| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | Avukatlık Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4364) (Devam) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 14 .04.2022 |
TUFAN KÖSE (Çorum) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Ben de dün geneli üzerinde konuşmamıştım, hem geneli üzerinde hem bu madde üzerinde birkaç şey söylemek istiyorum.
Bir kere, böyle palyatif çözümlerle avukatlık mesleğinin, daha doğrusu Türkiye'deki hukuk sisteminin filan çözülmesini mümkün görmüyorum; doğru da değil işin esasında. Niye böyle bir düzenlemeye ihtiyaç oldu? Yani hiç ihtiyaç olmadığından değil ama niye böyle alelacele getirildi, onu da anlamak mümkün değil. Dün Barolar Birliği Başkanı buradaki sorunların bir kısmının yönetmelik değişikliğiyle de çözülebileceğini çok doğru da bir şekilde ifade etti. Ben de uzun yıllar avukatlık yapmış, avukatlık stajında da sıkıntı yaşamış bir arkadaşınız olarak yapılan düzenlemeyi eksik bulmakla beraber doğru buluyorum. Yani kamuda çalışanlar, işin doğrusu, özlediğimiz, hayal ettiğimiz, düşündüğümüz gibi bir avukatlık mesleği ve avukatlık stajı olsa... Doğru değil elbette yani kesintisiz yapılması gereken bir süreç avukatlık stajı, çok önemli ki dünyadaki birçok ülkede, belli bir süre avukatlık yapmayanların hâkimlik mesleğine, yargıçlık mesleğine de geçemediği bilinen bir gerçek ve doğru. Benim birkaç önerim olacak.
Tabii, avukatların sorunları, ekonomik sorunları, bir kere, en üst düzeyde. Hukuk fakültelerinin sayısının çokluğundan ve eğitim düzeyinin son yıllarda giderek azalmasından kaynaklı da eksiklikleri çok yoğun. Ya, mesela biz, mesleğe başladığımızda yanlış bir şey yapacak mıyız, bir evrak imzalayacak mıyız, başka bir şey yapacak mıyız diye inanın çok endişe ederdik. Ben şimdi görüyorum genç avukatları, vallahi sıradan insanlardan filan çok daha cesaretliler; hani, cahil cesaretine sahip olmuşlar. Çok abartarak söylemiyorum bunu, yaşadığımız bir kısım olaylardan gördüğüm.
Benim birkaç önerim olacak. Bizim sözcümüz Zeynel Bey'in söylediği olay çok doğru, mutlaka bir ekonomik destek gerekiyor, bunu Barolar Birliği eliyle mi yapar, Adalet Bakanlığı bizzat kendisi mi yapar... Hem kamudan gelen avukatlar için hem de kamudan olmayıp da staj yapan avukatlar için mutlaka staj süresince asgari ücretin de altında olmamak üzere bir ekonomik destek mutlaka olmalı. Ama staj geçici bir dönem, devamında avukatlık var ve çok küçük bir azınlığın dışında meslektaşlarımızın ekonomik olarak asgari ücretin altında gelir sahibi olduklarını, hatta hiç gelir sahibi olmadıklarını gözlemliyoruz.
Benim mesela önerim, geçmişte de komisyonlarda söylemiştim; şimdi, hâkimlik yapan arkadaşlar bilirler, dilekçeyi ellerine alıyorlar yani bulmaca gibi dilekçeyi çözmek çok zor, dava dilekçelerinde mutlaka avukat parafı olmalı. Bu kanun teklifinin konusu değil belki ama biz, toplu bir düzenleme yapılmasını istiyoruz. Avukatın paraf etmediği yani paraf ettiğinde belli de bir ücret ödendiğinde... Onun düzenlemesi yönetmeliklerde yapılır, dağıtımı da yönetmelikle yapılır; bir kısmı doğrudan avukata verilir, bir kısmı havuza atılıp oradan dağıtımı yapılır. Mutlaka dilekçeler avukat vasıtasıyla mahkemelere verilmeli yani avukat tutma zorunluluğu yok ama dilekçelerde avukat parafının zorunlu olması gerektiğini düşünüyorum.
Staj konusunda da... Şimdi, biz hukuk fakültesini bitiriyoruz, işte, gidiyoruz bulursak bir yerde, iyi bir avukat bürosunda ya da bulamazsak yapıyormuş gibi görünüp stajımızı tamamlıyoruz. İşin doğrusu, üniversitenin 2'nci sınıfından 3'üncü sınıfına geçtiğimizde stajın bir bölümü, 3'ten 4'e geçtiğimizde bir bölümü filan gibi yani staj hukuk fakültesinin de bitirilmesi şartlarından biri olmalı; dört yıl değil, beş yıl olmalı, beş yıl değil, daha uzun olabilir. Birçok gelişmiş ülkelerde düzenlemelerin bu yönde olduğunu da akademisyenler biliyor. Kontenjanlar mutlaka azaltılmalı.
Bu maddeyle ilgili olarak da mutlaka asgari ücretin altında olmayan bir bedel hem kamu kurumunda olup da staj yapanlara hem de hiç kamuyla ilgisi olmayan avukat stajyerlere verilmeli.
Biraz sonraki maddede belki konuşmayabilirim, ona da birkaç söz söyleyeyim. Şimdi, çoklu baro zaten kabul edilebilir bir durum değil yani çoklu iktidar gibi. Bu kamu kurumu, bunu zaten çoklu baronun konuşulduğu komisyonlarda ve Genel Kurulda çokça dile getirdik, ben de dile getirdim ama şu andaki yasal düzenleme çoklu baro. Ama bugün yapacağımız, ilave edeceğimiz kanun teklifiyle de çoklu baroyu teşvik eder hâle geliyoruz. Arkadaşlar, hukukçu olanlar, herkes biliyor, çoklu baro yani 2'nci baroların bile talep etmediği böyle bir düzenlemeye bence ihtiyaç yok, geri çekilmesi lazım. Bu, Adalet Bakanıyla mı konuşuluyor artık partilerin yani Cumhur İttifakı'nın liderleriyle mi görüşülüyor görüşülüp... Hepimiz hukukçuyuz ve kendi mesleğimizi en çok düşünmesi gereken insanlar da biziz, bizi bizden başkası düşünmez. Kârlılık/zararlılık gibi düşünmeyin bu işi, maddi çıkar... Öyle değil yani mesleğimizin saygınlığı bakımından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu 2'nci maddeye gerek yok; biz "Çoklu baro kaldırılsın." diyoruz, siz çoklu baronun teşviki yönünde düzenlemeler yapıyorsunuz. Adaletini filan söylemiyorum yani, işte, Konya Barosu ile İstanbul 2 No.lu Barosunun arasındaki farkları filan dün anlattılar, hiç onlardan da bahsetmiyorum; doğru değil bu, hakikaten de bu maddenin geri çekilmesi lazım.
Teşekkür ediyorum.