| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, İstanbul Milletvekili Abdullah Güler ve 61 Milletvekilinin; İstanbul Finans Merkezi Kanunu Teklifi (2/4478) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 08 .06.2022 |
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, değerli bürokratlar, sivil toplum kuruluşlarının değerli temsilcileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün görüşmekte olduğumuz kanun teklifi İstanbul Finans Merkeziyle ilgilidir, bununla ilgili bazı hususları düzenliyor. Her şeyden önce, son dönemlerde, Komisyonumuzda görüşülen kanun tekliflerinin Komisyon üyelerimiz tarafından verilmiş olması bence sevindirici bir durum. Her şeye rağmen Komisyonun bazı hassasiyetlerine dikkat ettiklerini düşünüyorum. Ancak şunu da kabul etmek gerekir ki gerçekten, finans sistemi gelişmeden gelişmiş ülke hâline dönüşebilmek imkânsızdır. Reel sektör önemlidir elbette ama reel sektörün finansmanla desteklenmesi ve ucuz finans imkânları ihtiyacı düzeyinde elde edebilmesi ekonominin gelişmesi açısından son derece önemlidir. İsterdik ki Türkiye'de çok gelişmiş bir finans sistemi olsun, gerek bankalar gerek sermaye piyasası gerekse sigorta şirketlerinin millî, yerli ve çok gelişmiş olmasını temenni ederdik ancak baktığımızda bunu böyle görmüyoruz. Ekonominin büyüklüğü içerisinde finans sektörünün payı sadece yüzde 4 civarındadır, keşke yüzde 10 olsaydı gelişmiş ülkelerde olduğu gibi veya finansal hizmet ihracının toplam ihracat içerisindeki payı yüzde 3 gibi düşük bir düzeydedir, keşke bu da 15 olsaydı veya gelişmiş ülkeler gibi yüzde 25'e kadar ulaşabilseydi ama rakamlar gerçekten küçük. Bu finansla ilgili küçük rakamları büyütebilmek, derinleştirebilmek, finansal araçları çeşitlendirebilmek ayrı bir şeydir; bina inşaatlarını bir finansal merkez olarak tanımlayan bir yasa getirmek de daha farklı bir şeydir.
Şimdi, bakıyoruz bu yasa teklifine, gerçekten, içinde inşaat var, bir de vergi muafiyetleri var ana kalemleri itibarıyla söylediğimiz zaman. Yani siz "finans" dediğinizde "Dünya ölçeğinde finans merkezi oluşturuyoruz." dediğinizde binaları ve vergi muafiyetlerini mi hatırlarsınız? "Finans" dediğiniz şey, finansı büyütmek, çeşitlendirmek, geliştirmek, dünyanın ilgi odağı hâline getirmek dediğiniz şey daha farklı şeyler gerektiren bir durumdur.
Maalesef, 1'inci maddeye bakıyorum, 1'inci maddeyle ilgili gerekçeye bakıyorum, çok büyük laflar edilmiş, Türkiye sanki bir değişime adım atıyor bu kanun teklifiyle gibi ifadeler var ama bu ifadelerin içerisinde anlayamadığım yani ağırlığı kaybeden kelimeler, cümleler de var. "Yeşil finans" diye -gerekçede geçen- neyi kastediyorsunuz yani "yeşil finans" dediğiniz zaman doları mı kastediyorsunuz? Nedir bu "yeşil finans?" Yani gerekçeye başka bir kelime bulamadınız mı, başka bir şey yazılabilirdi gibi geliyor bana. Yani bu sayfada çok büyük laflar ederken orada "yeşil finans"ı görünce birden düştüm, attan düşmüş gibi oldum yani.
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Zaten düş diye yaptık onu biz.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Öyle mi?
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Uluslararası bir tabir.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - "Yeşil finans" uluslararası bir tabir mi, neyi kastediyor?
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Çevreci bir finans, "green finance" demek.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Demek ki ağırlığı gibi bir ağır kelimeyle... Vaktiyle yeşil sermaye bir ara dilde çok dolaşırdı da onun için onu mu kastediyor acaba, başka bir kelime bulamamış mı diye düşünmüştüm.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - 28 Şubattaki yeşil sermaye değil yani.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Evet, anladım ama çevreyle bağlantılı böyle finans anlatmak da çok zevkli gelmiyor bana. Yani "ekosistem" diyor mesela. Ekosistem farklı bir şey, finans ekosistemi falan yani tam oturmamış gibi geldi bana. Uluslararası ölçekte kullanılıyor da olsa bunlar farklı şeyler. Ama bu paketin içerisindeki bu iddialı hükümlerle, maddelerle, buradaki 10 maddeyle elde edilemeyecek şeylere büyük anlamlar yüklemek bana Hazreti Ali'nin bir sözünü hatırlattı. Hazreti Ali'ye diyorlar ki: "Bu Hariciler 'El hükmü lillah.' ayetini okuyorlar, 'Hüküm Allah'ındır.' diyorlar ama siz de Haricilere karşısınız, onların yanlış yolda olduğunu söylüyorsunuz. Buna ne diyeceksiniz?" Diyor ki: "Onlar Allah'ın hak bir sözünü batıl murat ederek söylüyorlar."
