| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Manisa Milletvekili Uğur Aydemir ve 45 Milletvekilinin, Vergi Usul Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4092) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 17 .01.2022 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli arkadaşlar, bu düzenleme ikinci bir 128 milyar vakası yani hazine garantili kamu-özel iş birliğiyle yapılan soygunun aynı zamanda katmerlenmesi. Tabii, yaptığım araştırmaya göre, madde teklifinden anladığım şu, yani değilse zaten öyle olmadığını izah edersiniz: Birincisi, devlet açısından, 31 Aralık 2021 tarihli bilançolarda kur farkı geliri elde edenler vergi ödemeyecek ama döviz borcu olanların kur farkı gideri gider yazılacağı için daha az kurumlar vergisi ödeyecekler veya ödemeyecekler yani devletin vergi kaybı büyük olacak, kur garantili mevduat hesabı açtıran şirketler için kur farkı kadar faiz yine devletin hazinesinden çıkacak; böylelikle, gelir elde etmeyen hazinenin gideri katlanarak artacak. Şirketler açısından baktığımızda, ekim, kasım, aralık aylarındaki kur farkı geliri çok yüksek olduğu için vergi ödemek istemeyen şirketler, kısa vadeli ödemeler için bankadan kredi çekip KKM'den yararlanacaklar. Bir taraftan KKM hesapları için ödenecek faiz yükü artarken diğer taraftan kredi çeken şirketlerden dolayı kredi faizleri yükselecek. Sonuçta, bu işten en fazla kaybeden devletin hazinesi olurken en fazla kazanan ise faiz lobileri olacak, Türkiye bir kez daha iktidar eliyle faiz lobilerine teslim olmuş olacak.
Değerli arkadaşlar, bu getirdiğiniz teklifle diyorsunuz ki: "Biz devletin kasasını patronlar için yağmaladık ama yetmedi, şimdi bir de mevduatlara vergi istisnası getirelim. Elinizdeki bu dolarları TL mevduatına geçirirken dolardan elde edeceğin kazancı hazineden yani bu halkın cebinden garanti etmem yetmedi, bir de bu kazancını vergiden muaf tutacağım." 31 Aralık 2021 tarihli bilançolarda kur farkı geliri elde edenler vergi ödemeyecek ama döviz borcu olanların kur farkı gideri gider yazılacağı için daha az kurumlar vergisi ödeyecekler veya hiç ödemeyecekler yani devletin kaybı çok büyük olacak. Kur korumalı mevduat hesabı açtıran şirketler için kur farkı kadar faiz yine devletin hazinesinden çıkacak. Böylelikle, gelir elde etmeyen hazinenin gideri katlanarak artacak.
Arkadaşlar, biz, bütün kaynaklarımızı buralara mı ayırmak zorundayız, buralara mı aktarmak zorundayız? 85 milyonun bütçesi bu şirketlere kaynak aktarmak için mi yapılıyor? Bu getirilen düzenleme "Zengin daha çok zengin olsun, maliyeti 85 milyona yükletilsin." demektir, gelir dağılımını açıkça ve kasten bozma amacını taşımaktadır, Anayasa'nın 2'nci maddesindeki sosyal devlet ilkesine açıkça aykırıdır. Bu, anayasal ilkeye kasti bir saldırıdır. Anayasa'ya ve sosyal devlet ilkesine aykırı bu düzenleme geri çekilmelidir.
Sayın Aydemir bir de konuşmasında şöyle bir cümle kurdu: "Kazanç fırsat." dedi muhtemelen. Devletin kasası için burada bir kazanç yok. Acaba kimin için kazanç var, bu da ayrıca bir soru.
Yani hazine garantileriyle yoksulun kursağından alınan lokma kimlere veriliyorsa bu düzenleme, patronlara yapılan ikinci bir kıyaktır, bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Adrese teslim ihalelerden sonra acaba adrese teslim vergi istisnaları mı getiriliyor? Bu istisnalardan faydalananlardan, çektiğiniz kıyaklar karşısında iktidar bir menfaat mi beklemektedir?
Teşekkür ediyorum.