KOMİSYON KONUŞMASI

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Ben de kısa bir değerlendirme yapmaya çalışacağım tekrara düşmeden. Önce, gerçekten, Mecliste arkadaşlarımızla konuşurken bana sordular: "Yahu Komisyon çalışır mı, nereye gidiyorsun bütçe zamanı?" Maalesef çalışıyor.

İkincisi: Evet, Bursalı değilim, Uludağ'a çok gittim ama Bursalı değilim ama bir dünya insanıyım, bir jeoloji mühendisi olarak, ekolojik denge içerisinde dünya mirası olan Uludağ'ın gerçekten korunması gerektiğine inanan biri olarak Komisyona katılıyorum, dolayısıyla Uludağlı ya da Bursalı olmam gerekmiyor sanırım Sayın Başkanım.

BAKİ ŞİMŞEK (Mersin) - "Allah'ın adamıyım, Adanalıyım." de direkt ya.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Allah'ın adamıyız, Adanalıyız çok şükür; aynen öyle, övünmek gibi olmasın Sayın Vekilim.

Şimdi, tabii, bizi endişeye kaptıran, benzer şekilde -Enerji Komisyonu üyesiyim ben- Nükleer Düzenleme Kurulu, yıllarca çıkarmadınız; çıkarmadınız, tam yirmi gün kala sürenin bitmesine apar topar, iki ayağımız bir pabuçta Nükleer Düzenleme Yasası çıkarıldı. Şimdi tam yılbaşına geliniyor, şurada kalmış işte on beş yirmi gün, bir taraftan bütçe görüşülüyor, apar topar böyle bir koruma yasası... Yani mesela "Bu bir sonraki haftaya kalsa ne olurdu?" diye gayriihtiyari bir endişeye düşüyoruz açıkçası. Hani çok mu iyi örnekler olmuş? Kapadokya'yı koruma alanı ilan etmişsiniz; ben bir jeoloji mühendisi olarak birkaç tane fotoğraf göstermek istiyorum size. Bakın, bu, peribacası -üzgünüm Sayın Turizm Bakan Yardımcımız- bu peribacasının üzerinde peri şeklinde tabii, binaların yapıldığı, gördüğünüz gibi...

MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Uludağ'da yapmayın bunları ha!

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Şu, yine, peribacaları üzerinde, aslında yürünmemesi gereken, üzerinde yürünmemesi gereken bir alanda -koruma alanı ilan ettiniz maalesef burayı- yol yapıyorsunuz. Yine, benzer şekilde, bu bir mağara -altındaki- mağaranın üzerinde bina var arkadaşlar. Yani bizde -bilmiyorum sizde var mıdır- Adana'da bir laf vardır. "Allah bostanı bekçisinden korusun." derler. Yani siz koruma alanı ilan ettiniz mi biz korkuyoruz vallahi, samimi söylüyorum, eyvah diyorum!

BAŞKAN TAHİR AKYÜREK - Yeni mi yapılmış onlar?

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Evet, bunlar yeni, yeni fotoğraflar. Koruma alanından sonra, koruma alanından sonra bu. Bu fotoğrafları bırakabilirim arkadaşlar Komisyona.

İki: Yine doğa harikası, yine bir jeolojik oluşum ve jeolojik miras, Salda Gölü; çıplak ayakla dahi yürünmemesi gerekiyor. Allah'a şükür, orada da bir düzenleme yaptınız, ucube bir yere çevirdiniz Salda Gölü gibi dünya mirası bir yeri.

Yani bunlardan dolayı biz kuşku duyuyoruz arkadaşlar yoksa elbette ki doğa korunsun, miras korunsun. Yani Uludağ gibi milyonlarca yılda oluşmuş, oradaki buzul gölleriyle, oradaki jeotermal kaynaklarıyla, tarihî kaplıcalarıyla, şelaleleriyle, buzul gölleriyle gerçekten doğa harikası olan Uludağ'ın korunması hepimizin insani olarak ve Türkiyeli olarak görevi, birincil ödevi ama bizi kuşkulandıran yapmış olduğunuz koruma çalışmalarındaki bu tahribatlar, yeniden bir endişeye sevk ediyor.

İki, Hasan arkadaşıma katılıyorum. Yirmi yıldır iktidardasınız, ya elinizden tutan mı vardı? Turizm Bakanlığı sizde; Kültür Bakanlığı sizde, Tarım Bakanlığı sizde, Orman Bakanlığı siz de niye yapmadınız, elinizden tutan mı vardı? Yani niye bunlar, hani bir koruma alanı, özel bir statü, Cumhurbaşkanına özel yetkilerle sınırı genişletmek veya daraltmak üzere, niçin böyle bir şeye ihtiyaç duyuldu? Konu bu, bizi endişelendiren bu. Hepimizin aynı endişeler taşıması gerektiğini düşünüyorum. Dolayısıyla, arkadaşlar, yani buradaki ekosistemin birlikteliği yani o döngünün bütünlüğü... Yani siz bize diyorsunuz ki: "Oradaki 13 bin hektar alan millî park, 5'inci sıradaki millî park biz sadece 2 bin hektarını kullanacağız." Ama bu alanın altıda 1'ini millî park olmaktan çıkarıyorsunuz ve mutlak koruma alanı olan bu alan, hani bir "sulak alan" diye bahsettiğiniz yer altı sularını besleyen, oradaki nehirleri besleyen, ovayı besleyen o kaynaklar bir ada değil arkadaşlar; bu, bir bütün yani bütünlüklü, yer altı su sistemi bir bütünlüklü hadisedir, bir ada değildir yani bunu bütünlüklü olarak düşünmek zorundayız. Dünya mirası olan Uludağ'ı korumak, hepimizin ödevidir elbette.

"13 üye." diyorsunuz.

Hemen bitiriyorum efendim.

Şimdi, burada 5'inci maddeye dikkatinizi çekmek istiyorum. Biz ne dersek diyelim, siz zaten bu yasayı çıkaracaksınız, belli. "Muhalefet konuşsun, rahatlasınlar, biz yine bu yasayı her türlü çıkarırız." anlayışıyla geliniyor ne yazık ki, bütün komisyonlarda bunu yaşıyoruz. 5'inci maddeye dikkati çekmek istiyorum: Üniversitelerin mimarlık, şehir planlama, şehir bölge planlama, orman mühendisliği, hukuk, çevre mühendisliği, biyoloji bölümünden lisans eğitimini almış on yıl deneyimli mühendislerden." bahsediyorsunuz. Peki, burası bir jeolojik oluşum, burada var olan kaplıcalar, su kaynakları, jeotermal kaynaklar, maden yatakları, şelaleler, buzul gölleri bunlarla ilgili bir jeoloji mühendisi olması gerekmiyor mu arkadaşlar? Yine, benzer şekilde volfram madeni var burada...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN TAHİR AKYÜREK - Müzeyyen Hanım, tamamlıyoruz.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Bitiriyorum, iki cümlem kaldı efendim.

volfram madeni dünyada uzay teknolojisinde kullanılan bir maden, çok önemli, bu dağlarda çıkıyor ve "bursait" denilen sadece Bursa'da çıkan özel bir maden var. Bu da üniversite hocaları tarafından özel olarak incelenmesi ve korunması gereken bir maden; onu da burada tutanaklara geçsin diye, burada dikkatinize sunmak istiyorum.

Doğayı, çevreyi korumak, çocuklarımıza miras bırakmak hepimizin ödevidir. Lütfen, bu konuda sahici olalım diyorum.

Teşekkür ediyorum.