| Komisyon Adı | : | DİJİTAL MECRALAR KOMİSYONU |
| Konu | : | Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4471) (Tali komisyon) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 01 .06.2022 |
BURAK ERBAY (Muğla) - Evet, teşekkür ederim Başkanım.
Uygulamanız için de teşekkür ederim yani göreve geldiğimizden beri az önceki konuşmamda da belirttiğim usul buydu. Ahmet Vekilim ben konuşurken yoktu galiba yanlış hatırlamıyorsam orada; o anda yoktunuz ben konuşurken. Usul olarak bir şeyler önermiştik konunun muhataplarına; bu Komisyon için de diğer uygulamalarda da seçildiğimizden beri bunu talep ettiğimizi, dinlenmesi gerektiğini... Şundan dolayı Ahmet Vekilimiz, dikkatli dinlediniz çünkü ben gözlemledim. Ben de çok da bilmiyorum, siz de hukukçuymuşsunuz, benimle aynı yıl doğumluymuşsunuz, siz de İl Başkan Yardımcılığı yapmışsınız, teşkilatın içinden gelmişsiniz, gençlik kolları... Mecliste de bu konuları takip ettiğinizi az çok biliyorum.
Şimdi, işte, burada da az önce söylediğimiz kaygıların ne kadar haklı olduğunun ortaya çıktığını düşünüyorum. Yani siz de imzacısısınız ve şunu söyledim siz yokken az önce, ondan söylüyorum: Bu imzacı vekillerin, esasında konunun arkasında neler yattığını çok fazla bilemediğini düşündüğümü paylaşmıştım, ondan tekrar ediyorum. Şimdi, işte, bunun ne demek olduğunu, konunun içinde çalışan çok değerli gazeteci arkadaşların, farklı kurumlardan gelen arkadaşların konuları anlatırken ortaya çıktığını düşünüyorum ve söylediğimizin de haklı olduğunu, yani sizlerin de konuya yeteri kadar vakıf olmasının mümkün olmadığını... Her seferinde, Spor Yasası'nda, baroda vesairede, bütün konularda bize defalarca farklı kurum ve kuruluşlardan, kişilerden taleplerin geldiğini, bizim de yeterli uzman olmadığımızı, bunları elimizden geldiğince anlatmaya çalıştığımızı ama yürüttüğümüz faaliyetin yeterli olmadığını anlatmıştık. İşte, burada bir kez daha yaşadık; çok kısa sürede alabildiğimiz notları aldık, değerli büyüklerimizden, konu içinde olanlardan bilgiler aldık ama yetmiyor işte. Bakın, çok önemli bilgiler aldığımızı düşünüyorum ve "Vicdanınız rahat olmasın." demiştim az önce. İşte, şimdi de vicdanınız rahat olmasın gerçekten yani gittiğinizde gece "Tamam, on saat, on iki saat çalıştık." deyin çoluğunuza çocuğunuza ama eksik yaptığınızı da bilin. Eksik ve yanlış yapıyoruz. Burada bir kez daha çıktı; çok değerli arkadaşlar bizim de bilmediğimiz, bizim de gözümüzden kaçan çok önemli şeyler söyledi Başkanım. Yani bu yüzden işte, biz istiyoruz ki... Yani ne oldu bu? "Yaptık, oldu bitti." Belli bir kesim mutlu ama onun dışında kalan herkes mutsuz. Biz yaptığımızdan mutlu değiliz, onlar -uygulayıcılar- sonuçta mutlu değil ama bir şey çıkacak ortaya ve buna birileri de alet olmuş olacak. Az önce bir şey söyledim "Kirli bir akıl var." dedim, o kirli akıl mutlu olacak maalesef. O yüzden olabiliyorsa tartışalım, tekrardan bunları çekelim yani bildiğimiz, bilmediğimiz bir sürü konu varmış dediğim gibi. Bu maddede de işte, basın kartlarıyla ilgili çok önemli şeyler söylendi, çok farklı imtiyazlar veriliyor. Bunu da düzenleyecek kişiler ne yapacaklar, nasıl düzenlenecek? "Ankara temsiliyeti" dendi, başlı başına önemli bir konu olduğunu düşünüyorum, böyle önemli bir konuda Ankara temsiliyeti yok. Bakın, buna imza atmışsınız, belki siz de farkında değilsiniz.
FETİ YILDIZ (İstanbul) - Biz her şeyin farkındayız.
BURAK ERBAY (Muğla) - Peki, özür dilerim Vekilim.
FETİ YILDIZ (İstanbul) - Biraz dikkatli konuşur musun.
BURAK ERBAY (Muğla) - Tamam, peki, özür dilerim o zaman.
FETİ YILDIZ (İstanbul) - Şu "arkadaki akıl"ı da bir izah et istersen.
