KOMİSYON KONUŞMASI

BAHA ÜNLÜ (Osmaniye) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Sayın Bakan, kurumlarımızın değerli temsilcileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün, Plan ve Bütçe Komisyonunda, ülkemizin en önemli konularından olan enerji konusunu görüşüyoruz. Bilindiği gibi, ülkemiz "primer" enerji kaynakları konusunda çok zengin olmayan ancak kaynak ve tüketim noktalarıyla ilgili olarak oldukça önemli bir coğrafyada bulunmaktadır. Haritaya baktığımızda, ülkemizin doğusunun "primer" enerji kaynakları konusunda oldukça zengin ülkelerden oluştuğunu görmekteyiz. Batımızda ise bu kaynaklara ihtiyaç duyan ve göreceli olarak da mutlaka bu kaynaklara erişmek zorunda olan ülkeleri müşahede etmekteyiz.

Ben, bugün, özellikle elektrik enerjisi konusundaki görüşlerimi ifade etmek istiyorum. İstatistiki değerlere bakacak olursak, bu seneki elektrik tüketim ve üretim değerlerinin geçen yılın aynı dönemine göre azaldığını ve özellikle temmuz ayından itibaren bu değerlerin geçen seneye göre yüzde 7'lere varan miktarda eksi yönde değiştiğini görmekteyiz. Ekim ayı sonu itibarıyla baktığımızda da geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 1,1'lik bir azalma olduğu görülmektedir.

Bu değerler şunu göstermektedir: Büyümenin en önemli göstergesi olan elektrik enerjisi tüketimi, maalesef, ülkemizde artmamakta ve hatta azalmaktadır. 5 Ağustos 2021 tarihinde tüm zamanların en yüksek değerlerine ulaşarak 56 bin megavat değerine ulaşan ani "puant" 2022 yılı Ekim ayında 42 bin megavata düşmüştür. Sayın Bakanım, bu değerlerle ilgili olarak söyleyeceklerinizi herkes gibi ben de merakla bekliyorum.

Bu arada, 2022 yılı on aylık piyasa takas fiyatı ise 2021 yılına göre yüzde 357 oranında artmıştır ancak şunu da belirtmek istiyorum ki geçen senenin üstünde bir miktarda elektrik tüketimi olsaydı, büyük ihtimalle bu artışı karşılamakta zorlanacaktık. Santrallerin emre amadeliğine ve kapasite kullanım faktörlerine baktığımızda, durumun çok iyi olmadığı açıkça görülmektedir.

Son yıllarda ülkemizde baz yük santrallerinin ihtiyaç duyulan oranda yapılmadığı bilinmektedir. Kullanıcıların öz tüketimleri için çıkarılan yönetmelikler olumlu olmakla birlikte, bu fırsatlar da maalesef, bazı KİT'lerin ve dağıtım şirketlerinin kapasite bariyerine takılmakta ve bu sistemi belki de kısa dönem için rahatlatacak yatırımlar için yatırımcının önü bir şekilde kesilmektedir. Yatırımcılar bu durumu anlamakta zorluk çekmektedir. Bir yandan yasa ve yönetmelikler çıkararak yatırımcılara bu fırsatı vereceksiniz, bir yandan da bariyer koyarak bu fırsatı kaçıracaksınız. Bu bariyer, teknik sebepler gerekçe gösterilerek izah edilmemelidir çünkü kamu şirketleri yatırımcının sisteme erişmesini sağlamakla yükümlüdürler, bu konunun ivedilikle çözülmesi gerekmektedir.

Bahsetmek istediğim bir konu da yenilenebilir enerjiyle ilgilidir. Son yirmi yıllık dönemde yenilenebilir enerji konusunda mesafe alınmaya başlanmış ise de bu dönem kısa sürmüştür. Aslında, yenilenebilir enerji için uygulanan destek mekanizmaları prensip olarak doğrudur, bu uygulamalar hem dışa bağımlılığı azaltmak hem de karbon emisyonlarını azaltmak için gereklidir. Destek uygulamasının başladığı yıllarda rüzgâr ve güneş santrallerinin yatırım bedelleri çok fazla olduğundan, destek fiyatları rüzgâr için 7,3 sent ve güneş için 13 sent makuldü ancak teknolojideki gelişmeler nedeniyle yatırım maliyetleri hızla düşmüştür. Üstelik doların bugün aşırı değer kazanması nedeniyle yenilenebilir santrallere ödenen bedel aşırı şekilde artarak tüketiciye yük olmaya başlamıştır.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Ünlü, lütfen toparlar mısınız.

BAHA ÜNLÜ (Osmaniye) - Toparlayacağım Başkanım.

Bu yanlıştan vazgeçilip dünyaya benzer olarak ihale yönteminin uygulanması ve en ucuz fiyatı verene üretim lisansı verilmesi uygulamasına geçilmesi gerekmektedir.

Sözlerime son verirken enerji konusunun hâlen en önemli probleminin arz güvenliği olduğu hususunu belirtmek istiyorum.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinin hayırlı uğurlu olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.