KOMİSYON KONUŞMASI

NESLİHAN HANCIOĞLU (Samsun) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümünün 84'üncü yıl dönümünde rahmet ve minnetle anıyor, en değerli mirası olan cumhuriyetimizi 2'nci yüzyılında demokrasiyle taçlandırma sözümüzü bir kez daha yineliyoruz. Sayın Bakan, sizlerin de sunum kitapçığınızdaki "Türkiye Yüzyılı" ifadenizi "Türkiye Cumhuriyeti Yüzyılı" olarak değiştirmenizi öneriyorum.

2023 yılının bütçesini müzakere ediyoruz ancak bunu yapmamız için önce geride bıraktığımız yirmi yılın bir bilançosunu çıkarmamız gerekiyor. Adalet ve Kalkınma Partisi 3 Kasım 2002'de iktidara geldi, bu partinin kurduğu hükûmetler yirmi yıllık süre boyunca 2,5 trilyon dolar vergi topladı; yetmedi, 131 milyar dolar borç kullandı; bu da yetmedi, mülkiyeti bu millete ait olup devlete emanet edilmiş olan 63 milyar dolarlık malı mülkü sattı. Soruyorum: Hazineye giren bu paralara ne oldu? Ya lüks için, şatafat için, saraylar, uçak filoları kurmak için har vurup harman savruldu ya da 5'li çetelere gelir garantili yandaş operasyonları kullanıldı. Peki, bu süreçte vatandaşımızın payına ne düştü? Ağır bir borç yükü. 2002'de 132 milyar dolar olan dış borcumuz 444 milyar dolar, yirmi yıl önce doğan her bebek 2 bin dolar borçla hayata merhaba diyordu, şimdi her birimizin payına 5.200 dolar borç düşüyor.

İç borçlanma konusuna gelince, elimde Hazinenin Kasım 2002-Ocak 2023 İç Borçlanma Stratejisi var yani bu yılın son çeyreğine ilişkin borçlanma planınız; kasımda 31,2 milyar liralık iç borç servisi için 57 milyar lira yeni bir iç borç bulacaksınız, aralıkta 24,2 milyar liralık borcu ödemek için 49,4 milyar lira daha borçlanacaksınız; dış borç, onu, zaten bulamıyoruz. Strateji Belgesi'nde bu da var, orada o hanede "sıfır" yazıyor. Özetle, borcu çevirme stratejiniz devleti yani milletimizi neredeyse 2 kat maliyetle yeniden borçlandırmak. İktidar bu borç sarmalını sanki bile isteye büyütüyor. "Seçimi ya biz kazanırız ya da bizden sonrası tufan, ekonomiyi yangın yerine çeviririz." diye düşünüyorsanız sizi uyarıyoruz, o yangın hepimizi yakar.

Son olarak da şunu söylemek istiyorum: Bu iktidarın "makroihtiyati tedbirler" diye adlandırdığı ve uyguladığı program büyük yıkımı tetiklemek üzere. Üretmek isteyen, yatırım yapmak isteyen, istihdam yaratmak isteyen, ihracat yaparak ülkeye döviz kazandırmaya çalışan herkes uygulanan bu program yüzünden finansman erişim krizi yaşıyor. Bu iktidar yolun sonuna geldi ama giderayak ülkemizi de uçurumun kenarına getirdi. Neyse ki güçlü bir ülkeyiz, milletimiz de bugün ödediği ağır bedelle bu iktidarın ülkemizi nasıl bir batağa sürüklediğini görüyor ve kurtulmak için hep beraber gün sayıyoruz.

Teşekkür ederim.