BURAK ERBAY (Muğla) - Bakın, Sayın Vekilim, baktım, siz de hukukçusunuz, tamam ama siz de konunun teknik kişisi değilsiniz. Siz de sizin önünüze gelen... Mutlu olacak kesim sizin önünüze getirmiş, hukuki açıdan bir süzgeçten geçirmişsiniz...
FETİ YILDIZ (İstanbul) - Sonra biz ne yaptık, gözünüzü kapattınız ama...
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Ya, Burak Vekilim, bak, böyle bir kişiselleştirmeden... Rica ediyorum, lütfen ya...
BURAK ERBAY (Muğla) - Ama işleyişle ilgili...
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Ama arkadaşlar...
BURAK ERBAY (Muğla) - Kimseye de haksız bir şey...
FETİ YILDIZ (İstanbul) - Çileden çıkaracaksınız ya!
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Arkadaşlar, haksız bir şey değil ya! Değerli Başkan...
BURAK ERBAY (Muğla) - Saygısızlık yapma çabam yok Başkanım.
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Ya, hayır, Burak Başkanım, konuşuyoruz. Arkadaşlar, arada biz bunları konuştuk, değerlendirdik. Ben sizin özetinize saygı duyuyorum ama lütfen, Allah aşkına şu tutanağı getirin, aynı kelimeleri 5 defa söylediniz, kifayetimüzakere yapalım. Bir süre koymadan biz bu Komisyonda nasıl ilerleyeceğiz arkadaşlar?
FETİ YILDIZ (İstanbul) - 1'inci maddeyle ilgili konuşmuyor mu arkadaş?
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Evet efendim.
BURAK ERBAY (Muğla) - Evet ama işte, gelişmeler üzerine düşüncelerimi bir paylaşma gereği duydum.
FETİ YILDIZ (İstanbul) - 40'ıncı maddeyi bile anlattın ya!
BURAK ERBAY (Muğla) - Yanlış mı düşünüyorum ben? Yanlışsa özür dilerim, geri çekerim. Özür diliyorum o zaman.
ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) - Ne konuşacağımıza da siz karar verin Feti Vekilim.
BURAK ERBAY (Muğla) - Özür diliyorum, görüşümden...
FETİ YILDIZ (İstanbul) - Biz, ne konuşacağınıza değil... Bakın, 1'inci madde...
AHMET BÜYÜKGÜMÜŞ (Yalova) - Lütfen ya!
BURAK ERBAY (Muğla) - Ama hayır, hata yaptıysam özür dilerim ağabey. Bir şey anlatmaya çalışıyorum...
ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) - Bu Meclis bu Komisyonda onlarca yasa yaptı ya!
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Tamam, evet arkadaşlar...
ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) - Bu kadar da değil yani konuşamayacaksak bu yasayı nasıl yapacağız?
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Öyle bir şey yok ki Onursal Bey ya!
ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) - Başkanım, siz söylüyorsunuz, ben sizin söylediğinize cevap veriyorum. İkincisi, hiçbir teklif sahibi orada dönüp de "Böyle konuşun, şöyle konuşun." diye müdahale eder mi milletvekiline?
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Demedi ki!
FETİ YILDIZ (İstanbul) - Ya, bir şey demiyorum.
ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) - Beğenmeyebilirsiniz...
FETİ YILDIZ (İstanbul) - 1'inci maddeyle ilgili konuşun diyorum.
ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) - 1'inci maddeye...
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Evet, Burak Bey, tamamlayın. Lütfen rica ediyorum ya...
BURAK ERBAY (Muğla) - Tamam Başkanım.
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Arkadaşlar...
ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) - Milletvekilini konuşturmayın, temsilciyi konuşturmayın, kim konuşacak burada? Yapın gidin o zaman. Yapın gidin niyetiniz buysa.
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Evet arkadaşlar, Burak Bey...
ZAFER IŞIK (Bursa) - Yılların hukukçusuna "Sen teknik bilmezsin." ne demek ya?
BURAK ERBAY (Muğla) - Konuyla ilgili ya, lütfen çarpıtmayın, konuyla ilgili... Hukukçu ama konunun muhatapları orada, lütfen...
ZAFER IŞIK (Bursa) - Tek başına hazırlamadı ki!
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Ya, bir dakika arkadaşlar...
BURAK ERBAY (Muğla) - Lütfen, yapmayın, öyle bir şey demek istemedim. Yapmayın, öyle bir şey demedim. Benim üstadım o hukukçu olarak, öyle bir şey demedim.
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Ya, arkadaşlar, nasıl ilerleyeceğiz? Vekillerim, nasıl ilerleyeceğiz ya?
Tuncay Özkan Bey, bir dakika...
ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) - İlk defa yasa yapılmıyor bu Mecliste ya! İlk defa yasa yapıyormuş gibi konuşuyorsunuz. İlerleyeceğiz, defalarca da ilerledik, yaptık bu yasaları. Herkes de konuştu, söyledi. Lütfen ya! Nasıl ilerleyeceğimiz çok açık: Herkes tahammül edecek, dinleyeceğiz. Yarın da çalışacağız, yarın akşam bitireceğiz.