Şimdi, her konuyu buraya iddialı getiriyorsunuz, büyük cümlelerle getiriyorsunuz ama maalesef, içi boş paketlerle geliyorsunuz; bu da öyle. "İçinde ne var?" diye söyledim. İşte bina inşaatları, ofisler, nasıl alınacak, nasıl satılacak, nasıl tahsis edilecek; bir de bunları kolaylaştırmak için vergi muafiyetleri. Finansal hizmet ihracından bahsediyorsunuz da tanım yapmışsınız. O tanımı yapmanın durumu değiştiren bir tarafı yok. Veya defter belgelerin yabancı dille tutulması. Zaten Türkçeyi bu gidişle kaldıracaksınız, yok edeceksiniz. İşlem ve sözleşmelerde serbestçe hukuk seçimi yapmak. Millî hukuku da işlevsiz hâle getiriyorsunuz. Özellikle bir madde dikkatimi çekti, SPK ve BDDK'ye ait taşınmazlar bedelsiz olarak yönetici şirket adına tescil edilecek, devir ve işlemlerinden veraset ve intikal vergisi alınmayacak, harç alınmayacak, döner sermaye bedelleri alınmayacak, damga vergisinden muaf olacak. Kimdir bu yönetici şirket, neyin nesidir? Bunun ortakları kimdir? Şirket olduğuna göre ortakları da vardır. Aslında görünmeyen kısımlarını açıklarsanız biz daha anlamlı değerlendirmeler yapma imkânı buluruz. Bunlar nasıl oluşmuş, bu şirketler nasıl teşekkül ediyor? Birileri mi atıyor, ortaklarını birileri mi belirliyor yoksa başka bir mekanizmalarla mı teşekkül ediyor? Bu yönetici şirkete bunları, devletin kuruluşlarını bedava alma hakkı verildiğine göre niteliğiyle ilgili de ayrıntı bir bilgi sahibi olmamız lazım ama açıklamalarınızda, gerekçelerinizde doğru düzgün hiçbir bilgi yoktur. Varlık Fonuyla bağlantılı statüsü ne olacak? Bu kanuna bu maddeyi yazmadan önce bu yönetici şirketin statüsü ve ayrıntısının belirlenmesi lazım, bu paketin içinde de olabilirdi. Yok, şimdi ismini geçiriyorsunuz, sonra arkasından ne yapacağınız belli değil.
Evet, şimdi, değerli arkadaşlar, bir kere -arkadaşlar da söylediler- şunu bilmemiz lazım: Bir finans merkezinden söz edebilmek, söylediğiniz iddialar gerçekçi de olmasa 2036'yla ilgili bir perspektif koymuşsunuz. Yani bundan on beş sene sonrası için söyleyeceklerinizin hayali olmaktan öte bir değeri, bir anlamı olamaz zaten ama bir yerlerden bir rakam çıkarmışsınız, o rakamı nereden çıkardığınızı da merak ediyorum. Ama şu var: Bu teklifle somut olarak devasa bir inşaat var, inşaat alanı var, binalar yapılıyor. Üstelik de bu binaların yapımı yeni başlamadı. Siz statüsünü, bunların ne yapılacağını zaten bu kanun çıkmadan önce belirlemişsiniz iktidar olarak. Yıllardır yapılıyor bu.
Şimdi, yapılan binalara hukuki çerçeve oluşturmak için bir yasa teklifi gelmiş buraya yani her zaman yaptığınızı yapıyorsunuz, o da nedir? Önce ateş ediyorsunuz, sonra nişan alıyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Buyurun.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - O binalara başlamadan önce ne olacağı, ne yapacağınızla ilgili, burada yazdığınız maddelerden de daha ayrıntılı, finansı da tamamıyla kavrayacak, gelişimini sağlayacak, yol açacak bazı şeyler yapabilirdiniz ama yok, yıllar sonra bir kanunla inşaat işleri düzenleniyor.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Teşekkür ediyorum Sayın Şener.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Bir de şu önemli: Bu vergi muafiyetleri vesaire... Zannedersem bir ay olmadı, bu Meclisten, Komisyondan bir kanun geçti. Kurumlar vergisi oranları üç ay önce değiştirilmişti, bir ay önce yine değiştirildi. Bu süreleri tam söyleyemiyor olabilirim. Orada finans kuruluşlarıyla ilgili yani diğer şirketlerle ilgili uygulanacak kurumlar vergisi daha düşük olduğu hâlde finansla bağlantılı firmaların veya kuruluşların, şirketlerin ödeyeceği kurumlar vergisi oranı daha yüksekti. Yani bir ay önceki kanunda farklı bir şey yapıyorsunuz, burada sıfırlıyorsunuz, kurumlar vergisini sıfırlıyorsunuz.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Şener, teşekkür ediyorum.
Diğer görüşlerinizi maddelerde ifade ederseniz sevinirim.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Yani bunlar adrese teslim maddeler, bundan biri yararlanıyor. Özellikle birini hedef alarak kurumlar vergisiyle oynama öteden beri mevcut iktidarın huyudur, biliyorum ben bunu.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Evet, teşekkür ediyoruz Sayın Şener.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ama onu "Birisi yararlansın." diye yaparken genelleştiriyorsunuz, genel indirim yapıyorsunuz. Ben biliyorum -2005'ten kalma- TELEKOM'da yapıldığını.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Katırcıoğlu'na söz vereceğim Sayın Şener.
Teşekkür ediyorum.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Bir tek TELEKOM'u hesaplayarak kurumlar vergisi oranı anlamlı bir miktarda düşürüldü ama o vesileyle diğer kurumlar da o düşük orandan yararlanıyor.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Şener, teşekkür ediyorum. Süreyi hakikaten çok aştınız.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Şimdi, spesifik olarak da düşürüyorsunuz.