| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 24 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 06 .11.2014 |
BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Ankara) - Teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, Plan ve Bütçe Komisyonunun saygıdeğer üyeleri, değerli basın mensupları; Hazine Müsteşarlığının, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun ve Sermaye Piyasası Kurulunun 2015 mali yılı bütçelerini görüşmek üzere bir aradayız. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sözlerimin başında sizlere dağıttığımız kitapçıktaki bir hususu hemen hatırlatırsam belki konuşmamın bundan sonraki bölümünde kolaylık olur diye de düşünüyorum. Kitapçıktaki sarı bölümleri okuyacağım, diğer bölümleri belki siz hızlı gözden geçirirsiniz. Özet ile geniş metin arasında bağ kurmak daha önceki yıllarda problem olduğu için böyle bir yenilik yapalım dedik bu sene. Benim okuyacağım sarıyla işaretli bölümler ama diğer bölümleri de arada hızlı gözden geçirebilirsiniz. Bu, vakit kazanmamıza vesile olur diye düşünerek böyle yaptık.
Sayın Başkan, değerli milletvekillerimiz; konuşmamda öncelikle küresel gelişmeler ve Türkiye ekonomisiyle ilgili genel değerlendirmemizi ve öngörülerimizi paylaştıktan sonra, Hazine Müsteşarlığının faaliyetleri konusunda bilgi vermek istiyorum. Ayrıca, eğer Komisyonumuz uygun görürse Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumumuz ile Sermaye Piyasası Kurulumuzun kısa sunuşları olacak siz uygun görürseniz, yoksa o kurumlarımızla ilgili direkt soru-cevaba da geçebilirsiniz, Başkanın ve Komisyonun kuşkusuz takdirlerinde.
Dünya ekonomisinde küresel kriz sonrası ılımlı büyüme eğilimi devam etmekle birlikte, henüz geneli kapsayan, dengeli ve sürdürülebilir bir toparlanma sağlanamamıştır. Küresel büyüme ve dünya ticaretindeki artış kriz öncesi dönemin altında seyretmekte olup, son bir yıllık dönemdeki gerçekleşmeler beklentilerin altında kalmıştır.
Ekonomik aktivitedeki toparlanma süreci bölgeler ve ülkeler arasında önemli farklılıklar göstermektedir. Amerika Birleşik Devletleri ekonomisinde hızlı bir toparlanma görülürken Avro bölgesi ve Japonya ekonomilerindeki büyüme, düzensiz ve yavaş seyretmektedir. ABD'de konut ve istihdam piyasalarındaki iyileşmeyle birlikte iç talepte güçlü bir seyir gözlenmektedir.
Avro bölgesi ekonomisinde yavaş, kırılgan ve ülkeden ülkeye değişen bir büyüme yapısı görülmektedir. Bölgenin enflasyon oranında son bir yıllık dönemde gerçekleşen sert düşüşle beraber deflasyon riski de artmıştır.
Japonya ekonomisi yüksek kamu borç stoku, deflasyon riski ve zayıf büyümeyle karşı karşıyadır. Son dönemde, gelişmiş ülkelerin uyguladıkları para politikaları küresel ekonominin en önemli gündem maddelerinin başında yer almaktadır. ABD'nin para politikası normalleşme sürecindeyken Avro bölgesi ve Japonya genişleyici para politikalarına devam etmektedir.
Gelişmekte olan ülke ekonomilerinde genel olarak bir yavaşlama eğilimi görülmektedir. 2009 krizinden sonra küresel büyümeyi sürükleyen gelişmekte olan ülkelerin, önümüzdeki dönemde küresel büyümeye daha sınırlı bir katkı sağlaması beklenmektedir.
Küresel talebin ılımlı seyri, Çin ekonomisinin büyümesindeki yavaşlama eğilimi ve doların değer kazanması nedeniyle emtia fiyatları gerilemektedir. Özellikle petrol fiyatları, arz artışı ve zayıf talebe bağlı olarak son dönemde önemli ölçüde düşüş göstermiştir.
Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri; Türkiye ekonomisi 2014 yılının ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,3'lük büyüme kaydetmiştir. Güçlü, sürdürülebilir ve dengeli bir büyüme dinamiği sağlamak üzere, kredi piyasasının sağlıklı temellere oturtulması, kredilerin daha üretken alanlara yönlendirilmesi, üretimin ve ihracatın desteklenmesi için alınan makro ihtiyati tedbirler sonucunda, iç ve dış talep arasında kayda değer bir dengelenme süreci yaşanmıştır. Yılın ikinci yarısına ilişkin öncü göstergeler ekonomide ilk yarıya benzer bir büyüme eğiliminin devam ettiğine işaret etmektedir. 2014 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 3,3 seviyesinde büyümesi beklenmektedir.
