KOMİSYON KONUŞMASI

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Elinizde bulunan, Komisyonunuzun görev alanına gelen yasada bir madde diğer maddeler kadar önemli. Bu madde kur korumalı mevduatla ilgili. Önümüzdeki beş yıl boyunca Türkiye'nin en çok konuşacağı konu bu kur korumalı mevduat olacak. Başkan da zaten ekonomi kökenli biri, eminim her biriniz gibi Başkan da ne demek istediğimi anlıyordur. Belli ki bir çaresizlik sonucunda bir kur korumalı mevduata geçildiğine yönelik bir inanış var. Bir çaresizlik vardı muhakkak, döviz 18 lira olmuştu yani daha fazla gitmesine müsaade edilebilir miydi ama çare bu muydu? Bunu önümüzdeki beş yıl boyunca Türkiye'nin tüm katmanlarında konuşuyor olacağız. Mesele şu: Bu kur korumalı mevduat nereye gider? Bu kur korumalı mevduatın nereye gideceğini enflasyon belirler ve Türkiye'de kısa vadede enflasyonun düşebileceğine yönelik bir umut yok. "Kısa vadede" dediğim, bir yıldan bahsediyorum.

Arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti, tarihinde görülmemiş bir dönemin eşiğinde. Bunu bir politik ön yargıyla söylemiyorum, bunu bir yurtsever olarak, ülkesi hakkında gerçekten kaygılanan biri olarak söylüyorum ve gördüğüm kadarıyla aynı dili konuşmuyoruz, aynı dertlerimiz var ama aynı dili konuşmuyoruz. Aynı dili konuşamamak, aynı derde iyi bir çözüm bulamama şeklinde sonuçlanıyor. Piyasada söylenen şu: Seçime kadar hiçbir şey yapılmayacak. Seçime kadar gerekli hiçbir şey yapılmayacağına yönelik ortak bir söylem var. Sizin de belki kulaklarınıza geliyordur. Bu, bence siyaset kurumuna bir ithamdır, siyaset kurumuna bir suçlamadır. Seçime kadar doğru şeyleri yapmayacaklar. Bunu her birimize söylüyorlar, ağırlıklı iktidara söylüyorlar ama her birimize söylüyorlar.

Değerli arkadaşlar, küresel ekonomi tarihin en büyük krizine gidiyor. Bu, böyle 2008 krizine falan benzemiyor. Verilere baktığınızda, 2008 krizinin üstü, kuvvetler hâlinde daha güçlü bir krize gidiyoruz. Bu, şu demek: Artık geçmişteki gibi küresel ekonomik koşullardan yararlanarak Türkiye'deki ekonomik krizi tehir etme şansımız kalmadı. Bunun siyasette çok önemli değişiklikleri olacak, emin olabilirsiniz. Siyasetteki ana hatlarda, görüşlerde değişiklik olacak, Türkiye'nin klasik siyaset akışında önümüzdeki yıllarda değişiklikler olacak ve bu dönemin siyasetçileri ve bu dönemin bürokratları -bunu iktidar ve muhalefet olarak söylüyorum- bu yaşananlar karşısında yakınlarımıza ve çevremize karşı hesap vermek durumunda kalırız. Çünkü biz bunun çok çok küçüğünü 2008 yılında yaşadık ama dünya majör merkez bankalarının politikaları bizi kurtardı, "Kurtardı." demeyeyim, başımıza çok daha büyük sorun açtı. Biz, normal bir krizde hep gelir konuşurduk, gelir erimesini, millî gelir erimesini, büyüme düşüklüğünü, büyüme yükselmesini konuşurduk. Türkiye'de şu gün servet erimesi derdi var arkadaşlar. Servet erimesi şu demek: Asırlar boyunca biriktirdiğiniz menkul ve gayrimenkullerin değer olarak erimesi ve bu değer olarak erimesinin sonucunda da teknik olarak yabancıların eline geçmesi söz konusu. Bu işten çıkılabilir mi? Çok zor, gerçekten yani şöyle iki şey söyleyeyim: Birincisi, sizi suçlamak veya şey... Siz yaptınız ama şu anda da çıkmak çok zor. Daha zor bir koşul, küresel ekonomi de sizi zorluyor ama bundan iki yıl önce seçimi düşünmeyerek gerekli önlemler alınsaydı belki sonuçları bu kadar ağır olmayacaktı. Şimdi, kur korumalı mevduat... Tek dua ettiğimiz mesele şu: İnşallah, döviz yükselmez.

Peki, değerli arkadaşlar, yüzde 80 açıklanan enflasyon, yüzde 180 fiilî enflasyon. Bu açıklanan ile fiili arasındaki 100 puanlık farkı lütfen ciddiye alın. Lütfen, bunu ekonomi yetkililerinize parti içinde, bürokratlara, TÜİK'e sorun çünkü bunun çok ağır hesabı size dönecek, siyasi olarak siz hesap vermek zorunda kalacaksınız.

Hadi, yüzde 80 üzerinden hesaplayalım. Yüzde 80 enflasyonun olduğu bir yerde, yüzde 12 faiz olur mu arkadaşlar? Ve siz aynı zamanda döviz kurunun da üzerine basarsanız vatandaş ne yapacak? Dövizi artırmıyorsunuz, faiz de vermiyorsunuz, enflasyon yüzde 180 ise herkes harcamaya koşacak. Bu ne demek? İki şey birden patlayacak; bir enflasyon, iki cari açık, patladı zaten.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son cümlenizi alalım lütfen, doldu süreniz.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Peki, sizin için söyleyecektim. Sadece bir dakika...

Peki, siz Rusya'dan ve diğer kaynaklardan para bularak bu ekonomideki müstakbel ani duruşu durdurabilir misiniz? Zor görüyorum, Türkiye açısından tehlikeli görüyorum ama durdursanız, altı ay sonra ne yapacaksınız? Seçimi atlattınız, üç ay sonra ne yapacaksınız?

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Çok teşekkür ediyorum.

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Türkiye, tarihinin en karanlık ve en tehlikeli döneminde ve bu partiler üstü bir beka meselesidir.

Teşekkür ediyorum.