KOMİSYON KONUŞMASI

BURAK ERBAY (Muğla) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli vekil arkadaşlar, değerli konuklar, tüm çalışanlar; herkesi ben de saygıyla selamlıyorum. Yeni yasama yılımızın hayırlı olmasını, Komisyon çalışmalarımızın hayırlı olmasını diliyorum.

Şimdi, Anadolu Ajansı, bahsedildi, önemli, köklü bir cumhuriyet kurumumuz; Türk Kurtuluş Savaşı döneminde savaş hakkındaki haberleri duyurmak amacıyla, az önce de söylendiği gibi, Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla Halide Edip Adıvar ve Yunus Nadi tarafından kurulan köklü bir kurumumuz. Tabii ki çok önemli manevi boyutu olan bir kurumumuz.

Şimdi, biz, hep bu Komisyon çalışmalarında, Genel Kurulda ve yasama faaliyeti çerçevesinde de muhalefet partisi olarak da bu kurumların en doğru şekilde cumhuriyetin bu maneviyatını gerçekten kurum olarak devam ettirmesi adına uyarılarımızı yapmakla yükümlüyüz, bu doğrultuda hep düşüncelerimizi ifade ediyoruz.

Şimdi, bu kapsamda az önce de bahsedildi, işte, Yüksel Vekilimizin yapılan çalışmalarla ilgili bir metni var, önce kısaca onu okuyacağım az önce söylenen yerel basınla ilgili önerileri de içeren, ondan sonra da diğer düşüncelerimi kısaca ifade etmek istiyorum.

Anadolu Ajansının haber paketlerinin abonelik bedeli, başta yerel medya olmak üzere ticari amaçla yayın yapmayan, site trafiği, tıklanma sayısı düşük internet haber siteleri için karşılanması mümkün olmayan düzeydedir. Bu nedenle, birçok yerel ve dijital haber kuruluşu Anadolu Ajansıyla abonelik sözleşmesi yapamamaktadır ya da konuyla ilgili yeterli bilgiye sahip değildir. Abonelik sözleşmesi yapamayan yayın kuruluşları, çoğu zaman bilgi eksikliği nedeniyle Anadolu Ajansına ait haber ve görüntüleri kullandıkları için telif davalarıyla karşı karşıya kalmaktadırlar.

Öte yandan, kullandığı haber sayısı ve site trafiği çok yüksek internet siteleri ile site trafiği düşük sitelerin haber paketlerine aynı bedelle abone olmaları da büyük oranda ödeme sorununa neden olmaktadır. Bu sorunların çözümü için Anadolu Ajansının haber paketlerinin çeşitlendirilmesi, kamu kaynaklarını kullanarak hizmet üreten Anadolu Ajansının yerel ve dijital yayıncılığın varlığının gelişmesini desteklemesi beklenmektedir. Yani az önce de tartışılan konu bu tıklanma oranı, büyüklük küçüklüğe göre bir farklılık beklentisi talebi var ücretlerle ilgili. Bu çerçevede, site trafiği farklı olan haber sitelerindeki farklı abonelik bedelleriyle haber paketleri sunulmalıdır öneriler olarak. Anadolu Ajansı tarafından yerel medya kuruluşları ve günlük tekil tıklanma sayısı 50 binin altında olan haber sitelerine, Anadolu Ajansının mevcut internet haber paketi üzerinden sembolik bedellerle abonelik olanağı sağlanmalıdır. Bir yıllık sembolik abonelik bedeli bir aylık asgari ücret tutarını geçmemelidir. Zaten günlük tekil tıklanma sayısı 50 binin altında olan yerel dijital haber sitelerinin toplam aylık gelirleri bir asgari ücret bedelini geçmemekte, bu siteler emek yoğunluğu ve fedakârlıklarla yayınını sürdürmektedirler.

31 Ekim 2022 tarihine kadar, çoğu zaman bilgi eksikliği nedeniyle Anadolu Ajansı haber ve görsellerini kullanan ve uyarı yapıldıktan sonra izinsiz kullandığı haber ve görseli yayından kaldıran haber kuruluşlarına dava açılmamalıdır, açılan telif davalarında uzlaşma yoluna gidilmelidir şeklinde önerilerimizi de iletmiş olalım, dikkate alınacağını düşünüyoruz. Yani oradaki az önce tartışmada, büyük siteler ile küçüklerin, o, işte, ayakta kalmaya çalışan haber sitelerinin aynı değerlendirilmemesi talebi var, bu da kayıtlara geçmiş oldu, ilerleyen süreçlerde de herhâlde yasalarda tartışılır.

