacıyla onu yapmadığınızda daha sonra tedavi için çok daha fazla masraf ödeniyor diyorum.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.