| Komisyon Adı | : | (10 / 1428, 2953, 3030, 3049, 3330, 3757, 4665, 4850, 5742, 5743, 5980, 5981, 5982, 5983, 5984, 5985, 5986, 5987, 5988, 5989, 5990, 5991, 5992, 5993, 5994, 5995, 5996, 5997, 5998, 5999) Esas Numaralı Meclis Araştırma Komisyonu |
| Konu | : | Dünya Yaşlanma Konseyi Başkanı Kemal Aydın'ın, Konsey olarak yaşlanma konusunda yaptıkları çalışmalar ve politika önerileri hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 22 .06.2022 |
NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Teşekkür ederim bu güzel sunum için.
Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; herkesten 10 lira kesilerek veya belli bir meblağ kesilerek bir fon oluşturulması... Bu ülkede fon fobi vardır arkadaşlar çünkü kurulan bütün fonlar amacı dışında kullanılmıştır. Bunun çok ciddi tartışılması ve çok daha sağlam bir yönteme oturtulması gerekir. Tabii, bu da olacak bir iş değil. Niye? Fon varlıklarının hepsi başka amaçlarla kullanıldı; Türkiye'nin gerçeği bu.
İki, yaşlılık konutlarının özellikleri... Belki daha detaylı bilgi elde edebiliriz ama bununla belki hem geriye göçü hem aile içinde yaşlının kalmasını özendirebilecek birtakım avantajlı konutların yapımı, aynı zamanda tıbbi bakıma da yani bir odasının tıbbi bakıma da elverişli... Sadece bunu şu anda zihnime geldiği için söylüyorum.
Şimdi, dışarıdan yaşlılık hizmetlerine bir hazırlık var, anlayabildiğim kadarıyla. Şöyle bir tablo beni üzer ve korkutur: Yani yabancıya karşı bir negatif duygulanım olarak almayın bunu, yaşlı her yerde yaşlıdır ama son derece konforlu bir turist yaşlının yanında, gerçekten ihmal edilmiş bir yerli yaşlı tablosu ortaya çıkarsa bu bana da koyar, bütün yaşlılara da koyar; bunun dengesini gerçekten iyi hazırlamak lazım. Geçen gün -Kızılayındı zannedersem, oranın yaklaşımını da bir şekilde eleştirmiştik- VIP huzurevleri... Yani tamam, hepsini VIP yapıyorsanız hepsini yapın ama öbür türlü -bunu Selçuklu'ya, Osmanlı'ya gönderme yaptık- evet, kabul ediyorum fakat orada bir eşitlik anlayışı, hatta kültürler arası, topluluklar arası bir eşitlik anlayışı ve hatta onların son derece özgün örgütlenebilmesini sağlayan bir anlayış mevcuttu.
Büyük datada -az önce giden arkadaşım söyledi ama ben oradan devam etmek istiyorum- belki bu konuyu "ibadet" denilince sadece camiyle eşitleyenler var. Ben ibadetimi camide veya evde yapan bir arkadaşınızım ama bu ülkede yaşayan Aleviler var. Nasıl bir formül düşünüyorsunuz? Müslüman olmayan veya başka dinlerden olan insanlar var, bunları nasıl çözeceğiz? Yani tamam, Sünni gelenekte bir mescit sorunu çözüyor ama her tarafta cemevi, cemevinin özellikleri dolayısıyla da açmak mümkün değil; belki transport veya belli bölgelerin belli günlerde, en azından kendi günlerinde toplanması gibi yani onların isteğine yönelik çözümlerle buna... İşte, Selçuklu'nun özelliği buydu, Osmanlı'da da bunu görürsünüz; hepsinin kendi kültürü içerisinde ve kendi tatminini yani kendi mutluluğunu ve hayattan tatminini sağlayacak birtakım sivil çözümler ön plandaydı. Kürt yaşlılarla nasıl iletişim kuracaksınız? Yani Türkçe bilme oranı son derece düşük bir popülasyon var; Boşnak olsun, Arnavut olsun -herhangi bir şeyim yok- Alman olsun veya İngiliz olsun, bundan da... Evet, İngilizce ve Almanca konusu daha kolay çözülüyor ama bu ülkede... Ben Amerika'da mesleğini icra etmiş bir arkadaşınızım yani ortopedi benim uzmanlık alanım, ilanlarda hep şunu görürdüm: Hispanik bölgelerde, Meksikalı bölgelerde yani İspanyolcanın konuşulduğu bölgelerde işe girdiğinizde, bakıyorsunuz, eğer İspanyolca biliyorsanız artı bin, 2 bin dolar veriyorlar ayda yani İspanyolca bilen cezalandırılmıyor sistem içinde; bu, mesleğinizi kolaylaştırıcı bir bikirim olduğu için ödüllendiren bir sistem var. Tedirginliğinizi anlıyorum ama bunların açıkça telaffuz edilmesi ve gerçekten nasıl formüle edildiğinin gösterilmesi gerekir diye düşünüyorum.
Hepinize saygılarımı sunuyorum.