2014 yılı ilk yarısında kaydedilen büyüme aynı zamanda kapsayıcı olup ekonomide önemli ölçüde istihdam artışı gözlenmiştir. Temmuz ayı itibarıyla bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 262 bin ilave istihdam oluşmuştur. İstihdamdaki söz konusu güçlü seyre rağmen iş gücüne katılım oranının artış eğilimini sürdürmesi sonucunda işsizlik oranının 2014 yılında yüzde 9,6 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülmektedir. Bu, 2014 yılının ortalaması, beklediğimiz rakam. İş gücüne katılımda gözlenen bu artışta, uygulamakta olduğumuz istihdam politikalarıyla kadınların iş gücüne katılım oranındaki artış ve yaratılan güçlü istihdam artışları sonucunda iş gücü piyasasındaki beklentilerin iyileşmesi etkili olmuştur.
2013 yılı ortalarında başlayan döviz kuru hareketleriyle gıda fiyatlarındaki yüksek seyir 2014 yılı enflasyonu üzerinde olumsuz yönde etkili olmuştur. Yıl boyunca enflasyon, hedefin belirgin bir şekilde üzerinde kalarak Ekim ayında yüzde 8,96 seviyesinde gerçekleşmiştir. 2014 yıl sonu itibarıyla bu oranın yüzde 9,4 seviyesinde gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Merkez Bankamız da son açıklanan enflasyon raporunda 2014 yılı sonu enflasyonunun yüzde 8,4 ile yüzde 9,4 arasında gerçekleşmesini tahmin etmiştir.
Değerli Komisyon üyeleri, 2014 yılında ticaret ortaklarımızın beklenenden düşük seyreden büyüme eğilimlerine rağmen, pazar ve ürün çeşitlendirme politikalarımız neticesinde, ihracatımız olumlu bir performans göstermiştir. İhracatın 2014 yılında yüzde 5,7 oranında artarak 160,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi beklenmektedir.
Uygulanmakta olan makro ihtiyati tedbirlerin ve altın ithalatının uzun dönem seyrine dönmesinin etkisiyle 2014 yılında ithalat artışı önemli ölçüde yavaşlamıştır. Toplam ithalatın 2014 yılında yüzde 3 oranında azalarak 244 milyar dolar düzeyine gerilemesi tahmin edilmektedir. Bu gelişmeler sonucunda geçen yıl 99,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen dış ticaret açığının 2014 yılında 83,5 milyar dolar seviyesine gerilemesi beklenmektedir. Dış ticaret açığındaki bu olumlu gelişmeye paralel olarak 2014 yılında cari işlemler açığının geçen yıla göre 19,1 milyar dolar azalarak 46 milyar dolar, gayrisafi yurt içi hasılaya oranının ise yüzde 5,7 seviyesinde gerçekleşmesi beklenmektedir.
2014 yılında cari işlemler açığı finansmanının ağırlıklı olarak uzun vadeli sermaye girişleriyle gerçekleştiği gözlenmektedir. Bankacılık sektörü ve banka dışı özel sektörün hem yurt dışından kredi borçlanmaları hem de yurt dışı piyasalarda eurobond ihraçları yıl boyunca yüksek düzeyde seyretmiştir.
Merkez Bankası altın dâhil brüt döviz rezervleri, özellikle ihracat reeskont kredilerinin de katkısıyla 2014 yılı Nisan ayı sonundan 24 Ekim tarihine kadar 3 milyar dolar artarak 132,7 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır.
Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri; Hükûmetimiz orta vadeli programlar ve yıllık programlar aracılığıyla ekonomi politikaları ile yapısal reform süreci arasında eş güdümün sağlanmasını amaçlamaktadır. Bu kapsamda hazırlanan yeni Orta Vadeli Program'ımız 8 Ekim 2014 tarihinde kamuoyuyla paylaşılmıştır. 2015-2017 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program, Onuncu Kalkınma Planı'nda belirtilen yapısal reformların hayata geçirilmeye başlandığı önemli bir dönemi kapsamaktadır. Programın temel öncelikleri enflasyonla mücadeleye kararlılıkla devam etmek, cari işlemler açığını düşürmek, yapısal reformlara hız vererek ülkenin potansiyel büyümesini artırmaktır. Program döneminde cari işlemler açığını azaltmak ve enflasyonu düşürmede para politikasını desteklemek amacıyla maliye politikasındaki sıkı duruş sürdürülecektir. OVP döneminde büyümenin 2015 yılında yüzde 4, 2016 ve 2017 yıllarında ise yüzde 5 olması öngörülmektedir. 2015-2017 döneminde ortalama istihdam artışının yıllık bazda yaklaşık yüzde 2,2 seviyesinde gerçekleşmesi ve program dönemi sonunda işsizlik oranının yüzde 9,1'e gerilemesi tahmin edilmektedir. Enflasyonun 2015 yılında yüzde 6,3; 2016 ve 2017 yıllarında ise yüzde 5 seviyesinde gerçekleşmesi hedeflenmektedir. Cari işlemler açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranının OVP dönemi boyunca iyileşmeye devam ederek 2017 yılında yüzde 5,2'ye düşeceği öngörülmektedir.
Değerli milletvekilleri, ülkemizin orta ve uzun vadeli hedefleri doğrultusunda Onuncu Kalkınma Planı'yla gündeme alınan ve 25 alanda hazırlanan öncelikli dönüşüm programlarıyla ülkemizin temel yapısal sorunlarına çözüm üretilmesi ve içinde bulunduğumuz dönüşüm sürecine katkı sağlanması amaçlanmaktadır. 62'nci Hükûmetimiz önümüzdeki dönemde Onuncu Kalkınma Planı'nın daha etkin uygulanmasını sağlayacak olan dönüşüm programlarının hayata geçirilmesi konusunda kararlılık ve hassasiyet göstermektedir. Dönüşüm programlarının uygulamaya geçirilmesine yönelik olarak hazırlanan eylem planları, Başkanlığını yaptığım Ekonomi Koordinasyon Kurulunda ilgili kurum ve kuruluşların katılımıyla değerlendirilmektedir. Programlara ilişkin eylem planları Sayın Başbakanımız tarafından kamuoyuyla/ paylaşılmaktadır. Bu, Onuncu Kalkınma Planı'mız biliyorsunuz ve ilk defa bu planla beraber 25 tane öncelikli dönüşüm programı açıklandı geçen sene. Fakat bu yıl yaptığımız, bu dönüşüm programlarının somut eylem planlarını ortaya koymak ve her bir eylemin sorumlu kuruluşuyla eylemin tamamlanacağı tarihi yazmak. Bu ilk defa yaptığımız bir uygulama ve bugün Sayın Başbakanımızın açıkladığı 9 dönüşüm programında toplam 417 tane eylem var. Arkasından bir 8'li grup ve ikinci bir 8'li grupla bu 25 programın açıklanması tamamlanmış olacak ve toplamda da yaklaşık 1.250 eylem, sorumlu kuruluşuyla ve son uygulama tarihiyle beraber böylece kamuoyuyla paylaşılmış olacak.
Maliye politikasında önceki dönemlerde olduğu gibi sıkı duruşumuz devam ettirilecektir. 2014 yılında yüzde 1,4 seviyesinde gerçekleşmesi beklenen merkezî yönetim bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranının program dönemi boyunca kademeli olarak düşmesi ve 2017 yılında yüzde 0,3 olması hedeflenmektedir. Program tanımlı kamu kesimi faiz dışı dengesinin gayrisafi yurt içi hasılaya oranının da program dönemi boyunca tedricen artması ve dönem sonunda yüzde 1,8 seviyesine yükselmesi öngörülmektedir.
2014 yılında Hazine Finansman Programı'nda beklenenden daha iyi bir performans gerçekleşmiştir. Özellikle öngörülenden yüksek gerçekleşen faiz dışı fazla neticesinde 2014 yılı Hazine iç borçlanması öngörülen düzeyin altında kalmıştır. Bu çerçevede, yıl başında yüzde 86 olarak açıklanan toplam iç borç çevirme oranının yıl sonu itibarıyla yüzde 81,6 seviyesinde gerçekleşmesi beklenmektedir.
Değerli Komisyon üyeleri, hükûmetlerimiz döneminde sağlanan mali disiplin, uygulanan etkin borçlanma stratejileri ve elde ettiğimiz ekonomik büyüme sonucunda kamu borcu artık bir risk unsuru olmaktan çıkmış ve ülkemiz pek çok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerden pozitif yönde ayrışmıştır.
