KOMİSYON KONUŞMASI

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, değerli Komisyon üyeleri, basının değerli temsilcileri, Bakanlıktan gelen Değerli Genel Müdürümüz ve Yardımcıları; hepinizi saygıyla selamlıyorum ve Komisyonumuzun hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.

Evet, aslında son derece önemli bir Komisyonda yer aldığımızı düşünüyorum. Gerçekten, aslında hepimiz -Allah ömür verirse- yaşlanma potansiyeli içerisinde olan bireyleriz; her birimizin de evinde, ailesinde mutlaka 65 yaş üstü -evet, yaşla sınırlamamak gerektiğini düşünüyorum, 35'inde de kendini yaşlı hisseden olabilir, 65 yaş üzerinde kendini genç hisseden olabilir elbette- bireyler bulunmakta.

Bu Komisyonun hem sosyal alanda hem de gerçekten ülkenin ve tüm ülkelerin ciddi ihtiyacı olan yaş alan insanlarla ilgili hayırlı çalışmalar yapmasını tekraren diliyorum.

Evet, ben, burada, huzurevleri ve bakımevlerinde değil, ben de aynı şekilde evde ömrünü çocuklarına vakfetmiş insanların artık yaşlılıkta bir tecrit ortamında değil... Yani herhangi bir darülacezede, huzurevinde, bakımevinde adı "sevgi" ve "şefkat" bile olsa bu ortamlarda yaşlıların zaten toplumdan itilmiş, sosyal alandan kısmen de olsa hem fiziki aktivitelerinin azalmış olması hem de sağlık bakımından geriliyor olmaları nedeniyle zaten sosyal alandan kopmuş olan yaşlı bireylerimizin bu ortamlarda kendilerini tecrit gibi hissettikleri ve biraz da -az önce vermiş olduğumuz rakam da doğruladı, yüzde 80 dediğiniz, yanlış mı hatırlıyorum- huzurevlerinde yüzde 80 oranında ölüm gerçekleştiği gibi bir rakam...

AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Dünyada...

AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI ENGELLİ VE YAŞLI HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRÜ ELMAS ESRA CECELİ - Fark etmiyor, Türkiye'de yüzde 4.

AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Tüm dünyadaki huzurevlerinde kalanların yüzde 80'i öldü.

AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI ENGELLİ VE YAŞLI HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRÜ ELMAS ESRA CECELİ - Yüzde 30 ila yüzde 80 oranında Covid mortalitesi raporlandı, bizdeki oran yüzde 4.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Yani şunu da gözlemliyoruz: Gerçekten, şu anda...

AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI ENGELLİ VE YAŞLI HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRÜ ELMAS ESRA CECELİ - - Covid döneminden bahsediyorum.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Covid dönemi... Tabii, Covid zaten başlı başına bir olay ama kendi çevremizde de gözlemlemişizdir, şunu da göz ardı etmemek gerekiyor: Evinden ve yurdundan koparılan ve sevgievi, şefkatevi -her neyse adı- huzurevi, darülaceze, gibi ortamlara verilen yaşlıların çok uzun süre yaşamadıklarına bizler de yaşayarak şahit oluyoruz işin doğrusu. Elbette ki ben de evde her türlü sağlık hizmetinin ve desteğin verilmesi öncelikli olmalı diye düşünüyorum. Günümüzde kendi maddi imkânları olsa bile ne yazık ki yaşlıların evde bakım olanaklarının çok yakalanmadığına dair de bilgiler var. Hani, genellikle yabancı uyruklu ve kayıt dışı kişiler tarafından bakıma uğruyor yaşlı insanlar, bunun da çok doğru olmadığını düşünüyorum. Belki Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde bu, evde bakımın daimî olarak sağlanabileceği, personel istihdamının yapılarak en azından on iki-on iki saat şeklinde bu bakımın sağlanacağı bir ortam ve istihdam yaratılabilir. Bence, böylece hem evinde ailesiyle, çocuklarıyla, torunlarıyla ve ortamdan koparılmadan, o sosyal dokuyu da yaşayarak yaşlının bakımı sağlanmış olur diye düşünüyorum.

Tabii, bir eşe ihtiyaç duymak mı... Sevgili İffet Hanım'ın söylediği gibi eşe ihtiyaç duyması kendine baktırmak için mi... Demek ki kadınlarda para varsa eşe de ihtiyaç duymuyor, ona da değinmek isterim tabii. Önemli olan, insanların birbirine ihtiyaç duymadan bu bakımlarının sağlanabileceği bir ekonomik düzeyin verilmesi çok değer taşıyor. Siz az önce işte 160 bin evde bakımdan bahsettiniz ve her bin yaşlıdan 5'ine hizmet verildiğini ifade ettiniz. 8 milyona yakın da yaşlının bulunduğu bir ortamda bence bu rakamların çok düşük olduğunu ifade etmek isterim.

Burada sorum şu: Yani kaç talep var, gerçekten insanlar bu talep etme bilincine sahip mi ve Bakanlığınız tarafından taleplerin ne kadarı karşılanabildi? Bunu sormak isterim.

Yine, tabii, ciddi çalışmalar yapılıyor, bilimsel raporlar sunuluyor, bu komisyonlarda çok ciddi üretimler yapılıyor. Ben geldiğimden beri, işte, Deprem Komisyonunda, Müsilaj Komisyonunda, ihtisas komisyonlarında yer alıyoruz. Pek çok bilim insanı, kamudan sizler -sağ olun- Bakanlıklardan insanlar geliyor; görüş, fikir ve üretimler yapılıyor burada ama maalesef, bu komisyon raporları yasalaşmıyor, yasal faaliyetlere giremiyor. Bu, çok ciddi üretimler, yüzlerce sayfa yapılan üretimler ne yazık ki tozlu raflara terk ediliyor. Temennim şudur ki hani, bu Komisyonumuzun da yapacağı üretim... Eminim, çok değerli fikirler alınacak, çok değerli görüşler elde edilecek ama bu fikirlerin ve görüşlerin yasal bağlamda hayata geçirilmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Umarım bu Komisyonumuz da böyle bir akıbete uğramaz çünkü bu bir sosyal komisyon, bunun hayata geçirilmesinin gerçekten çok çok önemli olduğunu düşünüyorum. Notlarıma baktığımda yine...

Evet, şimdilik bu kadar, sorum oydu benim.

Teşekkür ediyorum.