Şimdi, bunun dışında da yürüttüğümüz, işte, yasama faaliyetleri ilgili olarak, az önce dezenformasyon yasasından da bahsedildi. Göreve geldiğimizden bu yana yapılan yasaların en doğru şekilde, gerçekten ülkenin menfaatine olması için çaba içerisinde oluyoruz ancak hep söylediğimiz gibi yaptığımız uyarıların dikkate alınmaması, yeteri kadar tartışılmaması daha sonra yasanın uygulamasında birçok sıkıntılara sebep olmakta. İşte, göreve geldiğimizden beri -sadece az önce birkaç tanesini çıkardım- mesela bir baro yasası çıkardık 2018'den bu yana; şu anda 2 tane baro kuruldu; Ankara'daki baronun birinde 2 bin kişi sınırı var, 2.030 kişi zor bulunmuş ve aldığımız bilgiye göre birçoğu Ankara'da bulunmayan meslektaşlar, avukat da olduğum için biliyorum. Yani burada bile baronun varlığıyla ilgili soru işareti var, ciddi bir kaos da oldu o zamanki sıkıntılı bu yasadan dolayı.

Spor yasasıyla ilgili günlerce tartıştık, ettik; bölgeye gidiyoruz -sizler de yaşıyorsunuzdur- spor kulüpleri hâlâ büyük sıkıntı içerisinde, hemen hemen hiçbir çözüm olmadı.

Mesela "imar barışı" diye bir yasa çıkardık yani inanılmaz bir kaos hâlinde; kime uygulanacak, imar barışı belgeleri iptal ediliyor, fotoğraflar çekiliyor Google'dan, davalar açılıyor, tamamen bir keşmekeş. Yani her yaptığımız o uyarılara dikkat... Sadece benim dönemimle ilgili örnekler verdim maalesef. Yani 2018'de göreve geldik, bütün bu yasaların daha sıkıntılarını bu görev dönemimiz bitmeden hepsinde yaşıyoruz.

İşte, skuter düzenlemesiyle ilgili vekilimizin de, bir grup Komisyon üyemizin de olduğu bir düzenleme yapıldı, geçen gün Antalya'da ölen çocukları görmüşsünüzdür, araba çarptı. Yani gerçekten izleyemedim görüntüleri, çok kötü görüntüler. E, ne yaptık? Yaptığımız düzenlemeler, işte, tedbirler amacına ulaşmamış gibi gözüküyor.

Şimdi, aynı şey bu sansür yasası, işte, dezenformasyon yasası daha üç günlük yani yeni bir yasa, her gün ciddi sıkıntılarla karşılaşıyoruz, bir sürü bilgiler geliyor. Sayın Başkanımız da az önce sordu "Nasıl, kim karar verecek? En çok tartışılma..." denildi ama bu net gözüküyor zaten. Yani daha yasa çıkmadan, işte, İletişim Daire Başkanlığı altında kurulan bir kurum var, dergiler çıkarılıyor. Şimdi, daha ilk çıkan derginin, bakın, 1'inci sırasındaki haberi göstermek istiyorum "Altı yüz elli altı yıllık camiye PVC takıldı." diye, işte, "Bu haber doğru değil." demiş. Şimdi, bakın, o günden beri o kadar tartışıldı ki ilk haber olduğu için. Şimdi, çıkardık, bu 1 Ekimde çıkmış, bu 12 Ekim İHA'nın haber sitesinde çıkmış PVC'yle ilgili "Çanakkale'de restore edilen altı yüz elli altı yıllık tarihî camiye aslına uygun cam yerine PVC pencere takılması görenleri hayrete düşürdü." diyor. Şimdi, buna bakarsak burada dezenformasyon var. Şimdi, ne olacak İHA? Nasıl yapacağız, nasıl çıkacağız işin içinden?

Şimdi, kurumu ilgilendiren kısmına geliyorum, Anadolu Ajansı...

BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Dezenformasyon değil canım o.

BURAK ERBAY (Muğla) - Bakın, şimdi, bakın...

BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Bir dakika Burak Vekilim, siz konuşuyorsunuz zaten bir araya gireyim. Bunun dezenformasyon olup olmadığına -kanunu hep beraber çıkardık arkadaşlar yani- mahkeme karar verecek. Yani bir dergide "Bu dezenformasyondur." dediler diye o dezenformasyon olmuyor.

