KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, Sayın Bakan, değerli bürokratlar, basınımızın temsilcileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Bakan, bugün basına düşen 3 haberden bahsetmek istiyorum. Birincisi şu: Burada diyor ki: "GÜBRETAŞ, dolara bağlı fiyat yüksekliği ve arz sıkıntısı nedeniyle, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünden aldığı ihalenin mücbir sebep gerekçesiyle iptal edilmesini istedi." Diğeri ise bir röportajdan, İstanbul'dan. Bakın, bu fotoğraf İstanbul'da pazarcılık yapan Kadriye teyzenin fotoğrafı. Elinde 5 simit tutuyor ve diyor ki: "Bu 5 simit bugünkü öğle yemeğim çünkü çocuklarım okuyor, onlara destek olmalıyım. Ben bu kadar rezalet bir hayat görmedim; akşam yatıyorum, zam; sabah kalkıyorum, zam." Sayın Bakan, şu da son haber, döviz garantili Zafer Havalimanı'na ait bir haber. 2021 yılı için 1 milyon 317 bin yolcu garantisi edilmiş ve ilk dört ayda sadece 61 yolcu geçmiş. 2020'de ise Zafer Havalimanı'na garanti edilen yolcu sayısı 1 milyon 279 bin olmasına rağmen havalimanını kullanan yolcu sayısı toplam 16.645, şirkete ödenen para 6 milyon 738 bin euro. Sayın Bakan, bir tarafta sizin politikalarınız sonucu her gün yükselen dolar karşısında ihaleyi iptal eden kurumlar, bir tarafta sabah akşam gelen zamlardan bunalan insanlardan bir tanesi Kadriye teyze, bir tarafta da halkımızın vergilerini yutmasına sebep olduğunuz ballı börekli sözleşmeler. Sayın Bakan, bu ülkenin bütçesi kendi şahsi bütçeniz olsa dolara endeksli garanti veren bu tarz sözleşme imzalar mıydınız? Buna ne hakkınız var? "Ben iktidarım, fütursuzca geleceğe kelepçe vururum." mu demek istiyorsunuz?

Sayıştay genel uygunluk bildirimine göre 2019 yılından 2020 yılına 114 milyar liralık Hazine garantili borç devredildi. Hazine 2020 yılı içerisinde 15 milyar liralık yeni borca garanti verdi ancak Hazine garantili borçlar yıl içerisinde 37 milyar lira arttı, artışın 22 milyar lirası kur farkından kaynaklandı. 2020 yılından 2021 yılına devreden Hazine garantili borç tutarı miktarı ise 151 milyar lira. Her gün dolar 1 kuruş arttıkça işçi Mehmet ağabeyin, emekli Ahmet amcanın, pazarcı Kadriye teyzenin lokmasını alıp bu yandaş şirketlerin cebine aktardığınız para da artmakta. Açıkça soralım Sayın Bakan: Vatandaşlarımız, iktidarınızın bir kesimi zengin etme sevdası yüzünden çocuğunun kursağına gidecek lokmasından kesmek zorunda mı? Halkımız işsizlikle boğuşuyor, açlık sınırının altındaki asgari ücretli ekmek kavgası veriyor, Anayasa'sında "sosyal devlet" yazan bir ülkede, iktidar hâl böyle iken elde avuçta olanı da peşkeş çeker mi? Bu projeyi hazırlayanlar ve onaylayanlar geceleri nasıl uyur merak ediyorum Sayın Bakan. Vatandaş her gün döviz kurunun rekor kırmasını, en temel gıda ürünlerine gelen zamları, elektrik ve doğal gaza gelen zamları, akaryakıt zamlarını konuşmaktan bıktı. Ülkeyi tek adam rejimi yönettiği sürece aydınlık bir güne uyanmak da mümkün değil. Çözüm -erken değil- acilen seçim, tek kurtuluş bu.

Sayın Bakan, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanmış olan kara yolları projelerinde yerel yönetim ve yereldeki kurumlardan ulaşım görüşü sorulması gerekmekte olmasına rağmen bu yapılmıyor. Muğla ilindeki uygulamaların büyük çoğunluğu yine yerel yönetimlerle organize olmadan ve gerekli etüt çalışmaları hazırlanmadan yapılmıştır. Kentte Sağlık Bakanlığınca yapılan bütün devlet hastaneleri kara yolları kenarında olmasına karşın kara yolları ile bağlantısı sağlanmadan neden inşa edilmektedir? Yerel yönetimin bu konudaki uyarı ve önerileri neden dikkate alınmamaktadır? Muğla'da hizmet veren Göcek Tüneli'nden -tünel yalnızca 960 metre olmasına karşın- 11 lira gibi afaki bir ücret alınmaktadır. Buna karşın il sınırları içerisinde Göcek Tüneli'nin 3 katı büyüklüğüne sahip, 119 kilometre uzunluğundaki İzmir-Aydın Otoyolu'ndaki Selattin Tüneli yalnızca 7,5 liradır. Hangi gerekçeyle fiyat politikaları birbirinden farklılık göstermektedir? Ayrıca, her seçim zamanında Göcek Tüneli'nin ücretsiz olacağı seçim vaadi olarak kullanılırken neden hiç uygulamaya konulmamıştır? Yılın yaklaşık dokuz ayında turistin geldiği bir ilde, acilen çözülmesi gereken kavşaklar bulunmasına rağmen, yerel yönetimlerin istek ve önerileri neden dikkate alınmamaktadır?

