KOMİSYON KONUŞMASI

VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkanım, öncelikle çok teşekkür ederim.

Ben, konuya girmeden önce 2 konuya değinmek istiyorum. Kanun teklifinin ilk imza sahibi Sayın Orhan Yegin. Orhan Bey Meclisimizin hem İdare Amiri hem de AK PARTİ'deki kibar milletvekillerinden birisi. Ancak bu kanun teklifinde çok kibarlık yok maalesef emekliye, işçiye, 3600'e karşı bir kibarlık göremedik; onu da belirtmek istiyorum.

Şimdi, Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerine gece on ikide geliyor bu yaklaşık 101 sayfalık teklif. Yani şeklen baktığımız zaman 101 sayfalık bir teklif ki "torba kanun" diyorsunuz, çok çeşitli maddeler var, hakikaten toplumun geniş kesimlerini ilgilendiren maddeler var; maalesef, okuma imkânı bile olmadan geçirilmeye çalışılıyor, bunun da altını çizmek lazım, ne kadar sağlıklı, ne kadar sağlıklı değil onu da bilmiyorum.

Biraz önce Sayın Mustafa Kalaycı emekli belediye başkanlarıyla ilgili bir şey söyledi; onu da söyleyeyim, hakikaten emekli belediye başkanları şu anda toplumda en az maaş alan kesimlerden biri, inşallah, dediği gibi düzeltiliyordur.

Burada, hem AK PARTİ hem de diğer sözcüler en düşük olan emekli maaşının 2.500 TL'den 3.000 TL'ye yükseltildiğini söylüyorlar. Değerli arkadaşlar, bu 500 TL'nin aslında emekli için bir anlamı yok, emekliye günlük 17 TL sadaka veriliyor, sadaka bile değil, bayram fitresi bile değil, fitre bile değil. Resmî verilere göre enflasyon yüzde 73,5'a ulaşmış, ENAG'a göre yüzde 160 seviyesinde. Gıda enflasyonu yüzde 91,6, altı aylık enflasyonun dahi, resmî verileri, yüzde 40 olacağı gözüküyor. Ülkede resmî verilerde durum buyken emeklinin maaşı 2.500 TL'den 3.000 TL'ye yükseltiliyor yani sadece ve sadece yüzde 20 zam veriliyor. Artış oranı, yıllık enflasyon oranının da yıllık gıda enflasyonu oranının da hatta ve hatta altı aylık enflasyonun da, maalesef, çok gerisinde. 500 TL'nin hiçbir anlamı yok, değerli arkadaşlar, 500 TL'nin hiçbir anlamı yok. Buradan, bakın, son bir yılda ekmeğe gelen zam oranı yüzde 101, yumurtaya gelen zam yüzde 125, makarnaya gelen zam yüzde 163, peynire gelen zam yüzde 188, en düşük emekli aylığına gelen zam ise maalesef yüzde 20. Bunun ekmeğe bile yetmediğini görüyoruz ve biliyoruz.

Bir de bir gerçeğin de altını çizmek lazım: SGK verilerine göre yaklaşık 2 milyon 700 bin insan, dul ve yetim hak sahibi ne kadar maaş alacak onu da soralım. Bunların birçoğu bin TL'nin altında maaş almaya devam edecekler. Acaba bu kanun teklifi hazırlanırken bu düşünüldü mü bilmiyorum.

Bir de değerli arkadaşlar, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ısrarlı önerisi, Grubumuzun ısrarlı takibi sonrasında emekliye 2 maaş ikramiye verildi, biliyorsunuz. Şimdi o ikramiye 1.100 TL. Emekliye verilen 1.100 TL'nin artırılması hiç aklınıza gelmedi mi bilmiyorum. Bakın, hemen bayram ertesi emeklinin ikramiyesine keşke biraz zam verseydiniz, onlar da torununa, çoluğuna çocuğuna biraz harçlık verebilmiş olsalardı.

