KOMİSYON KONUŞMASI

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli hazırun, hepinize saygılarımı sunuyorum.

Derin ekonomik kriz ve pandemi süreci tüm esnaf ve sanatkârları, dar gelirlileri çıkmaza sürükledi, milyonlarca insanımız işsiz kaldı. Türkiye genelinde bu yılın ilk dokuz ayında toplam 57.656 şirket ve ticari işletme tasfiye ve benzeri nedenlerle kapandı. Kapanan şirket ve ticari işletme sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 10.700 adet arttı. Aynı dönemde 71.344 esnaf ve sanatkâr işini terk etti. Sadece ilim olan Adana'da on yıl içerisinde 40 bine yakın esnaf kepenk kapattı. Kapanan küçük esnaf sayısıyla ilgili geçtiğimiz günlerde verdiğiniz rakamlar gerçeği yansıtmıyor Sayın Bakan. Sizin açıkladığınız, salgın döneminde iş yerini kapatan küçük esnaf sayısı TOBB ve TESK'in verileriyle örtüşmüyor. TOBB ticaret sicili verilerine göre, eylül ayında -bir ayda- 1.687 şirket kapanırken ocak-eylül döneminde kapanan toplam şirket sayısı 10 bine yaklaştı. Değerli Bakan, sizin açıklamalarınıza göre, iş yerini kapatan küçük esnaf sayısı salgın döneminde, yirmi ayda 112.710. 2021 Eylülünde Eylül 2020'ye göre kurulan şirket sayısı yüzde 4, kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 15,3; kurulan kooperatif sayısı yüzde 18,6 azaldı Sayın Bakan.

Evet, Sayın Bakan, yine, tıpkı TÜİK verilerinde olduğu gibi, burada da

kapanan iş yerleri ve faaliyetine son veren küçük esnaf konusunda da gerçek verilerin üstünün örtülmeye çalışıldığını söylemek durumundayım. Yurt çapında ziyaret ettiğimiz il ve ilçelerde bu durumu bizzat gözlüyoruz. Küçük ve orta boy işletmelerden tutun küçük esnafa varana kadar, kapanan iş yerlerindeki artış yanında, güçlükle ayakta durabilenler de her an kapanma endişesi yaşıyor. Kira, elektrik, doğal gaz faturaları, ertelenen ve şimdi güncel vergilerle birlikte ödenmesi istenen vergiler, SGK primleri, her gün zamlanan fiyatlarla bir hafta önce aldığı fiyattan sattığı malı tekrar yerine koyamayan iş yerleri perişan durumda. İktidar ise rakam oyunlarıyla bu gerçekleri saklamaya çalışıyor. Hayatın içinde bu zorlukları yaşayanlar, bizzat bu kötü gidişatın farkında ve gelecek kaygısı taşıyor. Ekonomik kriz ve pandemi sürecinde ayakta kalmaya çalışan esnaf ve sanatkâr, artık eve ekmek götüremez hâle gelmiştir.

Bankalar da asli görevlerini yapmıyorlar. Neden esnafa, KOBİ'lere destek sağlaması gereken bankalar, alakasız şirketlere kredi veriyor Sayın Bakan? Çiftçinin traktörü, ahırındaki ineği haczedilirken ilgili banka neden sözde haber ajansı hizmeti sunan yandaşlara kredi musluklarını açıyor? Ve neden devletin, milletin parasını ödedikten sonra peşine düşmüyor, geri almıyor? Bu yoğurdun bolluğu nereden geliyor Sayın Bakan? Fakir fukara ekonomik kriz nedeniyle intihar ederken milyon dolarlar, milyar dolarlar neden ensesi kalınlara gidiyor?

Türkiye'de fakiri daha çok fakir, yandaş zenginleri daha çok zengin yaptınız. Yılbaşından bu yana iç borç stokunda 126 milyar liralık, dış borçta ise 241 milyar dolarlık artış yaşanmıştır. Vatandaşların bankalara, finansman şirketlerine, varlık yönetim şirketlerine ve TOKİ'ye olan borcu, tahsili gecikmiş borçlar da dâhil toplam borcu 1 trilyon 114 milyar liraya ulaşmıştır. Vatandaşların vadesinde ödeyemediği için bankalar tarafından icraya verilen takipteki borçların 15,4 milyar lirası tüketici kredilerinden, 5,1 milyar lirası da kredi kartlarından olmak üzere 20,5 milyar lira düzeyinde bulunmaktadır.

Gördüğünüz gibi, Türkiye ticareti iflas etmiştir. Tüm bunlar yaşanırken ve halkımız, "Vallahi açız, billahi açız! Gelin, bakın, buzdolabımız bomboş. Cebimde beş kuruşum yok!" haykırışlarıyla ekonominin freni patlamış kamyon misali yokuş aşağı gittiğini ifade ederken selefiniz Ruhsar Pekcan'ın şirketinden Bakanlığa ürün satması ve görevi kötüye kullanmasına ilişkin bugüne kadar neden hiç sesiniz çıkmadı Sayın Bakan? Bu milletin hakkını nasıl ödeyeceksiniz? Bu işe çanak tutarsanız, siz de bu vebal altında kalmaya devam edeceksiniz.

Geçen yıl, yine bu sıralardan, piyasaların güven duyması için hukukun ve özerk kurulların bağımsızlığının sağlanması gerektiğini, Ekonomik ve Sosyal Konseyin toplanmasının şart olduğunu belirttik.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son cümlelerinizi alalım.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Aradan bir yıl geçti, kimden neyi saklıyorsunuz, neden şeffaf olmuyorsunuz?

Ben 2022 yılı bütçesinin daha çok dar gelirli, esnaf ve sanatkârlar, KOBİ, işçi ve emekçi kesiminden yana kullanılması ümidiyle hepinize saygılar sunuyorum.