Avrupa Birliği tanımlı genel yönetim brüt borç stokunun gayrisafi yurt içi hasılaya oranının düşmeye devam etmesi ve bu yıl sonunda yüzde 33,1 seviyesinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Borç yükündeki düşüşün OVP döneminde de devam etmesi ve 2017 yılı sonunda bu oranın yüzde 28,5 seviyesine gerilemesi öngörülmektedir.
Kamu net borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya oranı düşmeye devam etmektedir. 2002 yılı sonunda yüzde 61,5 düzeyinde gerçekleşen söz konusu oran 50,2 puan düşerek 2014 yılı ikinci çeyrek sonu itibarıyla yüzde 11,3 seviyesinde gerçekleşmiştir. Kamu net borç stoku 2010 yılından itibaren sadece millî gelire oran olarak değil nominal olarak da azalmaktadır. Ayrıca, kamunun dış borcu ile döviz cinsi dış varlıkları netleştirildiğinde 2014 yılının ikinci çeyreği itibarıyla 37,2 milyar dolar net dış varlığı bulunmaktadır. Yani net dış borç sıfırlandığı gibi 37,2 milyarlık bir artımız oluşmuştur 2014 ikinci çeyreği sonu itibarıyla.
Değerli milletvekilleri, 2003 yılından bu yana stratejik ölçütlere dayalı olarak yürütülen borç yönetimi neticesinde borç yapısı da iyileştirilmiş ve borç stokunun makroekonomik şoklara karşı direnci artırılarak kur, faiz ve likidite risklerine karşı olan duyarlılığı önemli ölçüde azaltılmıştır. 2014 yılı Eylül ayı itibarıyla, döviz cinsi borcun toplam borç stoku içindeki payı yüzde 32,3'e gerilerken, sabit faizli senetlerin toplam borç stoku içindeki payı yüzde 64'e yükselmiştir. Nakit iç borçlanmanın vadesi 68,8 aya ve nakit iç borç stokunun vadeye kalan süresi ise 56,2 aya uzamıştır.
2014 yılında, hazine finansman programında uluslararası sermaye piyasaları aracılığıyla sağlanması planlanan 6,5 milyar dolar tutarındaki dış finansman hedefi Eylül ayı itibarıyla tamamlanmıştır. Yatırımcı tabanının genişletilmesi ve borçlanma enstrümanlarının çeşitlendirilmesi amacıyla 2011 yılından beri Japon yeni cinsinden tahvil ihraçları ve 2012 yılından beri kira sertifikası ihraçları gerçekleştirilmektedir. Hazine finansman programı kapsamında söz konusu ihraçlara 2014 yılında da devam edilmiş, Eylül ayında Japon yeni ihracı gerçekleştirilmiştir. Aynı kapsamda iç piyasada gerçekleştirilen iki ayrı kira sertifikası ihracıyla toplam 3,2 milyar Türk lirası finansman sağlanmıştır.
Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri; 2014 yılında Dünya Bankasından bütçe finansmanı amacıyla 367,4 milyon avro tutarında program kredisi sağlanmıştır. Ayrıca, Avrupa Yatırım Bankası ve Fransız Kalkınma Ajansından toplam 275 milyon avro tutarında program kredisi sağlanmıştır. Hazine Müsteşarlığı yurt dışından sağladığı kredilerle tahsis, ikraz ve garanti yöntemlerini kullanarak altyapı projelerine finansman imkânı sunmakta ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştırmaktadır. 2014 yılı Ocak-Ekim döneminde yurt dışı kaynaklardan toplam 2,3 milyar dolar tutarında finansman sağlanmıştır. Bu dönemde finansman sağlanan önemli projeler arasında doğal gaz sektörünü geliştirme projesi, Marmaray Projesi ve Yenilenebilir Enerji Entegrasyonu Projesi bulunmaktadır. 2014 yılı sonu itibarıyla sağlanacak toplam proje finansmanı tutarının 4,1 milyar dolara ulaşması öngörülmektedir.
