| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, İstanbul Milletvekili Abdullah Güler ve 61 Milletvekilinin; İstanbul Finans Merkezi Kanunu Teklifi (2/4478) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 08 .06.2022 |
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Bu 7'nci madde Hükûmetin şu ana kadar izlediği politikaların genişletilerek devam ettiğini göstermektedir. Şimdi (1)'inci fıkra katılımcıların tutmak zorunda oldukları defterlerle düzenleyecekleri belgelerin yabancı para birimiyle tutulması ve düzenlenmesini sağlıyor, buna imkân veriyor. Zaten dikkat ederseniz Türk parası gittikçe tedavülden düşüyor. Hükûmet her şeyi dolara bağlamış vaziyettedir. Banka hesaplarına bakıyorsunuz, kur korumalı mevduat da Türk lirası olmakla birlikte dolara endekslendiği için ve bununla birlikte döviz tevdiat hesaplarıyla birlikte mevduatın yüzde 72'si yabancı para cinsinden yani döviz cinsinden veya yollar, köprüler, havaalanları, şehir hastanelerinin sürekli olarak ödeme garantisi yine dolar veya euro üzerinden yapılıyor. Hükûmet elindeki bütün imkânları Türk parasını piyasadan silip dolara, dövize endekslemekle meşgul. Şimdi, burada da yine yabancı para birimiyle defter ve belge düzenleme getiriliyor. Böylece, eğer bu iktidar yoluna devam ederse, kısa zamanda uzaklaştırılmazsa Türk lirası Türkiye'de piyasadan silinecek demektir. Onun için Türk parasını kurtarmanın bir tek yolu var; Hükûmetimizi, iktidarımızı yolcu etmek.
Bununla da hızını alamamış iktidar; muamele, mukavele, muhabere, hesap ve defterlerle bağlantılı Türkçe kullanmama, başka bir dilde defter ve hesap tutmayı getirmiş yani Türkçeyle ne sorunu var? Burada iş yapacak kişiler hesaplarını Türkçe tutturabilirler yani Türkçe kullanabilirler. Madem bu kadar para kazanacaklar ihracat yapacaklar, iş yapacaklar ve finans piyasalarından bol para kazanacaklar yani Türkçeyle ilgili kayıtların tutulmasında herhangi bir zorluğun olacağını zannetmiyorum ama eğer meraklılarsa da resmî nitelikte olmamak şartıyla Türkçe tutulan defterlerin kendi dilleriyle de özel olarak tutulmasına imkân sağlayabilirler. Onun için, Türkçenin kullanılmamasını sağlayan böyle bir maddeyi de ben çok gerekli görmüyorum.
Onun ötesinde "özel hukuka tabi olarak yaptıkları her nevi işlem ve sözleşmelerde serbestçe hukuk seçimi" diyor yani çoklu hukuk sistemine geçiyoruz. "Türkiye'de cari hukuk düzeninin dışına çıkabilirler, bir başka ülkenin hukuk düzenine göre işlem yapabilirler." anlamına geliyor. Bunu zaten KÖİ'lerde görüyoruz, kamu-özel iş birliğiyle bağlantılı yapılan işlerde. Yani yabancıların yaptığı şeylere zaman zaman bu tahkim yolu açılmış olmakla birlikte Türkiye'de iş yapanların yani Türk vatandaşı bulunan KÖİ işlerini yapanların, işte yolları, köprüleri, havaalanlarını, şehir hastanelerini yapanların ihtilaf hâlinde tahkime gitmeleri, İngiliz mahkemelerine gitmeleriyle ilgili sözleşmelerde maddeler var. Bu buraya da yerleştirilmiş vaziyette. Dolayısıyla özel hukuk kalmayacak, Türkçe kalmayacak, Türk parası kalmayacak; bu iş nereye gidecek acaba? Aydemir bunun cevabını bilir zannediyorum.
OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Şener, tamamladınız mı?
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Evet, tamamladım.