Bir diğer konu, iktidarın hem 2015 seçimlerinde hem de 2018 seçimlerinde 3600 meselesi vardı, 3600'le ilgili önerileri vardı. Ama iktidarın "devrim" diye nitelediği, öyle açıkladığı, 3600 ek gösterge düzenlemesine baktığımız zaman bir devrim değil, memur için tam bir yıkım olduğunu görüyoruz. 3600 ek gösterge düzenlemesi, bu hâliyle kamu emekçileri arasında ayrıma ve eşitsizliğe yol açıyor. Keşke incelenebilseydi, keşke bu ilgili memur sendikaları da gelip burada görüşlerini ifade edebilseydi. Maalesef kaş yapayım derken göz çıkarılmıştır. 3600 ek gösterge düzenlemesi memurlar arasında bırakın eşitlemeyi tam bir eşitsizliğe yol açıyor. Mevcut durumda memurlar eğitim durumlarına göre belirli derece ve kademeden başlıyorlar, bu duruma göre üniversite mezunu olmayan memurlar daha düşük derecelerde göreve başladıkları için 1'inci dereceye kadar çıkamıyorlar. Bu bakımdan, üniversite mezunu olmayan memurlar 3600 ek gösterge kapsamının dışında kalmış oluyor; örnek vermek gerekirse yıllardır 3600 ek gösterge bekleyen polis memurlarından üniversite mezunu olmayanlar, 3600 ek gösterge hakkının dışında tutuluyor. Bu durumun mesleklerin kendi içinde bir eşitsizliğe yol açtığını görüyoruz. 1,5 milyon memur, bu düzenlemeyle ek gösterge kapsamına alınmıyor. 2008 yılında çıkarılan 5510 sayılı Kanun kapsamında çalışan 1,5 milyon kamu emekçisi ek göstergeden yararlanamıyor çünkü 2008 yılı ve sonrasında göreve başlayan memurların maaşları...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Devam edin efendim.

VELİ AĞBABA (Malatya) - Bu durumda 2008 yılı ve sonrası göreve başlayan memurlara ek gösterge hesabı dâhil edilmiyor. Ayrıca, düzenleme sözleşmeli memurlara da ek gösterge hakkı tanımıyor. 3600 ek gösterge altında kalan memurlara düzenlemenin hiçbir katkısı, hiçbir olumlu etkisi yok.

Getirilen düzenlemede memurların özel hizmet aylık oranlarında herhangi bir değişiklik yapılmadığı görülmekte. Bu durumda, 3600 ek göstergenin altında kalan memurlara bu düzenlemenin herhangi bir getirisi yok. 2800 ek gösterge ile 3600 ek gösterge arasında yer alan memurların 3600 ek gösterge hariç özel hizmet aylıklarının değerlendirme oranı yüzde 85, bu durumda ek göstergenin 3000'e çıkartılması bir anlam taşımıyor. Ayrıca, ek göstergesi 2800 altında kalan memurların ise tazminata yansıtma oranları yüzde 55'e denk geliyor. Tazminata yansıtma oranları arasında bu uçurumun mutlaka düzenlenmesi gerekiyor, Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerimiz bu konuyla ilgili bir teklif verecekler.

Bölge il müdür yardımcıları ve ilçe müdürleri, şube müdürleri, 3600 ek gösterge hakkından yararlanamıyor. Yapılan düzenlemede en büyük eşitsizlik ise il ve bölge müdür yardımcılarına, ilçe müdürlerine, şube müdürlerine uygulanmış oluyor. Meclise sunulan ek gösterge düzenlemesinde bölge müdür yardımcıları, il müdür yardımcıları, ilçe müdürleri, şube müdürleri gibi mevkide bulunan kamu görevlilerinin ek göstergesi 2200'den 3000'e yükseltmiş oluyor. Bu duruma konu olan kamu görevlilerine verilen 800 puanlık ek gösterge sembolik bir anlam ifade ediyor, ne emekli aylıklarında ne de normal aylıklarında kayda değer bir artış sağlanmıyor, ayrıca, mali hiyerarşiye de uymuyor; örneğin, herhangi bir kamu kurumunda çalışan meslek uzmanının ek göstergesi 3600'e çıkarılmakta ancak amiri pozisyonundaki şube müdürü ya da ilçe müdürünün ek göstergesi 3000'de kalmaktadır. Düzenlemenin bu hâliyle Genel Kurulda onaylanması hâlinde milyonlarca kamu emekçisi arasında yeni bir eşitsizlik ortaya çıkacağı kesindir. İktidarın "devrim" diye bahsettiği düzenlemede ne yazık ki milyonlarca insan kapsam dışı kalmıştır. Önerimiz tüm memurların ek göstergesinin 3600'e yükseltilmesidir. Ayrıca, 2008 yılı sonrasında göreve başlayan tüm memurlarımız içinde düzenleme yapılmalı ve ek göstergeleri 3600 altında kalan kamu görevlilerinin yansıtma oranlarında artış yapılması gerekmektedir. Lütfen, bu konuştuklarımızı dikkate alın ve memurlar daha fazla mağdur olmasın.

Ben çok teşekkür ediyorum, öncelik verdiğiniz için.