| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Kütahya Milletvekili Ahmet Tan ve 172 Milletvekilinin; Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4618) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 13 .10.2022 |
LALE KARABIYIK (Bursa) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli Komisyon üyeleri, teklifin 2'nci maddesinde yer alan yemek bedeliyle ilgili düzenleme 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nu da ilgilendiren bir düzenleme. İşverenin para olarak verdiği yemek bedelinin günlük asgari ücretin yüzde 6'sını aşmayan kısmını 2022 için günlük 12,94 lira olarak düşünüyorum ve ay üzerinden değil ayda çalışılan fiili gün üzerinden hesaplanıyor ve prime esas kazançlar dışında tutuluyor, aşan kısımdan prim kesilmiyor. Şimdi, 2003 yılında, hatırladığım kadarıyla, 2003'te yapılan bu düzenlemede amaç işverenin ücret dışı ödemelerle prim kaçırdığı düşüncesiydi ve benzer şekilde çocuk parası yüzde 2 ve çalışmayan eş yardımı yüzde 10 gibi konularda aynı istisnalar getirilmişti.
Şimdi burada görüşüm; gelinen nokta itibarıyla bu miktarlar anlamını zaten kaybetti. Nihayetinde günde 2 simit parası yemek bedeli olarak istisna dışında bırakılmasını konuşuyoruz burada. Gelir vergisi dilimlerindeki aşılma burada da kendisini aslında göstermiş oldu. Bu sebeple, Sosyal Güvenlik Kurumu bakımından yemek istisna bedelinin güncellenmesi, gerçekçi olarak belirlenmesi ve Vergi Kanunu'nda yapılacak istisnaya paralel olarak 5510 sayılı Kanun'da da istisna sınırının genişletilmesini savunmak istiyorum. Yani günlük 51 lira olarak, uygulanmakta olan yemek bedellerine ilişkin istisna tutarı güncel bedelleri zaten şu anda biliyorsunuz ki karşılamıyor. Eğer böyle olursa zaten amacımıza ulaşamıyoruz ve amaca ulaşamadığımızda da bazı kayıt dışı konular da devreye girebilecektir. Bunu da hatırlatmak isterim.
Aynı zamanda, Akif Başkanımızın da ifade ettiği konu bence çok önemli. Şimdi, bu 51 lira, bu tutara KDV dahil değil, KDV'siyle birlikte tutar yaklaşık 55 lira ve 51 lira vergiden müstesna bir ücret. Yaklaşık 4 liralık KDV ise işverenden hesaplanan KDV'sinden indirilebileceği bir tutar olarak karşımızda. İşveren KDV ödeyen bir kurumsa eğer, ödediği KDV üzerinde yük olarak kalmıyor. Dolayısıyla da istisna tutarıyla ödemenin işverene maliyeti eşit olmuyor değerli Komisyon üyeleri. Bu çerçevede, örneğin, çalışana 55 lira yemek bedeli ödeniyorsa, ücretliye sağlanan menfaat 55 lira, işverene maliyeti 51 lira. Kanun teklifinde istisna yemek bedeli ücreti mevcut durumdaki gibi 51 lira olarak öneriliyor. Teklifin aynen yasalaşması durumunda, örneğin, işverenin de 55 lira yemek bedeli ödemesi durumunda ödenen tutarın 51 lirası vergiden müstesna tutulacak, 4 lira brütleştirilecek ve üzerinden gelir vergisi stopajı hesaplanacak. Ödemenin işverene maliyeti 56 liraya yaklaşmış olacak.
Şimdi, eğer -şuna bakalım- teklif bu şekliyle yasalaşırsa -Akif Başkanım da ifade ettiler- o zaman şöyle bir şey olabilir: İşveren ödemenin maliyetini arttırmamak için yemek bedelini düşürecek ya da ne olabilir? İşverenler ücretliye ödediği tutarı değiştirmese de daha fazla maliyete katlanmak durumunda kalabilir. Bu nedenle, bu boyutunu düşünmemizde ve gerçekten iki tarafa da ek bir düzenleme yapılarak değişikliğin çalışanı ve işvereni olumsuz etkilemesinin önüne geçmekte yarar var diye düşünüyorum.
Teşekkür ederim.