| Komisyon Adı | : | ÇEVRE KOMİSYONU |
| Konu | : | Çorum Milletvekili Oğuzhan Kaya ve 87 Milletvekilinin, Nükleer Düzenleme Kanunu Teklifi (2/4222) (Tali Komisyon) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 28 .02.2022 |
BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Teşekkür ederim Başkan.
Değerli Komisyon üyeleri, öncelikle sizi selamlıyorum.
Türkiye'de bir nükleer santral kurma çabası uzun yıllardır devam ediyor. Bunun ilk örneğini de Akkuyu'da gördük, karşı çıkmamıza rağmen böyle bir çaba içindesiniz ama bu yapılan nükleer santraldeki çatlaklar, patlaklar ve işin ilerleyememesi Türkiye'de bu işi sizin doğru yapamadığınızı ve Türkiye'de bu işin yapılmaması gerektiğini bir sefer daha gösterdi.
Bir, Anayasa Mahkemesinin iptali söz konusu. Her zaman olduğu gibi, 702 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hazırlandı, Anayasa Mahkemesi niye iptal etti? Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği şeyi biz şimdi burada kanunla... Gene Anayasa Mahkemesini baypas ediyoruz her zaman olduğu gibi.
Türkiye'de nükleer santral bana göre bir ihanet projesidir. Yıllardır söylüyoruz, Türkiye'de de biz daha enerji nakil hatlarını düzenlememişiz, enerjimizin dağıtım şirketlerini özelleştirmişiz ve Türkiye dünyanın en pahalı enerjisini kullanır duruma gelmiş ve Sinop'ta bir yerde nükleer santral kurarken, kurmaya çalışırken Türkiye'deki enerji nakil hatlarından kaybolan enerjiyi bile sağlayamayacak bir nükleer santral kurmaya çalışıyorsunuz. Görüyoruz, enerjide özelleştirilen şirketler kendi sermayelerini, kendi paralarını düşünürken kendi ilim de dâhil birçok ilde devamlı elektrik kesintileri, ufacık bir rüzgarda yıkılma, bir kar yağışında üç gün, beş gün elektrik kesintileri yaşıyoruz. Yani biz daha bunu başaramamışız, "nükleer santral" diyoruz. Nükleer santral yerli ve millî bir kaynakla yapılan bir santral değil, tamamen dışa bağımlı, bütün gücünü dışarıdan alan ve alım garantileri... Köprüleri bile yapamazken nükleer santral yapıp bu parayı da dışarı aktaracaksınız. Japon Hükûmeti o zaman 16,5 milyar dolar bir maliyet biçmişti, Türkiye kaynakları "20 milyar dolar" diyor. Onu dediğinde dolar 3 liraydı, şimdi 15 sınırına dayandı. Yani siz ilk başta şu ülkedeki vatandaşlarınızı bir koruma yöntemine gidin, daha sonra nükleer santralle ilgili, Türkiye'de olmayacağını, Türkiye'nin yenilenebilir enerji üretecek kaynakların hepsine sahip olduğunu... Klişe bir laftır ama Almanya küçücük bir ülke, az bir güneşle ülkesini enerjiye boğabilirken biz bunu yapamıyoruz. Gittik, Fas'a gittik, Glasgow'a gittik, dünya iklimlendirme toplantısına; dünya artık yenilenebilir enerji kaynaklarını konuşuyor. Dünyanın konuştuğu bu, dünyanın geleceği bu; iklimle alakalı, küresel ısınmayla alakalı Türkiye de bundan payını alacak. Bizim, aslında, bunları yapmamız lazım ama gene apar topar bir gece 4'te nükleer santralle ilgili bir torba yasanın içine bir şey sıkıştırdıydınız, gece apar topar geçmişti bir yasa. Bunu da sanki böyle bir sıkıştırılmış, bir an önce yapılması gereken bir duruma sokmuşsunuz.
Ben Sinop Milletvekiliyim, 26 Nisan 1986 yılında Çernobil faciasını yaşayan, o dönemin Bakanı -Sayın Başkan, belki hatırlarsınız- Cahit Aral'dı. O yağmur bulutlarıyla gelen ve ülkemizi zehirleyen Çernobil faciasından sonra Cahit Aral bir açıklama yapmıştı, "Çay içilebilir." demişti, çayı da milletin gözü önünde içmişti ama bunu yapan Bakan kanserden vefat etti, Allah rahmet eylesin. Türkiye'de birçok şeyi bunun gibi göz ardı ediyoruz.
Sinop'ta yapmayı düşündüğünüz nükleer santral, fay hattının 90 kilometre yakınında. Fukuşima da 150 kilometreydi, bir sarsıntıda Fukuşima dünyanın en büyük felaketini yaşadı. Yani böyle hep bir inat, hep bir inat, bu şekilde gidiyoruz.
Maliyetlere bakıyorsunuz, maliyetlerle ilgili dışarı verdiğiniz garanti, çevresel atıkları ne yapacağınız konusunda bir bilgi sahibi değiliz.
Bu yasayla da her türlü yetkiyi tüzel kişiliklere bırakıyoruz. Nükleer santrali kurduk, bir sızıntı olduğunda ya da bunun işte, ne biliyim, denetlenmediği noktada cezaları konuşuyoruz ya. Bunun çevresel boyutunun ne olduğunu daha bilmiyor muyuz yani? Cezalarla Türkiye'yi mi kurtaracağız ya da bütçenize para mı sağlayacaksınız?