BURAK ERBAY (Muğla) - Tamam, inşallah, öyle olmasın. Şimdi, zaten onları da yazdım size, saydınız da "Yalan haber." dediniz...

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Bu dergiyi çıkartan sıradan birisi değil.

BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Ya, Özgür Vekilim, bir tamamlasın, sataşma olmasın.

BURAK ERBAY (Muğla) - Tamam, uçağa da gideceğim zaten...

BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Zeynep Hanım'ın da uçağı var. Hemen, Burak Vekilim, rica ediyorum.

BURAK ERBAY (Muğla) - Hızlandırıp size hemen sözü vereceğim.

Şimdi, zaten saydınız, işte, yalan haber olmaması, gerçek olmaması, kamu barışı vesaire. Şimdi, bakın, bu tartışmalar, işte, bu sayılan kriterler... Birileri de "Ya, camiye, işte, PVC yapılmış." diye bir ayaklanma olabilir, bir sürü sıkıntı olabilir, tam da bu yasanın gerektirdiği bunu yayanlarla ilgili harekete geçilebilir. Bakın, biz sonuçta yirmi yıllık avukatız, hep onlarca örnekler verdik. Biri kraldan çok kralcı...

MUSTAFA CANBEY (Balıkesir) - Şimdi, kamu barışını bozuyor mu, nasıl harekete geçirilebilir? Bu kamu barışını mı bozuyor?

BURAK ERBAY (Muğla) - Onu söylüyorum işte, yani birileri harekete geçerse, hani "Uymuyor." deniliyor ya...

MUSTAFA CANBEY (Balıkesir) - 4 maddenin aynı anda olması lazım.

BURAK ERBAY (Muğla) - Ben de onu söylüyorum işte, olasılıkları ben... Bakın, örnekler verdim az önce, bazen konuşmayı uzatıyorsun diye... İmar barışı, işte, kaos var ondan örnek verdim. Spor yasası, baro kaos, imar barışı, sakıncalarının dinlenmemesi hani...

AHMET BÜYÜKGÜMÜŞ (Yalova) - Dijital tek market yasasıyla ilgili Cumhuriyet Halk Partisi ne düşünüyor?

BURAK ERBAY (Muğla) - Yani şimdi, bakın...

AHMET BÜYÜKGÜMÜŞ (Yalova) - Bugün onu konuşacağız ya.

BURAK ERBAY (Muğla) - Anladım da... İşte, bakın, bu işte zaten...

AHMET BÜYÜKGÜMÜŞ (Yalova) - Çok güzel de hazırlığınız var, Onursal Bey'in çok güzel çalışmaları var. Merak ediyorum, soruyorum ya.

AYHAN ALTINTAŞ (Ankara) - CHP karşı değil herhâlde.

AHMET BÜYÜKGÜMÜŞ (Yalova) - Değil, hayır. Duymak istiyorum ya.

BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - İsterseniz mikrofonu açayım, konuşun ama Zeynep Hanım'ın da uçak...

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Ama öyle bir şey yok ki. Şu ana kadar oradan herkes elli şey söyleyip sustu, Burak Bey konuşunca herkes birden...

BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN -Yok ya, ben söz...

Burak Vekilim bir tamamlar mısınız? Arkadaşların da toplantısı var, bu hususlar önemli. Diyor ki Burak Vekilim "Ya, dezenformasyonla ilgili bir birim var, bu bir şey yayınlamış." Biz de cevap veriyoruz, arkadaşlar, bu dezenformasyon değildir, bir dergide yayınlanan bir makaledir. Dezenformasyonla ilgili kanun açıktır.

Vekilim buyurun.

BURAK ERBAY (Muğla) - Sonuçta, arkadaşlar, birbirimizi kandırmayalım, İletişim Daire Başkanlığı, işte, yetkili olan, birçok şeyle ilgili karar veren kişinin, kurumun haber sitesinde yayınlanan şey, muhakkak da birtakım uygulamadaki kişiler görev bilecektir, bu iş yürüyecektir. Ya, örnekler, dediğim gibi, yani dönem bitmeden çıkarılan yasalarla ilgili uyarılarımızın sonuçlarını anlattım, bu da böyle olacak, olmaya da başladı.