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Ya, tahammülle ne ilgisi var arkadaşım ya?
ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) - Edemiyorsunuz tahammül!
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Ne alakası var?
ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) - Etseniz tahammül, vekilin sözünü kesmezsiniz!
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Ya, Sayın Tuncay Özkan, siz bir şey demiyor musunuz?
ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) - Bu da yeni başladı ya! Oradan oraya, oradan oraya ya!
ABDULLAH KOÇ (Ağrı) - Sayın Başkanım, bu konuyla ilgili yapıcı bir...
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Buyurun.
ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) - Bu nedir ya!
ABDULLAH KOÇ (Ağrı) - Ben bir şey söyleyeyim Sayın Başkan.
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Arkadaşlar, bir dakika, Abdullah Bey bir şey söylesin ya!
ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) - Siz Komisyona kendi usulünüzü dikte edecekseniz orada size verilen yetkileri kullanırsınız, böyle olmaz. Bunu eğer madde madde görüştürecekseniz her şeye de tahammül edeceksiniz. Öyle bir şey yok!
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Arkadaşlar, tahammül etmeyeceğiz diye bir şey mi var ya?
ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) - Etmiyorsunuz.
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Alakası yok.
ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) - Etmiyorsunuz Başkanım.
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Tahammül etmeyecek olsak bu kadar insanı çağırmayız, dinlemeyiz.
ABDULLAH KOÇ (Ağrı) - Sayın Başkan...
ONURSAL ADIGÜZEL (İstanbul) - Başkanım, bakın, bilgisayar mühendisi... Ona "Feti Bey yorulmuş, eve gidecekmiş -yarın ikiye- hadi hızlı konuş..." Konuşmuyorum kardeşim.
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Ne alakası var? Feti Bey öyle bir şey mi dedi size? Tutanakları açın. Niye böyle kişiselleştiriyoruz ya?
Evet, Abdullah Bey, buyurun.
ABDULLAH KOÇ (Ağrı) - Sayın Başkan, şimdi bu usulle ilgili olan önerimi ve küçük de bir eleştirimi sunmak isterim. Saatler oldu, siz de biraz yorulmuşsunuz galiba çünkü biraz fazla tepki gösteriyorsunuz.
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Hayır, yorulmadım. Ya, ben şuna üzülüyorum ya...
ABDULLAH KOÇ (Ağrı) - Şunu söyleyeyim...
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Bir mini parantez açayım. Ya, Abdullah Bey, bakın, birbirimizi yeni tanımıyoruz. Şunu rica ediyorum ya: Biz burada herkesin söz hakkını sonuna kadar savunuyoruz, 10 defadır söyledik ama ben şunu rica ediyorum: En azından meseleleri kişiselleştirmeden, temiz bir dille konuşalım; bunu diyorum, var mı daha ötesi?
ABDULLAH KOÇ (Ağrı) - Sayın Başkan, şimdi, biz bir kanun teklifini görüşüyoruz. Şimdi, bizim gerçekten bu kanun yapma sürecinde çok büyük tecrübelerimiz oluştu dört yıllık süre içerisinde. Şunu söyleyeyim: Bu Komisyonumuza ilk defa bir kanun teklifi geliyor fakat şunu belirtmek isterim ki birbirimize gerçekten tahammülümüzün olması gerekiyor, hele hele kanun teklifini getiren sayın vekillerimizin de biraz bu konuda tahammül göstermeleri gerektiğini ben belirtmek istiyorum.
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Teşekkür ediyorum Abdullah Bey, usul uyarısı...
ABDULLAH KOÇ (Ağrı) - Bir de yani biraz bu şekilde eleştirileri de dikkate alalım ve öyle yol alalım, yoksa başka türlü olmaz.
BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Eyvallah, teşekkür ediyorum katkı için.
Burak Vekilim...
BURAK ERBAY (Muğla) - Tamam, bir cümleyle bunu bitireyim, sonraki maddelerde...
Sonuç itibarıyla amacım... Kişiselleştirmedim, öyle bir saygısızlık anlaşıldıysa özür de dilerim, öyle bir şey yok, bir daha tekrarlıyorum. Konuyla ilgili hukukçu olduğundan, sonuçta gazeteci olmadığından, bu konuları bilmediğinden... Normal de bu yani, olabilir, onu söylemek istedim.
Sonuçta da burada yapılacak faaliyetin çağdaş bir devlete uygun bir yasama faaliyeti yürütülmesi... İşte, bakın, uluslararası firma temsilcileri var, hukukçu arkadaşlar var; yani o standartlara uygun bir yasama faaliyeti yapılmasıyla ilgili görüşlerimi ifade etmek istemiştim; geri kalanını da diğer maddelerde söyleyeceğim.
Teşekkür ederim.