Cumhurbaşkanı gene Yönetim Kurulunu atıyor, yanlış mıyım Sayın Bakan, yanlış mı doğru mu yani Cumhurbaşkanı atıyor değil mi Yönetim Kurulunu? Yani Türkiye'de Cumhurbaşkanının bir bilmediği nükleer santral vardı, onunla ilgili de Yönetim Kurulu üyelerini bir akşam oturup atama yetkisi veriyoruz yani. Bir de huzur hakkı söz konusu çıkmış yani yasayı bütün nükleer enerjiyi bıraktık, bununla ilgili birtakım düzenlemeler yapıyoruz.
İmar Yasası'nı ortadan kaldırıyorsunuz yasayla. Biraz daha dikkatli olmak lazım, ülkenin geleceği için bence bu ihanet projesini ortadan kaldırmamız lazım, nükleer lobilere hizmet etmememiz lazım. Ülkemiz dünyanın en güzel ülkesi, en önemli jeopolitik konuma sahip bir ülkeyiz ama daha ülkemizin bütün kaynaklarını yok edip buğdayı, samanı bile dışarıdan ithal eder duruma gelmişken, burada çıkıyoruz nükleer santral yapacağız deyip insanlara kendimizi güldürüyoruz. İlk başta yerli ve millî kaynaklarımızı kullanmamız lazım, dünya ne yapıyor bir bakmamız lazım ve ondan sonra tekrar Komisyonu toplamamız lazım.
Sayın Başkanım, bakın, Türkiye'de şu anda biz daha belediyelerimizin -kıyısı olan 28 ilimiz var- evsel atık problemini çözememişiz, denizlerimizi mahvetmişiz. Marmara Denizi'nde müsilaj diyoruz, bakın, yeniden bir hareketlenme var, daha bir yıl içinde hiçbir şey geliştirmedik. Yani bunu neden söylüyorum? Bu kadar basit şeyleri bile çözememişiz. "İleri arıtma" denilen bir teknoloji var, biz "derin deşarj" adı altında... Trabzon da öyle, her taraf öyle Sayın Başkanım. Yani biz bu problemleri çözmeden nükleer santral bence çok gereksiz bir konu.
Bir de burada nükleer santralla ilgili bir Çevre Komisyonu toplantısında o zamanın Su Ürünleri Genel Müdürüne sormuştum su kaç derece ısınacak diye. Ben 8 derece duymuştum dedim, o dönemin Su Ürünleri Genel Müdürü "4 derece" dedi. Ya, bırakın, Türkiye'de, dünyada bir suyun sıcaklığı 0,5 santigrat derece değiştiğinde ne olacağını bilmeyen liyakatsiz arkadaşlarla nükleer santrali konuşuyoruz. Sinop'taki o yapmayı düşündüğünüz yer, Karadeniz'in en büyük balık yumurtlama havzası. Nükleer santralin suyunu denizden çekip, 300 santigrat derece suyu tekrar havuzlarda soğutup da denize verecekmişiz.
Bakın, ben bir proje içindeyim, Türkiye'nin 28 ilini geziyorum. Türkiye'deki deniz ve balıkçılık üzerine. Gittiniz mi Zonguldak Çatalağzı'na? Sayın Başkan, buradan öneriyorum, bir gidin, görün. Termik santralin suyu denizden çekiliyor, denize verilen suyun sıcaklığı... Oradaki termik santral yetkilileri de oradaki borulara midye yapışmasın, maliyet artmasın... Bir de oradaki difüzörlerin soğutma sistemlerini enerji maliyetinden dolayı kapatmışlar, sıcak suyu denize veriyorlar, bir de üstünde midye, kabuklu hayvanlar çoğalmasın diye kloru basıyorlar. Ya, büyük çevre kirliliği var, Türkiye'de bunları yaşıyoruz. Gidin, Yalova'ya bir bakın, orada bir tersane var, dünyanın kullanmadığı raspa sistemini biz Türkiye'de kullanıyoruz. Az önce sayın milletvekilimiz dedi; dışarıdan gelen radyasyonlu, ne bileyim, parçalar, atıklar... Aliağa'ya gidin, bakın, ne oluyor. Dünyanın yapmadığı sistemi biz Türkiye'de gemi söküm parçalamayla... Hiçbir kontrol yok, denetim yok, ülkeyi mahvediyoruz. Yani Çevre Komisyonu üyeleri olarak ülkenin gerçeklerini biraz daha görmemiz lazım
Daha önce de gündeme gelmişti bu, bir hükûmet değişikliğiyle nükleer santral projesi ötelendi, şimdi aynı şey gene yaşanacak yani bu aşikâr. Türkiye'de, önümüzdeki süreçte, bir seçimde... Türkiye'nin şu anda neyi düşündüğünü herkes görüyor. Onun için, giderken bile şu ihanet projelerini bir rafa kaldırın, Türkiye'nin gerçeklerini bir oturalım, konuşalım; Türkiye'de neler oluyor, ne yapmamız lazım, bir ortak akıl kullanalım, hiç olmazsa birtakım bir şeyleri biraz değiştirirsiniz.
Bu nükleer santral projesine kökten karşıyız, muhalefet şerhimizi koyacağız ve bu proje içinde ismi geçen arkadaşlara da söylüyorum: Bir sefer daha düşünün, Meclis çoğunluğunuza güvenmeyin. Meclis çoğunluğuyla, orada kanunu Meclise indirdiğimizde birçok arkadaşımız bu konuyla ilgili, kanunla ilgili belki hiç bilgi sahibi olmayacak, sadece ittifak ortakları bu kanunu istiyor diye Türkiye'nin geleceğine kötü bir damga vuracak projeye el kaldıracaklar. Onun için, oradaki arkadaşlara da orada sesleneceğiz.
Türkiye'de ve özellikle kendi ilimde yapılacak nükleer santrale kökten karşıyız. Sinop halkını da ezmeyin diyorum.
Saygıyla sevgiyle selamlıyorum.