Müsaade ederseniz, dediğim gibi bitireyim. Şimdi, bu öyleydi, bu 1'inci örnek. Ondan sonra, gene en son çıkan bültende, Amasra'yla ilgili Sayıştay raporları önerilerinin dikkate alınmadığı iddiasıyla ilgili... Bakın, arkadaşlar, yani bu işler o kadar basit değil, hukukçu olan arkadaşlar da vardır, 41 insan ölmüş, ciddi bir sorun var. Yani bu bir sayfalık konuda bütün yargılama yapılmış, bilirkişi incelemesi yapılmış ve sonuç bağlanmış arkadaşlar. Yani bir sayfa ayrılmış ve sonucunda denilmiş ki Sayıştay raporlarının dikkate alınmaması... Dolayısıyla, iddiaların aksine söz konusu Sayıştay raporlarındaki öneriler dikkate alınmış, hatta mevzuatta gerekenden daha fazla tedbir... Yani Sayın Fahrettin Altun bitirmiş Bartın davasını arkadaşlar. Yani kızıyor olabilirsiniz ama bu böyle, bakın, bitirmiş. Yani çok yanlış.

AHMET BÜYÜKGÜMÜŞ (Yalova) - Bu konudaki fikrinizi de merak ediyoruz. Birbirimize soru sormayalım mı?

BURAK ERBAY (Muğla) - Anladım. Ya, soralım. Yani yöntem olarak olabilir, o da tartışma olabilir ama orada acılar var, daha cenazeler yeni defnedilmiş, bununla ilgili, belki, işte, Manisa davasında olduğu gibi iki yıl, üç yıl devam edecek davalar. Bu saatten sonra kim ne haberi yapabilir? Nasıl bir... Yani soruşturma aşamasında bilirkişi raporu alınması lazım, yargılanması lazım, 3 tane bilirkişi raporu alınabilir farklı kurumlardan, yürüyecek... Bakın, bir sayfayla bitirilmiş.

BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Evet...

BURAK ERBAY (Muğla) - Sonlandırıyorum yavaş yavaş Başkanım, bitiriyorum.

Şimdi, daha çok yeni, az önce Tuncay Özkan Vekilimiz de bir paylaşım yaptı, görmüşsünüzdür belki. AK PARTİ Tanıtım Medya Başkan Yardımcısı Ömer Arvas bir şey söylemiş Başkanım, demiş ki: "Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bu sene başından bu yana 'FETÖ' diye kelime kullanmadı." demiş. Orada da o videoda o yayınlanmış; 2 Mart 2022 tarihinde, 28 Haziran 2022'de Meclis konuşmasında, 1 Eylül 2022'de, 5 Eylülde "FETÖ" diye, kullandığıyla ilgili video dolaşıyor şu anda. Şimdi, bakın, o arkadaşımız da yetkili bir arkadaş, yaşanan şeyi somut söylemiş, "FETÖ" demiş 3-4 defa ama o tanıtımdaki arkadaşlar diyor ki: "İşte, dezenformasyon..."

BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Bunun yasayla ilgisi yok ya, bu düşünce hürriyeti, insanların fikri...

BURAK ERBAY (Muğla) - Peki Başkanım.

Tamam, ben gene dönüyorum başta söylediğim yasalarla ilgili uyarılarım var.

BAŞKAN HÜSEYİN YAYMAN - Evet.

BURAK ERBAY (Muğla) - Sıkıntılar çıktı, çıkmaya devam edecek, dikkate alıp almamak... Ben, en azından kamuoyunu da bu konuda tutanaklara geçirerek bilgilendirmiş oldum. Az önce Anadolu Ajansını gösterebildim mi bilmiyorum -orada müdahale edilince yarım kaldı- İHA'dan sonra esas kurumla ilgili kısma gelecektim. Anadolu Ajansı da -bu PVC'yle ilgili orada müdahale edilince kaldı- teyit attı, Vakıflar Genel Müdürlüğü yetkilileriyle görüşüp yapılan açıklamada "2022'de yapılan ikinci ihale kapsamında tarihî camideki PVC pencerelerin tamamının söküldüğünü belirtti." demiş yani oradaki çelişkiyi tekrar vurgulamak... Yani Anadolu Ajansında... Şimdi, bu noktada bu çelişkileri siz nasıl gidereceksiniz, nasıl bir tedbir alacaksınız? Bunları sorarak şimdilik bitirmek istiyorum.

Teşekkür ediyorum.