Sayın Bakan, Muğla'nın Fethiye ve Seydikemer ilçelerini Burdur ve Antalya illerine bağlayan D350 Kara Yolu üzerinde Karabel mevkisinde toplam 6.720 metre uzunluğunda, çift tüp olarak yapımına başlanan Karabel Tüneli'nin bir kısmının yapımı tamamlanmış, kalan kısmın ise yapım süreci durdurulmuştur. 300 milyon liralık yatırımı olan, bahsi geçen tünelin ne kadarının yapımı tamamlanmıştır? 2019'da tamamlanacağı söylenen tünelin yapım süreci neden durdurulmuştur? Tünel yapımından vazgeçilmiş ise bugüne kadar yapılan harcamaların miktarı nedir ve bu kamu zararının bedelini kim ödeyecektir?

Sayın Bakan, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve Bodrum Caddesi üzerindeki trafik yoğunluğunu ortadan kaldıracağı söylenen Ortakent-Yalıkavak tünel ve yol projelerinin yapılacağı belirtilmiştir. Neden hâlâ bu tünel ve yol bitirilememiştir?

Sayın Bakan, Menteşe ilçesinde Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğunda bulunan D550 ve D330 Kara Yolu kesişiminde yer alan Kötekli Kavşağı'nda yaşanan trafik sorunlarına yönelik bizzat siz gelip inceleme yapmıştınız ve farklı seviyeli kavşak yapılacağını belirtmiştiniz. Bu projeye ne zaman başlanacak ve ne zaman bitirilecektir? Menteşe ilçesinde Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğunda bulunan D550 Kara Yolu üzerinde yer alan ve Yerkesik-Dirgeme Kavşağı -turizm bölgesi olmamız sebebiyle- devamlı trafik sıkışıklığı yaşamaktadır. Söz konusu kavşağa yönelik Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından talep edilen farklı seviyeli kavşak talebinin yatırım programına alınmış olduğu belirtilmiş ancak herhangi bir çalışma başlatılmamıştır. Söz konusu kavşağa yönelik yapım çalışmaları ne zaman başlayacak ve bitirilecektir?

Sayın Bakan "Yatağan Geçiş Projesi" olarak adlandırılan projenin imalatına Ekim 2020'de başlanmıştır. Yatağan'ı ikiye bölen İnönü Bulvarı'ndan kentin 2 yakası arasından geçişleri sağlayan Garaj Kavşağı kaldırılarak bir otoban hâline dönüştürülmüş ve geçişler sekteye uğramıştır. Proje onay aşamasına gelmediği gerekçesiyle Muğla Büyükşehir Belediyesiyle de paylaşılmamıştır. Daha sonra, kamu yararına aykırı bulunan bu proje için yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir. Peki, neden Karayolları Genel Müdürlüğünün mahkemede yaptığı yazılı savunmada belirttiği gibi, Yatağan Belediye Başkanlığının istekleri doğrultusunda hiçbir teknik analiz yapılmadan, kurum görüşleri toplanmadan, ulaşım ana planıyla uygunluğu kontrol edilmeden, kentteki günlük yaşam ve kentin olağan kullanımı dikkate alınmadan bu proje hayata geçirilmiştir? Neden vatandaşların karşıdan karşıya geçerken can güvenlikleri düşünülmemiştir? Şimdi de hız sınırını 50 kilometre saate düşürerek trafik cezasıyla halkın cezalandırılması, kullanımların zorlaştırılması ne kadar doğrudur? "Ben yaptım, oldu." mantığıyla "İktidar partisinde olan belediyelerin istekleri doğrultusunda hareket ederim." anlayışıyla yapılan bu proje şimdi nasıl düzeltilecektir?

Sayın Bakan, Sayıştay raporlarına değinmek istiyorum. Gayrettepe İstanbul yeni havalimanı metro yapımı işinde sözleşme kapsamı dışında işlerin yapılması nedeniyle oluşan Bakanlık alacağı, mali tablolarda raporlanmadı ve tahsil edilmedi. Limak, Cengiz, Mapa, Kolin, Kalyondan oluşan şirketlerden bu para yani 7,9 milyon avro ne zaman tahsil edilecek Sayın Bakan?

Bakanlık, Avrasya Tüneli'nden kaçak geçişlerin önlenmesi ve bu geçişlerden doğan cezaların daha hızlı tahsil edilmesi için işletme protokolüyle üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmediği için 2016 yılından itibaren ücreti tahsil edilemeyen kaçak geçişler nedeniyle görevli şirkete 26 milyon 804 bin lira garanti ödemesi yapmıştır. Bu konudaki kurum zararı kimden, nasıl tahsil edilecektir? 2020 yılında Avrasya Tüneli'ndeki araç garantisi olarak döviz kurlarındaki artışı da yansıtacak şekilde belirlenen ücret üzerinden şirkete toplam 494 milyon lira garanti ödemesi yapıldı.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Girgin, lütfen tamamlayın.

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Tamamlıyorum.

Sayıştay'ın tespitine göre, yıl boyu uygulanan üç ayrı dönemdeki geçiş ücretleri üzerinden ödeme yapılsaydı garanti ödemesi 456 milyon lirada kalacaktı. Bu durumda fazladan yapılan garanti ödemesinin tutarı 37,9 milyon lira olarak tespit edilmiştir. Bu konudaki zarar hakkında nasıl bir işlem yapılmıştır?

Son olarak, Sayın Bakan, Bakanlığınız bünyesindeki kamu-özel iş birliği garantisi ödemelerinde yılbaşından bu yana kurdan kaynaklı artış ne kadardır?

Bütçenizin hayırlı olmasını diliyorum.

Teşekkür ediyorum Başkanım.