Değerli milletvekilleri, Hazine Müsteşarlığı, kamu-özel iş birliği modeliyle belirli kamu altyapı projelen için borç üstlenim anlaşması imzalamaktadır. Borç üstleniminin yasal altyapısı, 9 Mart 2013 tarihinde yürürlüğe giren 6428 sayılı Kanun'a sağlanmıştır. Bu kanunun uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Hazine Müsteşarlığı Tarafından Gerçekleştirilecek Borç Üstlenimi Hakkında Yönetmelik'le düzenlenmiş ve 19 Nisan 2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda, Hazine Müsteşarlığı tarafından borç üstlenimi taahhüdü verilebilecek projeler için asgari yatırım tutarı belirlenmiştir. Ayrıca, Hazine Müsteşarlığınca ilgili mali yıl içinde taahhüt edilebilecek borç üstlenim tutarının üst limite tabi olması ve bu limitin merkezi yönetim bütçe kanunuyla belirlenmesi hükme bağlanmıştır. Söz konusu üst limit 2014 mali yılı itibarıyla 3 milyar dolar, 2015 mali yılı için de limitin aynı tutarda, aynı düzeyde tutulması öngörülmektedir.
Türkiye, kaynak ilişkimizi sonlandırdığımız IMF'in yönetiminde ilk defa 1 Kasım itibarıyla İcra Direktörlüğü düzeyinde doğrudan temsil edilmektedir. Diğer taraftan, IMF bünyesinde ülkemizin oy gücünün yüzde 0,61'den 0,95'e yükseleceği ve böylelikle fonun en büyük 20 üyesinden biri hâline geleceği reform çalışmalarında da süreç devam etmektedir.
Dünya Bankası nezdinde 2014'te imzaladığımız yeni Ülke Grubu Anlaşması'yla da ülkemiz 2014-2016 yılları arasında İcra Direktörü Vekili, 2020-2024 yılları arasında ise İcra Direktörü görevini üstlenecektir. Böylelikle, Türkiye, IMF'in ardından Dünya Bankası İcra Direktörleri Kurulunda da ilk defa yerini alacaktır.
G 20 Dönem Başkanlığı 1 Aralık 2014 itibarıyla ülkemiz tarafından üstlenilecektir. Bu kapsamda, 2015 yılı boyunca G 20 platformunda küresel ekonomi, yatırım, finans, kalkınma, istihdam ve enerji gibi birçok önemli alanda geliştirilecek olan politikalar ülkemizin belirlediği çerçevede ele alınacaktır. Önümüzdeki dört yıl boyunca G 20 çatısı altında yürütülecek çalışmalarla küresel büyümenin ilave 2 puan artması hedeflenmektedir. Türkiye'nin Başkanlığı bu hedefe yönelik olarak G 20'nin küresel ölçekte kapsayıcı politikalar oluşturduğu ve bütün çalışma alanlarında uygulamanın ön plana çıktığı bir dönem olacaktır. Bu dönemde küçük ve orta ölçekli işletmelerin ve en az gelişmiş ülkelerin karşılaştığı sorunlara yönelik çözümler geliştirilmesi temel önceliklerimiz arasında yer alacaktır.
Dönem Başkanlığımız boyunca, küresel ekonomideki yavaş toparlanma ve alınması gereken önlemler, yatırımların, özellikle altyapı çalışmalarının büyümeye katkısı ve finansmanı, istihdamın, özellikle kadın ve genç istihdamının artırılması, sağlam bir finansal sistem ve daha dengeli bir finansman yapısı için gerekli olan düzenlemeler, çok taraflı ticaret sisteminin güçlendirilmesi amacıyla ikili, bölgesel ve çoklu ticari düzenlemelerin çok taraflı ticaret sistemiyle uyumlaştırılması, kalkınma, enerji, iklim değişikliği ve uluslararası vergilendirme alanları temel tartışma konularımızı oluşturmaya devam edecektir.
2015 G 20 Dönem Başkanlığımız kapsamında, 1 tane liderler zirvesi, 3 tane G 20 bakanlar toplantısı, 5 tane G 20 müsteşarlar toplantısı ve 4 tane şerpalar toplantısının ülkemizde düzenlenmesi planlanmaktadır. Söz konusu toplantıların yanı sıra G 20 gündeminin ilerletilmesi ve gündeme ilişkin çeşitli paydaşların katkılarının alınabilmesi amaçlarıyla teknik ve üst düzeyde çok sayıda resmî, gayriresmî ve yarı resmî toplantının çeşitli illerimizde düzenlenmesi öngörülmektedir. Ayrıca, G 20 Dönem Başkanlığımızda 1 çalışma bakanları toplantısı, 1 ticaret bakanları toplantısı ve ilk defa düşündüğümüz bir enerji bakanları toplantısı, 1 gıdadan sorumlu bakanlar toplantısı da yine şu anda taslak olarak gündemimizdedir. 20 ülkeyle yaptığımız görüşmelerin neticelenmesi sonucunda bununla ilgili nihai kararları da önümüzdeki haftalarda vereceğiz.
Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri; ülkemizin uluslararası donör profili, bölgesel kalkınma bankaları ve ikili iş birliğimiz kapsamında da artmaktadır. Özellikle 2013 yılında gerçekleşen Afrika Kalkınma Bankası ve Afrika Kalkınma Fonu'na üyeliğimizle beraber Afrika'nın kalkınmasına ve insani gelişmişlik düzeyine ilişkin sağladığımız kalkınma yardımlarımız önemli ölçüde artmıştır. Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankasında Başkanlık pozisyonu 16 Temmuz 2014 tarihinden itibaren dört yıl süresince ülkemize geçmiştir. İslam Kalkınma Bankası grubunun Ankara ofisi 2014 yılında faaliyete başlamış ve ülkemizdeki proje potansiyelinin banka tarafından daha yakından takip edilmesi sağlanmıştır. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, İstanbul ve Ankara'dan sonra ülkemizdeki 3'üncü ofisini Eylül ayında Gaziantep'te açmıştır. Ayrıca ülkemiz, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasında, 2011 yılında başladığı yönetim kurulu üyeliğine 2014-2017 döneminde de devam edecektir.
Ülkemizin güçlenen uluslararası rolüyle paralel olarak son yıllarda kalkınma yardımları alanında görünürlüğümüz oldukça artmıştır. Resmî kalkınma yardımlarımız 2013 yılında 3,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Türkiye'nin 2013 yılına ait resmî kalkınma yardımları içerisinde Hazine Müsteşarlığı tarafından sağlanan kalkınma yardımlarının tutarı ise 678 milyon dolardır.
Değerli milletvekilleri, Hazine Müsteşarlığının pay sahipliği fonksiyonunu icra ettiği kamu iktisadi teşebbüslerinin kârlılık, verimlilik ve kurumsal yönetim ilkelerine uygun olarak işletilmesi temel hedefimizdir.
KİT'lerde uluslararası standartlara uygun iç denetim birimleri oluşturulması ve iç kontrol sistemlerinin geliştirilmesi için gerekli adımlar atılmış olup 2015 yılında da sürecin devamlılığı için gerekli tedbirler alınacaktır. 2015 yılından itibaren, KİT'lerin, bağımsız denetime ilişkin gerekli tedbirleri alması ve Türkiye muhasebe standartlarıyla uyumlu finansal raporlama yapma hususunda gerekli kurumsal altyapıyı oluşturması sağlanacaktır.
Hazine Müsteşarlığı, portföyünde bulunan KİT'lerin yatırım ve diğer finansman ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla sermaye transferi gerçekleştirmektedir. Ayrıca, KİT'lere sosyal, bölgesel ve sektörel amaçlarla verilen görevler nedeniyle oluşan zararlar Hazine Müsteşarlığı bütçesinden karşılanmaktadır.
KİT'lere yapılacak sermaye transferi tutarının 2014 yılında 5,1 milyar Türk Lirası 2015 yılında ise 5 milyar Türk lirası olması beklenmektedir. 2014 yılında 1,9 milyar Türk lirası olarak gerçekleşmesi beklenen KİT'lere yapılacak görev zararı ödemesinin 2015 yılında da yaklaşık aynı tutarda gerçekleşmesi öngörülmektedir. Hazine Müsteşarlığı, KİT'ler, iştirakler ve kamu sermayeli bankalardan elde edilecek temettü gelirlerinin takip ve tahsilat işlemlerini gerçekleştirmektedir. 2014 yılında KİT'ler, iştirakler ve kamu sermayeli bankalardan -Merkez Bankası hariç- elde edilecek temettü gelirinin 5,9 milyar TL, KİT'lerden elde edilen hasılat payının ise 621 milyon TL olacağı tahmin edilmektedir. 2015 yılında KİT'ler, iştirakler ve kamu sermayeli bankalardan -Merkez Bankası hariç- elde edilecek temettü gelirinin 2,6 milyar TL, KİT'lerden elde edilen hasılat payının ise 668 milyon TL olacağı öngörülmektedir.
