KOMİSYON KONUŞMASI

MURAT BAKAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; bizim niyetimiz kaliteli bir yasama yapmak dolayısıyla biz söz izlerken süreyi uzatalım, yasama faaliyeti olmasın diye istemiyoruz. Ben Çevre Komisyonu üyesi ve sözcüsüyüm Cumhuriyet Halk Partisinin. Böyle bir yasa geliyor, Çevre Komisyonuna havale etmemiş, İç Tüzük'ün 23'üncü maddesi, Meclis Başkanının havale etmesi gerekirdi ama bize havale edilen ve toplanmadığı noktada Çevre Komisyonu olarak imzayla topladığımız için bize havale edilmemiş. Yani şimdi, siz burada kanunu anlatırken dediniz ki: "Google'da arama yapıyorsunuz, en çok arama yapılan 2 tane konu var; bir tanesi enerji, diğeri iklim." Şimdi, iklim politikalarıyla ilgili biz iki kelime etmeyeceğiz; benim Komisyonuma gelse ben saatlerce konuşacaktım ama şu Komisyonda bizim üç dakika konuşmamız çok görülüyor.

Şimdi, bakın, enerji politikaları dünyadaki politika ajandasının en üstünde değil, siz burada öyle bir şey söylediniz. Eskiden enerji politikaları savaşlar çıkarırdı, hükûmetler devirirdi, darbeler yaptırırdı ama artık dünyada iklim politikaları dünya politika ajandasının en üstünde. Sağlık politikaları iklim politikaları belirliyor, adalet politikalarını iklim politikaları belirliyor, enerji politikalarını da iklim politikalarını belirliyor.

Birleşmiş Milletler iklim değişikliğiyle ilgili ilk yapılan şey -hocam da bahsetti- 1992 Rio Anlaşması. İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı bu sene Şarm El-Şeyh'deydi, geçen sene Glasgow'daydı; 26'ncı, 27'nci Dünya kömürden çıkışı konuşuyor. Polonya gibi bir ülke...

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Aynı zamanda termiklere geri dönüşü de konuşuyor.

MURAT BAKAN (İzmir) - Hayır, hayır.

BURAK ERBAY (Muğla) - Türkiye için geçerli değil, Türkiye'de güneş var, güneş olmayan yerlerde konuşuluyor.

MURAT BAKAN (İzmir) - Bir dakika izin verir misiniz?

Dünya kömürden çıkışı konuşuyor, bu geçici bir durumdur. Şu an Avrupa bugüne kadar yaptığı en fazla yenilenebilir yatırımını yapıyor çünkü bir daha doğal gaza, fosil yakıtlara muhtaç kalmamak için.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Buyurun.

MURAT BAKAN (İzmir) - Şu an Türkiye'deki 29 kömürlü santral projesinin hiç birisine talip yok, ihaleye çıkıyorsunuz buna finans bulamıyorsunuz; Alpu Termik Santrali 7 defa ihaleye çıktı, finansman bulamadı, niye? Dünyada finansman artık iklim finansmanına dönmüş durumda. Yapmamız gereken şey: Elimizdeki doğal kaynakları, sulak alanları, ormanlarımızı zeytinliklerimizi tarlamızı, doğamızı korumak. Siz, dünya bir yere giderken kömür için, altındaki kömür için buradaki kanun teklifini hazırlayan arkadaş diyor ki "Zeytini sökeceğiz, götüreceğiz; kömürü çıkaracağız." O doğa eski hâline gelir mi bir daha? Yani böyle bir şey yok. Bakın, ne Alp Dağları'nda maden çıkarılıyor ne Toskana Vadisi'nde ne Avrupa'da; ne çimento fabrikası var ne... Kömür madenleri teker teker kapanıyor yani kömürlü termik santraller Fransa'da tamamen kapandı, İtalya'da tamamen kapandı...

FAHRİ ÇAKIR (Düzce) - Almanya...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Buyurun.

MURAT BAKAN (İzmir) - Geçici bir süre döndü.

Şimdi, dünya bir tarafa giderken siz burada Muğla gibi, Akbelen Ormanı gibi bir yeri tahrip etmeyi göze alarak bu kanun teklifini buraya getiriyorsunuz. Bu olacak iş değil yani tabii ki biz buna bu tepkiyi göstereceğiz, burada arkadaşlarımızın, bizim gösterdiğimiz tepki az bile. Vatan nedir ki? Vatan dediğiniz şey o doğa; o dağlar, taşlar, ormanlar, zeytinlikler; biz burada vatan savunması yapıyoruz, bizim haykırışımızın sebebi bundandır.

Bakın, İç Tüzük 34'e göre, siz, Çevre Komisyonuna gönderebilirsiniz, diğer Adalet Komisyonuna, Anayasa Komisyonuna gönderebilirsiniz; Komisyon olarak buna hakkınız var. Lütfen, bunu yapın, sağlıklı bir yasama çalışması yapalım, şu tartışmalar bitsin, ben de Çevre Komisyonunda dilediğimce sözümü söyleyeyim, arkadaşım da Sağlık Komisyonunda dilediğince sözünü söylesin. Zeytinin, doğanın hakkını da savunan birisi bu ülkede, madeni savunuyorsunuz.