KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Arkadaşlar, bugün 29 Haziran; Türkiye'de 28 Haziran ile 4 Temmuz tarihleri arasında Emekliler Haftası kutlanıyor, 30 Haziran ise Emekliler Günü olarak kutlanmakta. Emekli üzgün, emekli perişan, emekli ikinci iş olmadan yaşayamıyor, torunlarına harçlık veremiyor; kutlanacak günü kalmadı emeklinin. Bu ülkede milyonlarca emekli bırakın açlık, yoksulluk sınırını, en alt ücret olan asgari ücretin altında aylık almakta, kaldı ki 2008 yılında iktidar tarafından "reform" adı altında sosyal güvenlik mevzuatında yapılan değişiklikler nedeniyle asgari ücretin altında aylık alanların sayısı giderek çoğalıyor. Çünkü eskiden emekli aylıklarının hesaplanmasında memur aylık katsayısı dikkate alınırken yeni sistemde prim güncelleme katsayısı uygulaması getirildi, maaş bağlama katsayısı 3'ten 2'ye düşürüldü, eskiden yüzde 65 ile yüzde 90 arasında değişen oranlarda emekli maaşı bağlanırken yeni yasayla bu oran yüzde 35'lere kadar geriledi. Buna göre, çalışma hayatı boyunca asgari ücret üzerinden prim yatıran bir çalışan, emekli olduğunda kendisine yaklaşık olarak asgari ücretin üçte 1'i kadar maaş bağlanmaktadır. Emekli maaş hesaplanmasında büyüme oranının yüzde 30'u dikkat alınırken maaş artırılmasında büyümeden pay verilmemektedir. Yine, asgari geçim indirimini esas alan taban aylık uygulaması iktidar tarafından kaldırılmıştır. Öte yandan, emeklilik yaşı yükseltilirken emekliliği hak ediş koşulları iyice zorlaştırılmıştır.

Tüm bu nedenlerle, emekli aylıklarının asgari ücrete oranı hızla geriliyor, nitekim 2002 yılında asgari ücretin yüzde 39 üzerinde olan ortalama emekli aylığı bugün yüzde 20 altına gerilemiş bulunuyor yani emekli aylıkları asgari ücret karşısında yaklaşık yüzde 60 eridi. Gerek uluslararası hukukta gerekse Anayasa'mızda sosyal güvenlik herkes için hak olarak tanınmıştır. Türkiye'de yüksek yargı organları Danıştay ile Anayasa Mahkemesi de birçok kararlarında sosyal güvenliği Anayasa'da ifade edilen sosyal devlet ilkesinin gereği olarak değerlendirmiş olup uygulayıcıların Anayasa'da yer alan, devletin bu temel niteliğini zedeleyecek veya ortadan kaldıracak uygulamalardan kaçınmaları gerektiğini belirtmişlerdir. Bahsi geçen kararların varlığına rağmen, Türkiye'de yaşlı nüfusa emekli aylığı ödemenin yanı sıra sağlığının korunması için mali destek veren sosyal güvenlik sistemi uzun yıllar tartışma konusu yapıldı ve tasfiyesi yönünde düzenlemelere gidildi. Sosyal güvenlik sisteminin tasfiyesine yönelik bu düzenlemeler toplumun dar gelirli insanlarını güvensizleştirdi. Diğer ülkelerin emeklileri dünyayı gezerken bizim emeklilerin Halk Ekmek kuyruklarında beklemesi ve ikinci işte çalışmak zorunda olması vicdanları yaralıyor. Bir emeklinin 3 bin lirayla geçinebileceğini düşünüyorsanız bu, aslında iktidarın milletten koptuğunun bir göstergesidir. En düşük emekli maaşı asgari ücrete eşitlenmeli ve dinî bayramlarda bu seviyede ikramiye verilmelidir.

Değerli milletvekilleri, 15/1/2012 tarihinden önce 6253 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı Kanunu'na tabi olarak sınavla veya atamayla göreve başlayan, çeşitli unvanlarda yıllarca canhıraş görev yapan Meclisin emektar çalışanları görüşülmekte olan kanun teklifinde kendilerinin ek gösterge artışından muaf tutuldukları haberiyle hayal kırıklığına uğramışlardır. Meclis çalışma düzeniyle bütün topluma örnek olmalıdır, bu da personelimizin haklarını vermekle mümkündür. Gece gündüz çalışan, bizlere en zor şartlarda hizmet eden değerli Meclis çalışanlarımızın da ek gösterge taleplerini karşılayalım ve haklarını koruyalım.

Teşekkür ediyorum Başkanım.