Değerli milletvekilleri, Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatifleri tarafından çiftçilerimize ve tarımsal üreticilere konularına göre hâlen yüzde 0 ile yüzde 8,25 arasında değişen faiz oranları ile sübvansiyonlu kredi kullandırılmaktadır. 2014 yılı Eylül ayı itibarıyla Ziraat Bankasınca kullandırılan düşük faizli kredi bakiyesi 19,5 milyar Türk lirasına tarım kredi kooperatiflerince kullandırılan düşük faizli kredi bakiyesi ise yaklaşık 1,5 milyar Türk lirası ulaşmıştır. Yılın ilk dokuz ayında söz konusu uygulamadan yaklaşık 590 bin üretici faydalanmıştır. Çiftçilerimize düşük faizli kredi kullandırımı nedeniyle oluşan gelir kaybının karşılanması amacıyla yapılacak ödeme tutarının 2014 yılında 1,15 milyar TL olması beklenmektedir. Bu amaçla 2015 yılı bütçesinde ayrılan ödenek tutarı ise 1,3 milyar TL'dir.
Esnaf ve sanatkârlarımızın desteklenmesi amacıyla, Halk Bankası tarafından hâlen yüzde 4 ile yüzde 5 arasında değişen faiz oranları ile sübvansiyonlu kredi kullandırılmaktadır. 2014 yılı Eylül ayı itibarıyla bu kapsamda kullandırılan esnaf kredilerinin bakiyesi 12 milyar TL'ye ulaşmış olup yılın ilk dokuz ayında bu krediden faydalanan esnaf sayısı 124 bindir. Bu kapsamda oluşan gelir kayıplarının karşılanması amacıyla 2014 yılında yapılacak ödeme tutarının 528 milyon TL olması beklenmektedir. Bu amaçla 2015 yılı bütçesinde ayrılan tutar ise 600 milyon TL'dir.
Diğer yandan, Hazine destekli kefalet sistemi çerçevesinde Kredi Garanti Fonu üzerinden reel sektörün desteklenmesine devam edilmektedir. 2009 yılından bu yana 6.355 firmanın finansmana erişimi kolaylaştırarak, 3,8 milyar TL tutarındaki krediye kefalet desteği sağlanmıştır. Kamu sermayeli bankalar tarafından katılım bankası kurulmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir. Bu kapsamda, BDDK hâkim kurucu ortak TC Ziraat Bankası AŞ ile bankanın iştirakleri olan diğer kurucu ortaklar tarafından Türkiye'de 300 milyon dolar karşılığı Türk lirası sermayeli katılım bankası kurulmasına izin vermiştir. Katılım bankasının kuruluş sermayesi olarak Ziraat Bankasına Hazine tarafından sermaye artırımı şeklinde aktarılmak üzere 2015 yılı bütçesinde 675 milyon TL ödenek teklif edilmiştir.
Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri; mali sistemin önemli bileşenlerinden birisi olan sigortacılık ve özel emeklilik sektörleri 2013 yılı içerisinde de büyümeye devam etmiştir. Sigortacılıkta 2013 yılında prim üretimi, 2012 yılına göre yüzde 22 artış göstermiştir. 2014 yılı sonunda prim üretiminin yüzde 10 civarında artması ve 26,6 milyar TL'ye ulaşması tahmin edilmektedir.
Yurt içi tasarrufların artırılması, ekonominin ihtiyaç duyduğu fonların vadesinin uzatılması ve vatandaşlarımıza emeklilik döneminde ilave gelir sağlanması bakımından bireysel emeklilik sisteminin geliştirilmesi amacıyla uygulamaya konulan devlet katkısı teşviki, sistemin büyümesine önemli bir ivme sağlamıştır. 2013 yılında katılımcı sayısı 1 milyon 50 bin kişi artarak yaklaşık 4 milyon 150 bine ulaşmıştır. 2014 yılında da katılımcı sayısındaki büyüme devam etmiş ve 9 ayda yaklaşık 700 bin kişi artarak 4 milyon 850 bine ulaşmıştır. Bu yılın ilk dokuz ayında katılımcılar tarafından ödenen katkı paylarına karşılık olarak, katılımcılara yaklaşık 1 milyar 193 milyon TL devlet katkısı ödemesi yapılmıştır. Biz bu yıl sonu itibarıyla bireysel emeklilik sistemindeki katılımcı sayısının 5 milyonu aşmasını bekliyoruz.
