| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/283) ve 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/282) ile Sayıştay tezkereleri a)Hazine ve Maliye Bakanlığı b)Kamu İhale Kurumu c)Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu ç)Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu d)Sermaye Piyasası Kurulu e)Gelir İdaresi Başkanlığı f)Türkiye İstatistik Kurumu g)Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ğ)Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu h)Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ı)Yatırımcı Tazmin Merkezi |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 12 .11.2021 |
ENSAR AYTEKİN (Balıkesir) - Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli hazırun; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Hazine ve Maliye Bakanlığının bütçesini konuşuyoruz. Sayın Bakan, Bakanlığınıza bağlı bir kurum var ki ülkede her şey güllük gülistanlıkmış gibi istatistiki veriler açıklıyor ama öyle bir çelişiyorsunuz ki evlere şenlik. Örneğin, bu kurum, faaliyet raporuna göre 414 milyon 544 bin 470 lira zarar etmiş. TÜİK bile, sayılarla oynama konusundaki maharetine rağmen zarar ederken halk ne yapsın? Halka gerçekleri ne zaman açıklamayı düşünüyorsunuz? Siz kendi açıkladığınız verilere gerçekten inanıyor musunuz?
Eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ın şirketinden 9 milyon dolarlık dezenfektan alındığı ortaya çıkmış, devlet zarara uğratılmıştı, kendisi de görevden alınmıştı. Henüz cezai soruşturma yok ancak iktidara geldiğimizde Yüce Divanda yargılanacağı kesin.
Geçtiğimiz günlerde Çalışma Bakanı Bilgin "Dezenfektan üretim işinin 'çok tehlikeli işler' kategorisinden çıkartılıp 'tehlikeli işler' kategorisine alınmasının kimin talebiyle olduğu?" sorusuna verdiği cevapta: "Kategori değiştirme yetkisinin TÜİK'te olduğunu." söyledi. Şimdi, TÜİK Başkanına soruyorum: Bu yetki sizde mi? Sizdeyse bu kategori değiştirme işini kimin talebi ya da baskısıyla yaptınız?
Sayın Bakan, Özelleştirme Fonu faaliyet sonuçları tablosuna göre döviz mevcudunun değerlendirmesinden doğan olumsuz kur farkları 207 milyon 229 bin 711 lira. Özelleştirme İdaresi dahi dövizden mağdur olmuş, vatandaşı siz düşünün.
Yine Sayıştay bulgu 4'te "Vadeli satış sözleşmelerine uygulanacak faiz oranlarının belirlenmesine ilişkin bir düzenlemenin bulunmaması sebebiyle ihalelerde farklı faiz oranları uygulanmaktadır..." Hangi ihaleye hangi faiz oranını neye göre uyguluyorsunuz? Açıklar mısınız? Sayıştay raporunda "Dünya Bankasından alınan kredi muhasebe sistemine işlenmemiş. Bunun sonucunda bilanço 718 milyon 217 bin 500 liralık hata oluşturmuş..." Bu kredi hangi gerekçeyle kayıtlara işlenmedi? Açıklar mısınız?
Sayın Bakan, faizsiz konut ve taşıt edindirme platformu olarak bilinen 35 tasarruf finansman şirketinden 21'i temmuz ayında BDDK tarafından tasfiye edilerek TMSF'ye devredilmişti. Bu şirketlere belli bir süre verilmişti, bu süre dolmadan neden tasfiye süreci başlatıldı? Ayrıca, "evim" sisteminin mağdurlarına yönelik ne gibi bir süreç izlenecek?
Merkez Bankası ciddi bir kurumdu, bağımsızdı, artık iliklerine kadar bağımlı ve gayriciddi bir kurum hâline geldi. "Faiz sebep, enflasyon sonuç." dâhiyane fikrini iktisada giriş dersi alan bir öğrenci sınav kâğıdına yazsa dönem tekrarı yapacakken bu temelsiz fikir iktidarın temel tezi hâline dönüştü ve üzülerek gördük ki Merkez Bankası da bu temelsiz fikre alet oldu. Sonucunu hep birlikte acı bir şekilde yaşıyoruz.
Sayın Bakan, görevden alınan Merkez Bankası Para Politikası Kurul Üyesi Abdullah Yavaş, bilindiği kadarıyla Amerika'da yaşıyordu, sadece toplantı için Türkiye'ye gelip gidiyordu. Yine bilindiği kadarıyla 2008 yılından bu yana PPK üyesi olarak çalışıyordu. Bu zamana kadar geçen süre içerisinde kendisinin Türkiye'ye geliş gidiş masrafları, uçak biletleri de bilindiği kadarıyla Merkez Bankasına ödetilmiş. Yaklaşık 700 bin dolarlık yalnızca ulaşım masrafı olduğu yazılıp çiziliyor, bu doğru mudur?
Sayın Başkan, Sayıştay Meclis adına denetim yapar. Sayıştay raporuna göre çeşitli dış alımlar yapılmış. Cumhurbaşkanlığı bir yandan tasarruf tedbirleri genelgesi yayınlıyor, Sayın Bakanın da Cumhurbaşkanına nasıl bir sadakatle bağlı olduğunu eylemlerinden ve kararlarından görüyoruz: Örneğin, 1600 cc üzerindeki makam araçlarını kiralamanız kanunen yasak olmasına rağmen 6 adet Audi A6 sedan, 33 adet Audi A4 sedan ve bunlardan hariç 39 ayrı araç daha kiraladınız. Sayıştaya ödeme emri belgeleri sunuyorsunuz, büyük çoğunluğu aslı yerine nüsha bile değil; âdeta gidip marketten fiş alır gibi almış, gider pusulası yazmışsınız.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son cümlelerinizi alalım.
ENSAR AYTEKİN (Balıkesir) - Yetmemiş, muhasebe işlemlerine, fişlere hiçbir yetkili imza atmamış. Bunu gerçekten nasıl yapabiliyorsunuz? Eğer bu işlemler bilginiz dışında yapıldıysa bu kişilerin derhâl ilişiğini kesmelisiniz. Yok, bilginiz dâhilinde yapıldıysa o koltukta oturmamalısınız.