KOMİSYON KONUŞMASI

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Güler'i takdir ediyorum hukukçu nitelikleriyle fakat bir yapının güvenilir olması sadece hukukla bağlantılı değil, hukuki çerçeveyle bağlantılı değildir. Sizin söylediğiniz: "Güçlü bir sermayesi var bu şirketlerin -tasarruf finansman şirketlerinden bahsediyorum- işte, üyeler paralarını bankaya yatırıyorlar, şirket bu paraya el de süremiyor, demek ki orada güvende duruyor." demek istiyorsunuz ama bu yeterli değil yani bunlara para toplama yetkisi vermek doğru değil aslında, hele bankacılık sistemiyle kıyaslamak da mümkün değil. Neden? Bankalar para topluyor ama bankalar aynı zamanda bu parayı değerlendiriyorlar, kredi veriyorlar, başka yollarla değerlendiriyorlar. Bankaların da kârını görüyoruz işte, ilk iki ayda yüzde 323 bankaların kârı artmıştır, iki ayda 39 milyar kâr yapmış bankalar ve parasını yatıranlar açısından bankanın bu ekonomik güçlü yanı onun için bir garanti oluşturuyor yani oraya para yatıranların paralarını koruma açısından bir garanti oluşturuyor. Hatta Türkiye'de bankalar bile yıllarca böyle rastgele niteliklere sahipti, rasyolarıyla ilgili birtakım vaziyetleri düzgün izlenmezdi, bakkal dükkânı gibi açılırdı eski dönemlere bakacak olursanız ve pek çok banka batmıştır. O banka batma olaylarından sonra düzenlenmiştir. Şimdi, bu tasarruf finansman şirketleri parayı nereden kazanıyorlar?

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Hizmet bedeli.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ya, kendilerinin kazandığı paradan bahsediyorsun. Hizmet bedelini alıyorlar, vatandaşın parası duruyor orada, sonra vatandaşa taahhüt ettiği para kadar para veriyor. Her ay kura çekiyor, "100 bin liralık giriyorum bu işe." diyor, 100 bin lirayı taksite bağlıyor, sonra her ay kura çekiyor, kurada ilk çıkan 100 bin lirasını alıyor. Örneğin, 2 bin lira yatırmışsa ilk ay 100 bin lira almış olmanın avantajını yaşıyor ama parasını en son alan da yatırdığı kadar para alıyor. Böyle işleyen bir yapıya para toplama yetkisi vermek vatandaşı mağdur etmekten başka hiçbir anlama gelmez. Buraya giren vatandaşların hepsi "İlk aylarda çekiliş bana çıkar, avantajlı duruma gelir miyim acaba?" diye kendisini riske atan kişiler yani riskle girdikleri bir yer varken bu yerin para toplaması bence normal bir kurumun, devletin kontrolündeki bir yerin para toplama mantığına uygun değil ve bunlara bu para toplama yetkisinin verilmesi de yanlış. Şimdi "21 tane şirket battı." diyorsunuz, bence bütün şirketler batak ve vatandaşların büyük çoğunluğu da paralarını aldıkları zaman bile mutsuz olacaklar. Aynen ev kadınlarının altın toplama gününden hiç farkı yok bu işin. Ya, evlerdeki altın toplama gününün sistemini devlet sistemi hâline getirir mi bir ülke? Bence çok yanlış bir sistem ve bunun kaldırılması lazım veya bir başka mantığa oturtulması lazım.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Teşekkür ediyorum.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Bir şeyleri yanlış söylüyorsam açıklasın arkadaşlar.