2012 yılında çıkarılan Afet Sigortaları Kanunu ile zorunlu deprem sigortası kontrolü uygulaması daha etkin bir hâle getirilmiştir. Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih olan Ağustos 2012'de 4 milyon olan sigortalı konut sayısı 30 Ekim 2014 itibarıyla yaklaşık yüzde 68'lik artışla 6 milyon 700 bin seviyesine ulaşmış bulunmaktadır.
Devlet destekli tarım sigortalarında ise, 2014 yılı Ekim ayı itibarıyla toplam poliçe sayısı 1 milyon 58 bin olmuş, sağlanan teminat tutarı 12,5 milyar TL'ye ulaşmıştır. 2014 yılı içerisinde ülkemizin çeşitli bölgelerinde yaşanan doğal afetler nedeniyle sigortalı çiftçilerimize ödenen tazminat tutarı 402 milyon TL olmuştur.
Değerli milletvekilleri, finansal sistemin tabana yayılması ve derinleşmesi amacıyla Hazine Müsteşarlığı koordinasyonunda diğer finansal otoritelerimizin de katılımıyla hazırlanan ve 2014-2017 yıllarını kapsayan Finansal Erişim, Finansal Eğitim ve Finansal Tüketicinin Korunması Stratejisi ve Eylem Planı 2014 yılı Haziran ayı itibarıyla hayata geçirilmiştir. Bilindiği üzere Bireysel Katılım Sermayesi Sistemi 2013 yılında yapılan düzenlemelerle hayata geçirilmiştir. 2014 yılı Ekim ayı itibarıyla ülkemizde 261 yatırımcı lisans almış ve 5 adet Bireysel Katılım Yatırımcısı ağı akredite edilmiştir.
Üst fonlara kaynak aktarımına ilişkin genel esas ve usulleri belirleyen Bakanlar Kurulu Kararı 2014 yılı Mart ayında yürürlüğe girmiştir. Getirilen bu düzenleme ile erken aşama girişim şirketlerinin finansmana erişimi kolaylaştırarak Türkiye'de girişimcilik ekosisteminin gelişmesine önemli katkılar sağlanacaktır. Üst fonlara kaynak aktarımı mekanizması ile girişim sermayesi fonları ve ortak yatırım fonlarına kaynak sağlamak amacıyla kurulan veya kurulacak üst fonlara Hazine Müsteşarlığı tarafından toplam 250 milyon TL sermaye aktarılabilecektir.
Değerli milletvekilleri, devlet destekleri alanında sınıflandırılabilir, analize elverişli sayısal verinin bir araya getirilmesi ve raporlanması yoluyla politika yapıcılara ve karar alıcılara bu alanda yürütülecek çalışmalarda kullanılmak üzere ihtiyaç duyacakları verilerin temin edilmesi amacıyla Devlet Destekleri Bilgi Sistemine Veri Aktarılması Hakkında Yönetmelik 2014 yılında yayımlanmıştır. Bu yönetmelikle, 2015 yılı başından itibaren Devlet Destekleri Bilgi Sistemi'ne ilgili kuruluşlar tarafından veri aktarımı başlayacaktır.
Sayın Başkan, Plan ve Bütçe Komisyonunun saygıdeğer üyeleri, değerli basın mensupları; Türkiye, demografik özellikleri, nitelikleri artan iş gücü, sanayileşme deneyimi, geniş iç pazarı, gelişmiş pazarlara yakınlığı ve gelişmekte olan pazarlara erişim imkânı açısından yeni bir atılım yapma ve yüksek gelirli ülkeler arasında yer alma potansiyeline sahiptir. Bu nedenle önümüzdeki dönemde, ekonomimizin dünya standartlarında üreten, değer zincirinin daha üst basamaklarında yer alan ve ithalat bağımlılığını azaltmış daha istikrarlı bir yapıya kavuşması önem arz etmektedir.
Orta Vadeli Program ve 2015 Yılı Bütçesi bu hedeflere yönelik olarak hazırlanmıştır. Hem Plan Bütçe Komisyonu'nda hem de Genel Kurul Görüşmeleri sırasında yapılacak değerlendirmeler ve öneriler bu sürece önemli katkılar sağlayacaktır.
Sözlerime son verirken yapacağınız katkılar için şimdiden sizlere teşekkür ediyorum. 2015 mali yılı bütçesinin ve bugün görüşülecek kurum bütçelerinin memleketimize hayırlı olmasını diliyor ve hepinize saygılarımı sunuyorum.