KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkür ediyorum Başkan.

Değerli milletvekilleri, 1'inci maddeyle ilgili geneli üzerinde bir cümle kurmuştum, o konuda bir değerlendirmede bulunmak istiyorum.

Gelir Vergisi Kanunu'nun "Basit usulün hududu" başlıklı 51'inci maddesinde kimlerin basit usulden yararlanamayacağı açıklanmıştır. Maddenin (12)'nci bendinde -bu yasayı da getirdim zaten- basit usulden yararlanamayacak olan mükelleflerin belirlenmesi için Cumhurbaşkanına yetki verilmektedir. Bu kapsamda, yine Gelir Vergisi Kanunu'nun 51'inci maddesine ilişkin olarak, (95/6430) sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'na göre büyükşehir belediye sınırlarında alım satım ve imalat faaliyetinde bulunan mükellefler basit usulden yararlanamamaktadır, bu Bakanlar Kurulu Kararı'na göre. Bunun anlamı, Kütahya'daki bakkal basit usulden yararlanırken Eskişehir'deki bakkal yararlanamamaktadır. Uşak'taki lokanta basit usulden yararlanırken Muğla'daki lokanta yararlanamamaktadır. Bir başka ifadeyle, aynı faaliyeti yapan ve aynı iş hacmine sahip iki esnaftan büyükşehir belediye sınırlarında olanlar basit usulden yararlanamazken diğer illerde olanlar yararlanabilmektedir. Bu konuda bazı esnaf arkadaşlarla da görüştük, odayla da görüştük. Getirilen düzenlemeyle ülke genelinde yaklaşık 850 bin basit usul mükellefi olan esnaftan yıllık cirosu 240 bin TL'nin altında kalanlar gelir vergisi istisnası kapsamına alınmaktadır. Bir bakkalla konuştuğumda "Ben sigara satıyorum, sadece sigara satsam bile zaten 240 bin TL'nin üzerine çıkıyor ama ben sigara satarken bunun yanında ekmek satıyorum, başka ürünler satıyorum, 240 bin TL'nin altında kalmam mümkün değil." şeklinde ifade etmektedir. Ancak aynı işi yapan ve aynı ekonomik koşullara sahip bir esnaf bu istisna kapsamına girerken bir diğer esnaf bundan yararlanamayacaktır. Bu durum hem vergide adalet prensibine hem de Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırıdır. Bu istisna kapsamı yeniden düzenlenmeli ancak "Basit usulün hududu" başlıklı 51'inci madde ve bu maddeye dayanak olarak çıkarılan 6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı bu kapsamda yeniden gözden geçirilmeli, esnaf arasında haksız rekabete neden olacak uygulamalar düzenlenmelidir. Aksi hâlde bir kısım esnaf için büyük haksızlık doğmuş olacaktır. Bununla beraber, istisnadan yararlanan esnaf arasında da bir haksız rekabet konusu olabilecektir. Bu konuda nasıl bir tedbir düşünülmekte? Getirilen düzenleme bu kapsamda mükelleflerin gelirini tam olarak tespit edecek bir güvenlik mekanizması sunmakta mıdır?

Bir yandan AVM ve zincir mağazalarla rekabet etmeye çalışan, bir yandan da pandeminin ekonomik etkilerini üzerinden atmaya çalışan sınırlı sayıdaki esnafın vergi yükünün hafifletilmesi geç kalan bir düzenleme olmakla birlikte, haksız rekabete neden olan uygulamaların da mutlaka düzenlenmesi gerekmektedir.

Teşekkür ediyorum.