| Komisyon Adı | : | BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM KOMİSYONU |
| Konu | : | Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4469) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 30 .05.2022 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli arkadaşlar, kamu-özel iş birliği projeleri bütçe için âdeta bir kara deliğe dönüşmüştür. Hem maliyetinin yüksekliği ve dolara endeksli olması hem kamu yararını göz ardı etmesi hem de ihale sürecindeki birtakım olumsuz işler kamu-özel iş birliği projelerinden yeterince ağzımızın yandığını göstermektedir. Öyle ki şehir hastaneleri sözleşmelerine bile ulaşabilmenin mümkün olmadığı zamanlar olmuştur. Maliyet açısından örnek olarak, bu alanın uzmanı Profesör Uğur Emek'e göre, kamu-özel iş birliği yöntemiyle yapılan Bilkent Şehir Hastanesinin maliyeti geleneksel yöntemden yüzde 73 daha yüksektir. Ayrıca, bu sözleşmeler dolara endekslidir. 2021 başında dolar 7,43 TL idi, bugün 16,38 TL; kamu-özel iş birliklerinin maliyeti sadece kurdan kaynaklı en az 1 trilyon 259 milyar lira artmıştır. Kamu-özel iş birliği projelerinin sicili ortadayken yerel yönetimlere arıtma, geri kazanım, sıfır atık yönetimi kapsamında atık toplama, taşıma, geri kazanımı bertaraf etme işlerini yap-işlet-devret ya da işlet-devret yöntemiyle özel sektöre yaptırabilme yetkisi vermek, yeni bir rant kapısı açmak, kamusal hizmetler üzerinden birilerinin zenginleşmesinin önünü açmaktır. Yap-işlet-devret modeliyle yapılacak yatırımların, mahallî idarelerin, kanunda belirtilen projeler için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından zaten onay alma zorunluluğu var. Bir de 3996 sayılı Kanun'la yapılırken tüm şartnameleri ve yetkilendirme belgesini de ayrıca alma mecburiyeti getirmiştir. Yapılan iş için mahallî idarelerin elde edeceği geliri blokajlı banka hesabına göndermesi, kullanılmasının önlenmesi ve bu hesapta yapılacak ödemelerin de izinli olması gerektiği hükme bağlanmıştır. Zamanında blokajlı banka hesabına gönderilmeyen gelirler için belediyeye gelen gelirden kesinti yapılması ve hesaba gönderilmesi öngörülmüştür. Tüm bu düzenleme, mahallî idarelerin kendi kaynaklarına erişimini azaltacaktır. Bu madde 8'inci maddeyle de bağlantılıdır. Bakanlığın onayıyla yetkilendirilen şirketler aracılığıyla kurulan tesisler için blokajlı bir banka hesabı açılacağı öngörülüyor. Hesabın kim tarafından yönetileceğine dair bilgi bulunmuyor. "Hesaba aktarılan gelirler şirket ve belediye arasında paylaştırılacak." deniliyor. Kim tarafından paylaştırılacak? Maksimum otuz yıl olarak üst hak verileceği öngörülüyor. Bu çok uzun bir süre. Bu durum yerel yönetimleri yirmi-otuz yıl sürecek büyük bir işletme, hizmet bedelini ödemek zorunda da bırakabilecektir. Yatırım süreci kastedilerek "Devlet bütçesinden tek kuruş çıkmıyor." şeklindeki bir tezle savunulan, yirmi-otuz yıla kadar uzayan işletme süresince ise garanti ödemeleri nedeniyle tam kâbusa dönüşen KÖİ projeleri, iktidarın yandaşlarına haksız yere kaynak aktarması dışında bir işe yaramıyor. Bu nedenle madde metni tekliften çıkarılmalıdır.
Teşekkür ediyorum.