KOMİSYON KONUŞMASI

LALE KARABIYIK (Bursa) - Maddeleri sırayla mı gideyim, karışık gidebilir miyim?

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sırayla giderseniz sevinirim.

LALE KARABIYIK (Bursa) - Peki.

Şimdi, 29'uncu madde... Burada bir şey soracağım, burada bir sorum olacak: Projenin sonlanması şartı var mı? 29'uncu madde 50/d'nin sorununu zaten çözmüyor ve özel bütçeden yapılmış olması gerekçeye uymuyor, gerekçedeki mahiyet de öyle bir çözüm getirmiyor. Özel bütçeden yapılması konusunda birtakım sorunlar olabilir diye düşünüyorum ama onunla ilgili bir açıklama isteyeceğim.

Madde 30'da, şimdi, burada şöyle örnekler var. Aslında bizde güvenceli istihdam sağlansa yani üniversitelerimizde 50/d gibi -biliyorsunuz, ÖYP'leri yaşadık, 50/d'ler mağdur oldu, herkes 33/a'da değil- güvenceli bir istihdam sağlanmış olsa bakın, bugün Boğaziçi Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi bu yüzde 20, yüzde 30 dediğimiz oranlarda sıfırda ve dünyadaki birtakım üniversiteler de başarılı üniversiteler de sıfırda yani kendi mezun ettiğini kendi istihdam etmeyen ve başarıyı da böyle sağlayan üniversiteler. Bu bize uygun değil tabii ki yani bizim şu anda güvenceli istihdam gibi bir sorunumuz var, güvenceli istihdamın eksik olması sorunu var bizde. Bu nedenle bunun yüzde 20'den yüzde 30'a çıkmış olması evet ama bu da şu anda 50/d'nin sorununu çözüyor mu? Hayır, 50/d'nin sorununu kesinlikle çözmüyor, burada mağduriyet yine devam ediyor. Bunu ifade etmek isterim.

Burada "performansa dayalı kriterleri sağlayan araştırma görevlisi" cümlesinde bu kriterler Yükseköğretim Kurulunun asgari belirlemiş olduğu kriter, artı, üstüne üniversitenin belirlediği kriter veya sadece üniversitenin belirlediği kriter olarak hangi şekilde ya da Yükseköğretim Kurulunun belirlediği bir kriter üzerine mi getirilecek? Onu da bir konuşmak, tartışmak lazım. Tabii ki biz özerklik istiyoruz ama Doğu'da bazı yerlerde, üniversitelerde de bu suistimal edilebilir mi, bunu da düşünmek lazım.

31'inci maddede -hızla geçiyorum süre az diye- burada "yabancı uyruklular" deniyor ya, orada bir sıkıntı her zaman çıkıyor. Bakın, Türkiye'de yerleşik, Türkiye'de okuyan ancak başka bir ülkede vatandaş olan yani orada doğmuş, işte, oranın vatandaşı olan çok kişi de var ve onlar açısından bazen suistimaller de oluyor veya hakikaten olanaklar çok daha lehlerine olabiliyor. Bunun da dikkate alınması gerekir diye düşünüyorum burada. Olmasın demiyorum...

ORHAN YEGİN (Ankara) - Sınırlandırılsın mı?

LALE KARABIYIK (Bursa) - Yani olmasın demiyorum ama iyi incelensin diyorum. Yani onların da tabii hakkı ama bunu kullananlar var yani orada bir iyi inceleme gerekiyor.

Şimdi, 33'üncü maddeye geldiğimizde... Önemli yer burası, buraya zaman kalsın diye öbürlerini kısa geçtim; sürem de ne kadar, bilmiyorum bu arada. Şimdi aftan yararlanamayacak olanları belirtirken, bu cümle içerisinde, ben bunu daha ilk elime aldığımda orada eksikliği gördüm. Bakın, intihal yok. İbraz ettiği evrakta sahtecilikten dolayı çok ilişik kesilme olduğunu biliyoruz ve bunların içerisine mutlaka ilave edilmesi gerekiyor yani onu bir kelime, iki kelime... İntihal suçlarının ve evrakta sahteciliğin burada olmazsa olmaz olması lazım, onun yer alması lazım. Ben daha dün bu gelir gelmez okuduğum anda onu gördüm.

