KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Evet, teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, turizm bölgesinden aldığımız bilgiler doğrultusunda, talepler doğrultusunda bu konuyu değerlendirmek istiyorum ki Muğla da gerçekten turizm bölgesi, hem sektör hem de turizm emekçilerinin en fazla etkilendiği bölgelerden biri.

İki yıldır pandemiden en fazla zarar gören sektörlerden biri de seyahat acenteleri. Acentelerin talebi, aidatların yeniden değerleme oranı olan yüzde 36'nın yarısı değil, yıllık ödedikleri 5.088 TL aidat üzerinden en az yüzde 50'sinin alınmaması yönünde. Turizmcilerin almış oldukları krediler birikmiştir, zor durumdadırlar ve bu yüzde 50 indirimin mutlaka yapılmasını talep ediyorlar. Çok zor durumda olduklarını zaten ifade ediyorlar. Bu yüzde 50 indirimin Cumhurbaşkanının takdirine bırakılmadan bu yıl kesin olarak uygulanmasının sağlanmasını istiyorlardı ki bu önergeyle o düzelmiş oldu. Cumhurbaşkanının takdirine bırakılmadan değerleme oranının yüzde 50'si düzelmiş oldu ama talep, 5.088 TL'nin en az yüzde 50'si şeklinde aidatın ödenmesi.

Buna ek olarak acenteler, Turizm Geliştirme Ajansının kendilerine hiçbir fayda sağlamadığını söylemekteler. En son örnek "23-26 Mart arasında Diyarbakır'da çok önem arz eden Mezopotamya Fuarı'na bırakın stant açmayı, temsilci bile göndermedi Turizm Geliştirme Ajansı." diyorlar. Turizm Geliştirme Ajansına verilen payın alınmamasını talep etmekteler. Ayrıca, 14 bin seyahat acentesi için çok önemli olan TÜRSAB ve Turizm Bakanlığı hukukçuları tarafından ortak hazırlanan Seyahat Acentaları Yasası'nın üç yıldır neden Bakanlıkta bekletildiğini sormaktalar.

Turizm sektörünün almış olduğu krediler birikti. 2021 yılında turizmde işlerin kötü gitmesi alınan kredilerin artmasına neden oldu. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu 2021 Aralık verilerine göre, turizm sektörünün kredileri bir önceki yıla göre yüzde 46 arttı. Bu arada, 2021'de tahsili gecikmiş takibe alınan kredilerin oranı da yüzde 4,37 oldu. Ancak turizm sektörünün sorunları bunlarla sınırlı değil, bir veri de sunmak istiyorum: İngiltere Seyahat Acenteleri Birliğinin 2022'de turizm tercihi sıralamasına göre, İngiliz tatilciler ancak 10'uncu sırada ülkemizi tercih ediyor. Kur bu seviyelerde iken hâlen ülkemizin bütün zenginliklerine rağmen neden tercih edilmediği üzerinde düşünmemiz gerekiyor. Bu tabloyu tersine çevirmeliyiz. Bunun için de sektöre yönelik turizm emekçisinin sorunlarını merkeze alan bütüncül bir yaklaşım geliştirilmeli, turizme derman olacak bir destekleme paketi hazırlanmalıdır. Bu çerçevede, turizm emekçileri için iş akdinin askıya alınması uygulaması, mevsimlik çalışma sebebiyle turizm sektöründe uygulanmak üzere, İş Kanunu'nda özel maddelerle turizm emekçileri lehine düzenlenmelidir. Askıya alındığı süre zarfında aynı işletmede yarı zamanlı çalışmaya mecbur bırakılan işçiler, sigortasız çalışmaya veya sigortalı çalışmaları durumunda haklarından vazgeçmeye zorlanmaktadırlar. Askıya çıkarılan işçinin hak kaybını engellemek için sigortasının üçte 2'sinin devlet, üçte 1'inin işveren tarafından eksiksiz bir şekilde karşılanması talep ediliyor. İşçi askıda olduğu süre içerisinde ücretinin brüt tutarının yüzde 60'ı, asgari ücretin yüzde 150'sini geçmeyecek şekilde, İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılanmalıdır.

Bunlara ek olarak, pandemiden sonra her sezon mevsimlik çalışmaya gelen turizm işçileri bu sezon gelmedi maalesef. Sektör genelinde ciddi bir iş gücü krizi doğdu, bu kriz de kalifiye işçinin ne kadar önemli olduğunu tekrar hatırlattı. Turizmde işçinin eğitim alacağı kurumların özelleştirilmesinin, uygulama otellerinin peşkeş çekilmesinin doğal bir sonucuydu bu. Uygulama otelleri tekrar kamulaştırılmalıdır, turizm eğitim merkezleri devlet tarafından açılmalıdır. Turizm meslek liselerinin, turizm ve gastronomi fakültelerinin dünyanın en iyi fakülteleri seviyesine getirilmesi için uğraşılmalıdır. Turizm stajyerlerine yönelik stajyerleri koruyan ve onları geliştirmeye yönelik düzenlemenin eksikliği de önemli bir eksikliktir. Staj sadece uygulama otellerinde, devlet gözetiminde, tam asgari ücretle yapılmalıdır. Turizm işçilerinin sendikalı olmasının önündeki, başta fiilî engeller olmak üzere, tüm engeller kaldırılmalıdır.

Değerli arkadaşlar -bitiriyorum Başkanım- bir noktaya daha dikkatinizi çekmek istiyorum: Rusya-Ukrayna savaşı, pandeminin etkilerini tam atlatamayan sektöre bir darbe daha vurmuştur, vuracaktır. Eskisi gibi, gelen turistler Avrupa merkezli değil. Çin ve Uzak Doğu'dan turist gelmesi için çabalanıyor ancak Covid-19 pandemisiyle bu pazar yerle yeksan oldu. Geçen sene Ukraynalı ve Rus turistler sektör için önemli bir gruptu. Dolayısıyla, sektörün savaşın etkilerinden korunması için şimdiden önlem alınması gerekmektedir. 445 milyar TL'yi kur korumalı mevduata gömen iktidar, yüz binlerce işçinin ailesini geçindirdiği bir sektöre bu rakamın çok altında tutacak bir destek paketiyle derman olmayı kaynak yokluğuyla açıklayamayacaktır. Çağrımızdır, o da şu: İktidar, tercihini turizm emekçisini korumaktan yana kullanmalıdır.

Teşekkür ediyorum Başkanım.