Şimdi, şöyle bir cümle var, diyor ki: "Bu maddede yer alan hükümlerden yararlanarak ayrıldığı yükseköğretim kurumuna kayıt yaptıranlardan ÖSYS/YKS puanı giriş yılı itibarıyla aynı veya farklı bir diploma programının aynı türden taban puanına sahip olanlar, bu programlardan birine yatay geçiş yapabilir." Şimdi "taban puanı" dediğimizde, Türkiye'de bir sürü üniversitenin tıp fakültesi var, o ülkedeki, işte, Türkiye'deki en düşük taban puanı ifade ediyor, taban puanı, en düşük girilen puan. Şimdi, öğrenci bir yere hak kazanmış. Mesela nereye? İşte, Anadolu'da bir üniversiteye tekrar aftan dönmüş.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Karabıyık, süreniz tamamlandı.

LALE KARABIYIK (Bursa) - Ama önce, başta kesilmişti yani daha doğrusu dinlenmiyordu, ben onun için biraz geç başlamıştım.

SİBEL ÖZDEMİR (İstanbul) - Önemli bir konu.

LALE KARABIYIK (Bursa) - Bu da çok önemli. İki dakika daha lütfen olur mu?

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Biliyorum, biliyorum. Buyurun, tamamlayın diyeceğim, lafınızı kesmiyorum.

LALE KARABIYIK (Bursa) - Tamam, teşekkür ederim.

Şimdi, öğrenci, aftan dönmüş ve bir üniversitenin tıp fakültesine kayıtlanmış ya da tıp fakültesi puanına sahip veya bir benzer puana sahip. Şimdi, diyor ki: "O zamanki taban puan." "O zamanki taban puan" dediği yani kendisinin aldığı puanla kıyasladığınız zaman her üniversiteye git, Çapaya da gidebilir o zaman, istediği yere geçme gibi bir... Yani orada "taban puan" denmemesi gerekiyor.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Onun öyle olmadığını açıklayacaklar, tartıştık onu.

LALE KARABIYIK (Bursa) - Ama o zaman "taban" demeyeceksiniz. Yani "taban" dendiğinde öyle oluyor.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Öyle olmadığını söyledi arkadaşlar. Açıklayalım, izah edelim.

LALE KARABIYIK (Bursa) - Ama buradan öyle anlaşılıyor.

Şimdi, bu yatay geçiş imkânı veriyorsunuz ya, yatay geçiş imkânı verdiğiniz zaman, bakın, YÖK şunu yapmış oluyor: Hani bir şeyi dikiyorsunuz, dikiyorsunuz, sonra söküyorsunuz onu, diktiğinizi ve diktiğiniz şey de belki hatalı değil ama söküyorsunuz. Niye bu örneği verdim? Şimdi, artık, yıllardır beklenen, istihdamla ilgili olmak üzere bir planlama var, hangi mesleklere daha fazla ihtiyaç var, hangilerine daha çok veya fazla yok, buna göre kontenjan belirlemeye başladı YÖK; bunu da doğru buluyorum, geç de kaldı. Şimdi, buna göre bir planlama yaparken bir taraftan, bir taraftan da böyle nereye gideceği belli olmayan bir yatay geçiş furyası başlattığınız zaman bu mesleki planlamanın, mesleki envanterin, bu kontenjan planlamasının tamamıyla tersine hareket etmiş oluyorsunuz yani yaptığınızı sökmüş oluyorsunuz ve burada bir sıkıntı var, bunu unutmayalım.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Evet, teşekkür ediyorum.

LALE KARABIYIK (Bursa) - Son cümlemi söyleyeyim isterseniz, bitmedi.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Buyurun.

LALE KARABIYIK (Bursa) - Ben sizden sonra alacağım.

Şimdi, bu, önemli. Yine, bir etki analizine ihtiyaç olan bir konu bu. Yani bir taraftan bu yatay geçişi getirebilirsiniz, evet ama yatay geçişi getirirken de buna "başarı sıralaması olmayan alanlar" diyebilirsiniz veya "başarı sıralaması olan alanlar hariç" diyebilirsiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SİBEL ÖZDEMİR (İstanbul) - Ya da "başarı sırası"nı ekleyebilirler.

LALE KARABIYIK (Bursa) - Yani bir şey yapmak lazım.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Karabıyık, lütfen tamamlar mısınız artık.

LALE KARABIYIK (Bursa) - "Tıp, mühendislik, öğretmenlik, mimarlık, şu, bu gibi, bunları hariç tutarak" demeniz lazım ve burada bir etki analizi lazım, ne yapılırsa nereye ne kadar kayar? Etki analizi olmadan hayalî bir çalışma olarak görüyorum, söylemek isterim.